“Mutlu oldukça yaşlanmayacağım”

Bu hafta vizyona giren “Umudun Kıyısında” filminde Esma olarak karşımıza çıkan Burçin Abdullah: “Hayata çok pozitif bakan bir insanım. Olaylara bakışım ılımlı olduğu için de mutlu oluyor, mutlu oldukça da yaşlanmayacağımı düşünüyorum”

07.05.2017 Pazar
Güncellenme: 06.05.2017 Cumartesi
Elif İpek Türer / ipek.turer@milliyet.com.tr

Hayatımıza daha 10 yaşındayken “Üvey Baba” dizisiyle girdi Burçin Abdullah. Herkeste öyle yer etmiş bir diziydi ki; Abdullah aradan geçen zamanda birçok farklı projede yer alsa da karakteri Lamia hâlâ unutulmadı. Zaten o da bu durumdan şikayetçi değil, tam tersine bu dizi âşık olduğu mesleği yapmasını sağladığı için mutluluk duyduğunu söylüyor. Abdullah bu hafta vizyona giren “Umudun Kıyısında” filmiyle sinemada karşımıza çıkıyor. Aynı zamanda da “Diriliş Ertuğrul”daki Helena karakteriyle evimize konuk olmaya devam ediyor. 

“Umudun Kıyısında” vizyona girdi. Filmden ve karakterinizden bahseder misiniz?

Kanser hastası bir adamın aynı hastalıkla mücadele eden bir gençle tanışmasını ve ikisinin hikayesini anlatıyor. Ben de onun kız arkadaşıyım; Esma. Aslında bu filmi biraz da farkındalık yaratmak adına yaptık. Onların sesini duyurabilmek istedik. Tabii aynı zamanda çok güzel bir aşk hikayesi de işliyoruz.

Çekim sürecinde onları anlamak için kanser hastalarıyla bir araya geldiniz mi?

İki dedemi de bu yüzden kaybettim zaten. Birinde çok küçüktüm ama diğer dedem beni büyüttü. Prostat kanserinden kaybettik, bu acıyı çok yakından yaşadım yani. Oynarken hep kendi hayatımdan parçalar kullanırım zaten. O yüzden çekerken hastalığı öğrendiğim anki duygularımda hep dedemi hatırlamaya çalıştım.

Hayata bakışı da değiştirebilecek bir olay...

Ömür denilen şey çok kısa ve ne zaman biteceği belli değil, o yüzden hayatı dolu dolu yaşamalı.

“Sevdiklerimizin değerini bilmeli”

Dönüm noktam dediğiniz bir an oldu mu?

Beni derinden etkileyen şeylerden biri ablamın ve erkek kardeşimin rahatsızlığı döneminde oldu. O zamanlarda “Onların başına bir şey gelse ne yaparım?” diyorsun. Başımıza ne zaman ne geleceği belli değil ama gerçekten sevdiklerimizin hayattayken değerini bilmemiz lazım.

Bu sene 30 oluyorsunuz. Ne hissettiriyor bu?

30 yaşında hissetmiyorum. Hayata pozitif bakan bir insanım. Negatif bakarsanız vücudunuz da o negatif şeylerle doluyor ve çöküyor. Olaylara bakışım hep ılımlı olduğu için de mutlu oluyorum. Mutlu oldukça da yaşlanmadığımı ve yaşlanmayacağımı düşünüyorum.

“Prenses gibi hissediyorum”

 “Diriliş Ertuğrul”a katıldınız...

Bizans tekfurunun kızını oynuyorum, Helena karakteri. İşinin en iyileriyle beraber çalıştığım için kendimi şanslı hissediyorum.

 Dönem dizisinde oynamak nasıl?O kıyafetleri giyip sete gittiğimde kendimi gerçekten prenses Helena gibi hissediyorum.  

Proje seçerken nelere dikkat ediyorsunuz? 

Senaryo ilk önemsediğim şey. Kadrosuna, yönetmenine, yapımına bakıyorum. Seçerken de menajerim Abdullah Bulut’a danışıyorum. 

BU HABERE YORUM YAZ
MANŞETLER

SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