"Devler arenasına hazırız"

5 yılda büyük bir başarıya imza atan ve curlingte dünya vitrinine adını yazdıran Kadın Milli Takımımız önemli mesajlar verdi.

06.12.2016 Salı Güncelleme : 06.12.2016-2:30 Salı

ERKAN AYRAÇ - RÖPORTAJ

İskoçya’da gümüş madalya alarak en iyilerin mücadele verdiği A Grubu’na çıkan Dilşat Yıldız, Öznur Polat, Ayşe Gözütok ve Semiha Konuksever’den oluşan ay-yıldızlılar sadece 4 aylık çalışmayla elitler kategorisine girdi. Milli sporcular, “Bakanımız yeni salonların sözünü verdi. Farklı yerlerde çalışarak daha iyi olacağız. Önce grupta ilk 6’ya kalacağız, ardından olimpiyatların kapısını açacağız” dediler.

İlk başta hayaldi... Türkiye’nin yarısının belki hiç izlemediği curling branşında derece yapmak. Ama Kadın Milli Takımımız bunu 5 senede başardı. Hem de rakiplerinden daha az beraber idman yaparak ve maç oynayarak. Önce 2012’de C Grubu’ndan B Grubu’na çıkan Dilşat Yıldız, Öznur Polat, Ayşe Gözütok ve Semiha Konuksever’den oluşan muhteşem dörtlü İskoçya’da da tarih yazdı. Altın madalyayı kılpayı kaçıran ay-yıldızlılar, ikinci sırayı alarak bu sporun en başarılı ülkelerinin yarıştığı A Grubu’na yükseldi. Gururumuz olan millilerimiz, curling ile ilgili her şeyi MİLLİYET’e anlattı, yeni hedeflerini açıkladı.

İskoçya’da altın madalya kılpayı kaçtı. İlk olarak şampiyonayı değerlendirir misiniz?
D.Y: İlk başta iki yenilgimiz vardı. Daha sonra elimizden gelenin fazlasını yaptık. Final maçında küçük hatalarla ve rakibin güzel bir atışının ardından altın madalyayı alamadık. Her şeye rağmen bütün takım arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Çünkü gerçekten önemli bir başarı elde ettik. İskoçya’nın hem bizler hem de erkekler adına güzel geçtiğini düşünüyorum.

Curling fazla bilinen bir spor değil. Ama sizin başarılarınızla farkedilir hale geliyor. Alınan madalyalar sizin üzerinizde baskı yaratıyor mu?
Ö.P: Aslında bizim gerçekten istediğimiz buydu. Çünkü biz de biliyoruz ki başarılı olduğunuz zaman yaptığınız iş daha fazla dikkat çekiyor. Biz bundan şikayetçi olamayız ya da baskı olduğunu düşünemeyiz. Baskı sadece bizim daha fazla çalışmamızı sağlar. Bu da bizi mutlu eder.

Bu başarınız ne kadar zamanda geldi? Artık en yukardasınız. Neler hissediyorsunuz?
D.Y:
2012 yışında C Grubu’nda gümüş madalya alarak B Grubu’na geçtik. Dört sene boyunca B Grubu’nda yarıştık. Bu sene ise A Grubu’na çıkmayı başardık. Süre olarak bakıldığında gerçekten kısa zamanda büyük başarılar elde ettik. B Grubu’nda 4 sene boyunca tie-break’te yenildik ve A Grubu’nu kılpayı kaçırdık. Bu başarının kısa zamanda gelmesinin sebepleri de var tabii ki. Birincisi takımın içinde güzel bir arkadaşlık var. Bu arkadaşlık da uyumu getirdiği zaman başarı kaçınılmaz oldu.
Ö.P: Üçümüz Erzurum’da idman yapıyoruz. Diğer arkadaşımız Ayşe Gözütok Ordu’da. O da elinden gelen desteğin daha fazlasını burada gösteriyor. Bizim takımı ateşleyen Ayşe Gözütok’tur. O kötü bir atış olduğunda bizi ayağa kaldırmayı başarıyor.

