Spor
2020 Olimpiyatları için İstanbul'un rakipleri
Yayınlanma Tarihi: 17.08.2011 11:05

2020 Yaz Olimpiyat Oyunları’na evsahipliği için adaylığını koyan İstanbul’un rakipleri arasında, şu ana dek adaylığını açıklayan 3 başkent Roma, Madrid ve Tokyo bulunuyor.

İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenecek 2012 Yaz Olimpiyat Oyunları’na bir yıldan az bir süre kalmasıyla, gözler hem Londra’daki oyunlara hem de gelecek yıllarda oyunlara hangi kentin evsahipliği yapacağına çevrildi.

Brezilya’nın Rio De Janeiro kentinin 2016 olimpiyatlarını düzenleme hakkını kazanması, 2020’de yapılacak 32. Yaz Olimpiyat Oyunları için Avrupa ve Asya kıtasından aday olan kentleri ön plana çıkardı. Şu ana kadar adaylığını açıklayan Roma, Madrid, Tokyo ve İstanbul’un dışında Katar’ın başkenti Doha’nın da adaylığını açıklayacağı tahmin ediliyor.

Şu ana kadar adaylığını açıklayan kentlerden Roma, 1960’da, Tokyo 1964’te oyunlara evsahipliği yaptı. Hak kazanmaları halinde, İstanbul ya da Madrid, ilk kez dünyanın en önemli spor organizasyonuna evsahipliği yapacak. Madrid daha önce evsahibi olmasa da, İspanya’nın Barcelona kentinde 1992’de olimpiyat düzenlendiği için, Türkiye şu anki adaylar arasında evsahipliği yapmayan tek ülke olarak yer alıyor.

2020 Olimpiyatlarının evsahipliğine adaylık için başvuru süresi 1 Eylül 2011’de sona erecek.

ROMA

İstanbul’un adaylık yolundaki rakiplerinden İtalya’nın başkenti Roma, 1960 yılında evsahipliği yaptığı oyunların ruhunu, 2020’ye taşımak istiyor.

Dünya tarihine yön veren Roma İmparatorluğu’na başkentlik yapmış iki önemli şehir, Roma ve İstanbul, binlerce yılın ardından bu kez modern dünyanın en önemli ve en büyük spor organizasyonuna evsahipliği yapmak için yarışacak. Bu büyük yarışta Roma, daha önce 1960’ta evsahipliği yaptığı oyunların tecrübelerini 2020’de kullanmayı planlarken, İstanbul ise daha önce 4 kez aday olup kaybettiği olimpiyatları, 2020’de düzenlemek istiyor.

1960’TAN 2020’YE

İtalya Ulusal Olimpiyat Komitesi (CONI), 21 Temmuz’da, Uluslararası Olimpiyat Komitesi’ne (IOC) resmi başvuru mektubunu yollayarak, 2020 için Roma’nın adaylığını açıkladı. Roma’nın adaylığı yaklaşık iki yıldır dile getirilirken, IOC’nin belirlediği takvime göre, adaylık başvuru sürecinin başlamasıyla Roma’nın 2020 adaylığı için belirlediği konsept ve temalar da yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı.

Roma, 2020 adaylık sürecini, daha önce 1960 yılında düzenlediği oyunlarda elde ettiği tecrübelere dayandırarak yürütecek. Bunun ipuçları, Roma’nın adaylığı için hazırlanan internet sitesinde verilen bilgilerde yer aldı. 1960 olimpiyatlarının televizyonlardan canlı yayımlanan ilk oyunlar olduğu hatırlatılan sitede, 2020 yılı için 3 milyon seyircinin Roma’ya gelmesinin, 4 milyar seyircinin ise multimedya iletişim kanallarıyla oyunları takip etmesinin hedeflendiği bildirildi.

1960 oyunlarının "Soğuk Savaş" yıllarında düzenlendiğine dikkat çekilen sitede, ABD ile Sovyetler Birliği arasında o dönemdeki çekişmeye rağmen iki ülke sporcularının aynı olimpiyat köyünü paylaştığı, Doğu ile Batı Alman sporcuların tek bir bayrak altında mücadele ettikleri hatırlatılarak, Roma’nın 1960’taki o ruhu yüksek teknolojiyle tasarlanmış, çevreci ve çağdaş bir şekilde 2020’ye taşımak istediği ifade edildi.

