“Evin otoriter abisiyim”

“Fazilet Hanım ve Kızları”nda Sinan Egemen karakterini canlandıran Alp Navruz: “Bir kız, bir erkek kardeşim var. Evin abisiyim yani, biraz da otoriter ve kıskanç bir abiyim. Ama tabii ki kontrollü bir otorite ve kıskançlıktan bahsediyorum”

13.05.2017 Cumartesi
Güncellenme: 12.05.2017 Cuma
Elif İpek Türer / ipek.turer@milliyet.com.tr

Son dönemin dikkat çeken işlerinden Star TV’de yayınlanan “Fazilet Hanım ve Kızları”nda canlandırdığı zengin ve şımarık Sinan Egemen karakterinin aksine mütevazı ve dış görünüşü çok da önemsemeyen 27 yaşında genç bir adam Alp Navruz. Oyunculuğa ilkokul sıralarında kendi yazdığı bir tiyatro oyununda oynayarak başlayan, sonrasında Altan Erkekli, Cihan Ünal gibi usta isimlerden dersler alan ve bu alanda kendini hep geliştirmesi gerektiğine inanan Navruz ile Taksim’deki Mr. Cas Hotel’in terasında buluştuk, kahvelerimizi söyledik ve sohbete başladık.

İlk bölümden itibaren inanılmaz bir ilgi gördünüz. Bekliyor muydunuz?

Beklentim vardı ama bu kadar hızlı olmasını beklemiyordum. Çok olumlu yorumlar aldım oyunculuk anlamında. Ben de bir şeyler katabiliyorsam ve karşılığını da alıyorsam, bu herkes gibi benim de hoşuma gidiyor tabii.

Sizce yakışıklı olmanızın da etkisi var mıdır bu ilgide?

Bunu göreceli bir kavram olarak gördüğüm için hiç “Ben yakışıklıyım” diye bir iş kabul etmedim. “Acaba aldığım eğitim yeterli mi?” düşüncesinde oldum hep. Kariyer anlamında görsellikten ziyade kendimi doldurmaya çalışıyorum. Yakışıklı bulanlara da teşekkür ederim ama ben daha çok oyunculuğumla ön planda olmayı istediğim için öyle yorumlar aldığımda daha mutlu oluyorum.

Ünlü olma durumunu nasıl buluyorsunuz?

İlgi görmek ve olumlu yorum almak gerçekten çok hoş. Şöhret kısmına alışma süreci var, ben sanırım onu yaşıyorum şu anda. Devamı nasıl gelir bilmiyorum ama şu an her şey güzel.

“Otoriter ve kıskanç”

Dizide ailenin küçük ve şımarık oğlunu oynuyorsunuz. Sinan sizce cidden öyle biri mi yoksa bu onun perdesi mi?

Sinan zengin bir ailenin şımartılarak büyütülmüş oğlu. Gömlek değiştirir gibi araba değiştiriyor, hayata karşı hiçbir kaygısı yok. Sorumluluk almak istiyor ama dayanamıyor, sabırsız. Başaramadığı durumlarda da bunu eğleniyor gibi gösteriyor. Ama aslında eğlenmiyor bunlar sadece onun maskesi.

Sizin Sinan’la ortak noktalarınız var mı?

Ben bu maskeyi kullanamam. Yaşadığım şey direkt yüzüme ya da hayatıma yansır. Üzüntümü herkes anlar, içime kapanırım çünkü... Çok ortak yönümüz yok yani. Beni eğlendiren kısmı da bu açıkçası. Hiç yaşayamayacağım duyguları tatmak, yaşamak. Sinan Egemen benim için çok büyük bir şans oldu bu anlamda.

Dizide kardeşler arasında da gerilimli durumlar var. Sizin kardeşiniz var mı, aranız nasıl?

Bir kız, bir erkek kardeşim var. Evin abisiyim yani, biraz da otoriter ve kıskanç bir abiyim. Benden pek beklenmiyor ama o konuda biraz ilkel bir yapım var açıkçası. Sevmekle kıskanmayı aynı tarafta görenlerdenim. Tabii ki kontrollü bir otorite ve kıskançlıktan bahsediyorum. Kardeşlerimle ilişkimiz iyidir yani.

“Şiir kitabı çıkarmak hayalim”

Set dışında neler yapıyorsunuz? Set arasında bile spora gittiğiniz duydum ama doğru mudur?

Spor çantasıyla geziyorum. İki saat bir boşluğum bile olsa “Spora gitmem lazım” diye rica ediyorum. Yüzme ve fitness yapıyorum. Altı yıldır düzenli spor yapıyorum zaten. Onun dışında savunma dersleri, okçuluk eğitimleri aldım. Her alanda bulunmaya çalıştım yani çoğu branşta yüzde 50 bir bilgim vardır.

 Sporun dışında nelere ilginiz var?

Film izlemeyi, yerli ve yabancı dizileri takip etmeyi, kitap okumayı çok seviyorum. Yaklaşık 10 yıldır şiir yazıyorum. Bu konuda da şiir kitabı çıkarmak gibi bir hayalim var. Şiir dışında da şarkı sözleri yazıyorum. Öykü denedim bir ara ve şimdi de “Acaba senaryo yazabilir miyim?” diye düşünüyorum. Bu konudaki eğitim alanlarını araştırıyorum.

“Benim için dış görünüş ilk intibaya kadardır”

Sinan’ın histerik ve feminen bir sevgilisi vardı ama şu an “tomboy” diyeceğimiz Hazan’a ilgi duyuyor. Sizin için dış görünüşün önemi nedir? Siz neye dikkat edersiniz?

Görünüşe bakmam diyenler genelde kendini ve insanları kandıranlardır diye düşünüyorum çünkü ilk intiba her zaman dış görünüştür. İlginizi çeken bir şey olur; bir bakış, gülümseme... Ama çok güzel bir kadın beş dakika sonra sohbete devam etmek istemeyeceğiniz bir kadına dönüşebilir sizin için. Benim için de ilk intibaya kadardır dış görünüş. İlla güzel bir kadın olacak gibi hiç düşünmedim. Dışı dolu içi boş insanlarla devam ettiremiyorum yani. Benim için her şeyden önemlisi konuşabilmek, seni dinleyebilmesi, ona güvenebilmen. Bunlar varsa geri kalan her şey teferruat oluyor aslında.

MANŞETLER

HABER ÖNERİLERİ