Güçlü rakipler karşısında boy göstereceksiniz. Şimdiki hedefiniz ne?
D.Y:
Güçlü rakiplerimiz var artık. Bu da daha fazla çalışmamızı gerektirecek. İlk hedefimiz ilk 6’nın içinde kalmak. İlerleyen süreçte de A Grubu’nda madalya almak istiyoruz. A Grubu devler arenası ve biz buna hazırız.
Ö.P: İlk altının içinde yer aldığımız zaman Dünya Şampiyonası’na gidebileceğiz. Bu yüzden öncelikli hedefimiz ilk 6.

Erzurum’daki saha dünya standartlarında ama antrenman için büyük. Daha küçük salonlar yapılması size avantaj sağlar mı?
S.K:
Bizim önceliğimiz daha fazla rakip. Rakip olduğu zaman biz de kendimizi geliştirme fırsatı bulacağız. Yurtdışına çıkmamıza gerek yok. Rakiplerimiz buraya gelip bizimle maç yapsalar iki taraf da kendine bir şeyler katma fırsatı bulur.
Ö.P: Biz milli takımda sıkıştırılmış bir süreç yaşıyoruz. Çünkü hep birlikte çok az bir süre çalışabiliyoruz. Haziran ayında başlıyoruz. Yarışma dönemine kadar hazırlanıyoruz. Yarışma bittikten sonra bir sonkari Haziran’a kadar çalışmalarımıza bireysel olarak devam ediyoruz. Kamplar bir yılın içine yayılırsa daha fazla verim alabileceğimizi düşünüyoruz.

‘Vaad değil söz verildi’

Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç’a ziyaretiniz nasıl geçti?
S.K:
Bakanımız İskoçya’daki şampiyonada da bizleri yalnız bırakmadı, maçımızı izledi. Ankara’daki ziyarette ise kendisi de bu sporun daha fazla ilgi göreceğine inandığını söyledi. Birçok yere curling salonu yapılacağının sözünü de verdi. Bunlar vaad değildi. Verilen sözlerin çalışması başladı. Yapılacak salonlar bizim için de iyi olacak. Daha farklı rakiplerle oynama şansı yakalayacağız. Atılan adımlarla bu branşın daha iyi ilerleyeceğini düşünüyoruz.

‘Kılpayı kaçırdık’

Her sporcunun en büyük hedefi olimpiyat madalyası. Sizler bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Ö.P:
2018’deki olimpiyatları kaçırdık bu bizi üzdü. Çünkü kılpayı kaçırdık. İskoçya’da birinci olsak Dünya Şampiyonası’na gidecektik. 2022’yi hedefliyoruz şimdi. A Grubu’nda iyi bir derece almamız bize olimpiyatların kapısını aralayacak.

‘Kaçan madalyalara üzülüyoruz’

İskoçya’da tie-break setinde madalyayı kaçıran Erkek Milli Takımı adına ise Bilal Ömer Çakır konuştu. Çakır, yeni yapılacak salonlarla curlingin daha fazla gelişeceğini savundu.

Bilal Ömer Çakır’ın röportajından ise satışbaşları şöyle:

- Biz inanarak İskoçya’ya gittik. İstediklerimizin de bir kısmını yaptık. Artık derece alır mıyız diye sorduğumuz turnuvarda kaçan madalyalara üzülüyoruz. Turnuvada ilk başta bizden başka 5’te 5 yapan yoktu. Sonra iki mağlubiyet aldık ve tie-breakte madalyayı kaçırdık. Curling milimlerle kazanılan bir spor. Bunu biraz daha fazla anladık. Biz üzüldük ancak Kadın Milli Takımımız bizim ordan mutlu dönmemizi sağladı.