Roma 1960’ın Türkiye için de anlamı bir hayli farklı. O dönem 84 ülkenin katıldığı 1960 oyunlarında, Türkiye özellikle güreşte kazandığı başarılarla adından söz ettirdi. Türkiye, kazandığı 7’si altın, 2’si gümüş olmak kaydıyla toplamda 9 madalya ile önemli bir başarılı elde etmişti. 7 altın kazanan Türkiye, bu başarısıyla madalya sıralamasında, 6. basamakta yer almıştı.

KAMUOYUNUN DESTEĞİ TAM

Roma Sanayiciler Birliği ile Roma Belediyesi’nin yaptırdığı anketlerde halkın adaylığa desteği yüzde 88 seviyelerinde çıkarken, iş dünyasının önde gelen isimleri de Roma’nın 2020 olimpiyatlarına ev sahipliği yapmasını, ülke için bir fırsat olarak görüyor.

Organizasyon komitesi başkanı Mario Pescante daha önce verdiği bir demeçte, muhalefetle iyi ilişkilere sahip olduklarını belirtmiş ve her kesimin bu işe onay vermesinin öneminden söz etmişti.

Bu arada, kentin resmi başvurusu yapıldıktan sonra belediye başkanı Gianni Alemmano’nun da IOC Başkanı Jacques Rogge’a 4 Ağustos tarihinde bir mektup yazarak, Roma’nın bu işe olan hevesini aktardığı bildirildi. Alemmano’nun Rogge’a, Roma’nın bu adaylığa dikkatle hazırlandığını ve en iyisini yapmak için hazır olduğunu söylediği kaydedildi.

KUZEYE YENİ BİR OLİMPİYAT KÖYÜ

Roma’nın kuzeyindeki ikisi eski, üçü yeni olmak üzere toplamda 5 semtin, 2020 olimpiyat oyunları için imar edilmesi öngörülüyor.

1960 yılındaki olimpiyatlara evsahipliği yapan ve bugün halen 80 bin seyirci kapasiteli Olimpiyat Stadı’nı bünyesinde bulunduran "Foro Italico" semti ile genellikle ragbi maçlarına evsahipliği yapan Flaminio Stadı ve çevresindeki semtlerin bu organizasyona hazırlanması planlanıyor. Plan kapsamında, Foro Italico’nun biraz daha kuzeyindeki Tor di Quinto semtinde olimpiyatların tam anlamıyla merkezi olacak bir yapılanmaya gidilmesi düşünülüyor. Roma 2020 planlarında, Tor di Quinto, Olimpiyat Köyü ve basın merkezi gibi önemli unsurları bünyesinde bulundurması planlanıyor. Bunun yanı sıra yine kuzeydeki Acquacetosa ve Saxa Rubra gibi yerlerde de olimpiyat müsabakalarının yapılabileceği altyapı koşullarının sağlanacağı dile getiriliyor.

Adaylık planındaki bir başka detaya göre, antik şehir merkezinde yer alan Roma İmparatorluğu döneminde hipodrom olarak kullanılan "Circo Massimo" alanının da plaj voleybolu maçlarına ev sahipliği yapması planlanıyor.

EKONOMİK DETAYLAR

İtalya bir yandan, son bir aydır ekonomisindeki borç krizi nedeniyle peş peşe tasarruf tedbirleri içeren paketleri açıklarken, bir yandan da Roma’nın 2020 adaylığına hazırlanmak ve belli ekonomik koşulları yerine getirmek durumunda. Bu nedenle, ülkeyi etkisi altına almış ekonomik krizin adaylık sürecine de ne derece etki edeceği merak ediliyor.

Roma’nın 2020 adaylığı için ekonomik detaylara yönelik şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmazken, oyunlar için 12,3 milyar avroluk bir yatırım yapılması düşünülüyor. Bu meblağın 2,2 milyarlık kısmının oyunlara, kalanının ise altyapı yatırımlarına harcanacağı belirtiliyor. 32. Yaz Olimpiyat Oyunları için Roma’da 109 bin kişiye istihdam sağlanması da hedefler arasında yer alıyor.

