'Aşk statü dinlemez'

‘Dayan Yüreğim’ dizisinde iki sevgiliyi canlandıran Nilay Deniz ve Berk Atan, güzel bir uyum yakaladıklarını söylüyor. İkili, dizideki zengin çocuk-fakir kız birlikteliği için “Aşk statü dinlemez” dedi

21.03.2017 Salı Güncelleme : 21.03.2017-2:30 Salı
SENEM AYDIN - senem.aydin@milliyet.com.tr

Nilay Deniz ve Berk Atan, ekran yolculuğuna ‘Dayan Yüreğim’ dizisiyle devam ediyor. İkiliyle yeni projeleri, aşka bakışları ve hayalleri üzerine konuştuk.

‘Dayan Yüreğim’i izlerken, yürek dayanmıyor gerçekten. Hikayenin sizi etkileyen tarafları ne oldu?

Berk Atan: Bazı sahneler gerçekten içimizi acıtıyor, fakat gerçek hayatta da böyle durumlar var. Her insanın hayatından kesitler bulabileceği ve herkesin kalbine dokunacak bir hikaye. Benim de öyle oldu; senaryoyu okur okumaz kalbime dokundu.

Nilay Deniz: Oynayacağım karakterin yolculuğundan çok etkilendim. Sahnelerin draması gerçekten çok güçlü, etkisi üzerimde kalıyor ve içime işliyor. O da işin içine gerçek duyguyu katmak oluyor ki, bu durumu seviyorum. Oynadığım ilk dram dizisi. Çok zorlanıyoruz ama heyecan verici bir şey.

Canlandırdığınız karakterlerden bahseder misiniz?

B.A: Atıf, varlıklı ve güçlü bir ailenin tek oğlu. İçine doğduğu şartlar onu hayatın zorluklarıyla karşılaştırmamış. Yaptığı kazadan önce daha vurdum duymaz, hatta şımarık bir genç. Ama o korkunç olay Atıf’ı değiştiriyor. Daha olgun, kendi dünyasının dışındaki hayatların da farkında olan ve duyarlı biri haline geliyor.

N.D: Seray, Elvan’ın kızı. İnatçı, idealist, samimi ve dürüst biri. Yoksul semtte büyüse de, çok zevkli ve yetenekli... Ancak hayat onu bambaşka bir yere götürüyor. Yaşamı, kardeşi Selim’in başına gelen kaza öncesi ve sonrası diye ikiye ayrılıyor. Ailesi dağıldıktan sonra hayata karşı dik durmak için söz veriyor kendine.

Dizide zengin çocuk fakir kız aşkını izliyoruz. Sizce aşk statü, zengin-fakir dinler mi?

B.A: Aşk, kesinlikle statü farkı dinlemez, hatta hiçbir şey dinlemez. Duygular her şeyin önündedir. İki kişi birbirini sevip bir arada olmaya karar verdiyse, hiçbir engel onları durduramaz. 

N.D: Bence de aşk statü, zengin-fakir farkı dinlemez. Bu tip maddi konularla kıyaslanamayacak kadar özel bir duygu. Halley kuyruklu yıldızı gibi.

Atıf’a benzeyen taraflarınız var mı?

B.A: Atıf, vicdanının sesini dinlemeye çalışan, insanlar arasında ayrım yapmayan, hatalarından ders çıkarmayı öğrenen bir adam. Bu yönlerimizin benzer olduğunu söyleyebilirim.

Sizin Seray’la özdeşleşen yanlarınız var mı?

N.D: Seray gibi hissetmek benim için yeni bir yolculuk. Benzer yanlarım var diyemem. Benim hayatım çok anlık gelişir ve anlık tepkiler veririm.

Gerçek hayatta karşınıza Seray ya da Atıf gibi biri çıksa ne yapardınız?

B.A: İkisiyle de iyi arkadaş olabilirdim sanırım.

N.D:Gerçek hayatta böyle bir aşk karşıma çıksa ne yapardım acaba?’ diye düşünüyorum da,  Allah yaşatmasın!

Seray henüz bilmiyor ama kardeşinin felç olmasına sebep olan kişiyle aşk yaşıyor. Aşk çok başka bir şey belki ama kardeş sevgisi de hiçbir şeye benzemiyor.

İlk kez birlikte çalışıyorsunuz. Nasıl bir uyum yakaladınız?

B.A: Projelerde partnerler çok önemli. Bu yönden mutlu ve şanslıyım. Nilay, tatlı ve enerjik bir insan. Diyaloğumuz ve çalışma ortamımız çok güzel. Çabuk kaynaştık, ilk bölümleri çekerken sanki 30’uncu bölümü çekiyor gibiydik.

N.D: Berk’le daha önceden tanışıyorduk, sette de güzel bir uyum yakaladık. Çalışması keyifli bir partner.

‘Çalışmanın gücüne inanırım’

- Kariyerinizde her şey istediğiniz gibi ilerliyor mu?

B.A: İyi projelerde, değerli insanlarla birlikte güzel bir yolculuk yapıyorum. Hedeflerim var ve bu doğrultuda kendimi geliştirmeye ve çalışmaya devam ediyorum. Çalışmanın gücüne inananlardanım.

N.D: Her şey hayal ettiğimden bile güzel ilerliyor. Zaten çalışmayı seven biriyim. Emeğimin karşılığını da alarak kariyerimde daha iyi noktalara varacağıma inanıyorum.

SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