- Biz bu sporda hem derece arıyoruz hem de yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Bakanımızın da bizi desteklemesi daha fazla güçlü hale gelmemizi sağlayacak.

- Futbol, basketboldaki gibi hırs bizi doğru etkilemiyor. Aksine buz gibi sakin olmamız lazım. Ancak herkesin artık bizden başarı beklemesi baskı değil, aksine bizi mutlu eder.

- Kapının önünde oynanacak bir spor yapmıyoruz. Salonlar çoğaldıkça bu spora ilgi artacak. Aynı kişilerle oynamak yerine daha farklı isimlerle antrenman yapacağız. Erzurum’daki salon dünya standartlarında ancak daha kötü bir buzda oynayıp her şartlara alışmamız lazım. Ben sadece turnuva zamanı Erzurum’da çalışabiliyorum. Çünkü Ağrı’da öğretmenlik yapıyorum ve özel izinle görevimi bırakabiliyorum.

‘Dünyada bizim gibisi yok’

Erkek ve Kadın Milli Takımımızın başarısında en büyük payın sahibi olan Antrenör Fatih Ağduman hem curlingin tarihini anlattı hem de ne kadar kısa zamanda böyle bir başarıya ulaştıklarını açıkladı.

İlk olarak bu branşın tarihini anlatan Ağduman, “Dünya Curling Federasyonu bu yıl 50. senesini kutladı. Curling’in olimpik branş olması bizim avantajımız aslında. 1 milyon kişi Kanada’da bu sporu yapıyor” dedi.

Curlingin pahalı bir spor olmadığını da savunan Fatih Ağduman, “Pahalı bir spor gibi gözüküyor curling. Değişik malzemesi var. Ama yıllara vurulduğunda ucuz bir spor. Çünkü aldığınız ayakkabıyı, süpürgeyi, pantolonu 3-4 yıl giyebiliyorsunuz. Curling taşı belki 60-70 bin lira ama 20 yıl kullanabiliyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Bu branşın hızlı geliştiğine de değinen milli takım antrenörü, “Dünya Curling federasyonuna biz 2010’da üye olduk ve 38. ülkeydik. Geçen 5 yılda 18 ülke daha eklendi. 56 ülke arasında kızlarımız 19, erkeklerimiz 21. sırada. Yani bakıldığında kısa zamanda gelen büyük bir başarı var. Bunu yapan bir ülke daha yok” diye konuştu.

‘Bakanımız imzaladı’

Milli Takımlar Antrenörü Fatih Ağduman röportajında bir müjde de verdi. Ağduman, “Bakanımız bizi kabul ettiğinde kutlamalarının yanında birçok sevindirici haber de verdi. Önce en az 10 tane küçük salon yaptıracağını söyledi. Ayrıca özerk bir federasyon olmamız için gereken belgeleri imzaladı. Bu sayede bir iki ay içinde tam olarak özerk bir federasyon olacağız ve sponsor bulabileceğiz” dedi.

Dilşat Yıldız: Erzurum’da Beden Öğretmenliği ve Spor Bölümü’nde okuyor. 2011 yılında bu spora başladı. 2012 yılında Erzurum’da C Grubu’nda yarıştı. Daha sonra Juniorlar kategorisinde elemeleri geçip Dünya Şampiyonası’nda oynadı. Şimdi ise A Grubu’na yükselen takımın kaptanı olmayı başardı.

Öznur Polat: Erzurum’da beden öğretmenliği yapıyor. Altı senedir curling oynuyor. İlk olarak 2011 Universiade’ta yarıştı. Daha sonra birçok resmi turnuvalarda milli formayı giydi.

Semiha Konuksever: Spor Bilimleri Antrenörlük Bölümü üçüncü sınıf öğrencisi. Curlinge 2011 yılındaki kış oyunlardından sonra başladı. Erzurum’da yaşıyor olmalarının kendilerine avantaj sağladığını düşünüyor.

SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