Roma’nın adaylığına ilişkin bütçe detaylarının, girişimciler, sivil toplum örgütleri tarafından görüşülerek, hazırlanacak rapor, parlamentonun ekonomi komisyonuna sunulacak. Komisyonda hazırlanacak detaylı raporun, 10 Kasım 2011 tarihinden önce meclis genel kurul gündeminde tartışılmasının bekleniyor.

MADRİD’DEN 3. DENEME

İspanya’nın başkenti Madrid, 2012 ve 2016 Olimpiyat Oyunları için sunduğu adaylıklarda başarısız olduktan sonra 2020’de 3. kez arka arkaya şansını deneme kararı aldı.

Olimpiyat Oyunları’nı organize etmek için ilk olarak 1972 yılında aday olan Madrid kenti, 40 yıl aradan sonra başlattığı olimpiyat sevdasını 2020’de mutlu sona ulaştırmak istiyor. İspanyol basınına göre 2020 Olimpiyat Oyunları için Madrid’in karşısındaki en güçlü aday olarak İstanbul gösteriliyor.

Madrid Belediye Başkanı Alberto Ruiz Gallardon, 2012 ve 2016 adaylıklarından sonra, olimpiyatlar için kentin alt yapı gereksiniminin yüzde 80’inin hazır durumda olduğunu savundu. Ekonomik kriz yaşayan İspanya, Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin 7 Eylül 2013 tarihinde 2020’de hangi kentin olimpiyatları organize edeceğine ilişkin kararını verinceye kadar herhangi bir altyapı harcaması yapmayı öngörmüyor. Madrid Belediye Başkanı Gallardon, alt yapıda kalan yüzde 20’lik oranın Madrid’in adaylığının kabul edilmesi halinde yapılacağını ve önlerinde bunun için yeterli zamanın bulunduğunu söyledi. Madrid 2020’nin tanıtım, lobi ve hazırlık bütçesinin ise 2016 yılındaki adaylığa oranla en az yüzde 50 daha az olması öngörülüyor.

ALTYAPININ BÜYÜK BÖLÜMÜ HAZIR

Madrid Belediye Başkanı Gallardon’a göre, Madrid’in 2020 Olimpiyatları adaylığının yüksek şansa sahip olmasının sebebi, "altyapının hazır olması, son 2 olimpiyat oyunları adaylığında kazanılan tecrübe ve olimpiyat ailesinin yakından tanınması" olarak gösteriliyor.

Madrid Olimpiyat oyunları için tahsis edilecek 28 spor tesisinden 27’sinin kent merkezinin 10 kilometrelik çapının içinde bulunuyor. Spor tesislerinin yüzde 77’inde ise şu an müsabakalar yapılıyor.

Madrid 2020 adaylığı için de esas alınacak Madrid 2016 adaylığı projesine göre, Olimpiyat Oyunları için kentte iki ayrı ana merkez kurmak öngörülürken, Olimpiyat Stadı, Olimpiyat Köyü (17 bin 800 yatak kapasiteli ve 5 bin gazeteciyi ağırlayabilecek durumda), Su Sporları Merkezi, Uluslararası Basın Merkezi ve 8 farklı spor dalındaki müsabakaların yapılacağı tesislerin olacağı en önemli yerlerin Madrid’in doğusuna kurulması planlanıyor.

Ayrıca Madrid 2016’nın kazanılması halinde yapılması vaat edilen olimpik cimnastik merkezi, olimpik hokey merkezi, voleybol salonu, kürek ve kano kanalları, bisiklet pisti gibi bazı spor tesisleri ise halen proje aşamasında bulunuyor.

Öte yandan bir grup İspanyol tarafından internette başlatılan "Madrid 2020’yi istemiyoruz" başlıklı kampanya, şimdiden Madrid’in adaylığına gölge düşürüyor gibi gözüküyor. Madrid belediyesinin 7 milyar avrodan fazla borcu olduğunu ve olimpiyat oyunları organizasyonuyla borcunu daha da artıracağını savunan "Madrid 2020" karşıtları, başlattıkları imza kampanyasının sonucunu Uluslararası Olimpiyat Komitesi’ne göndermeyi planlıyor.

TOKYO

Daha önce 1964’te olimpiyatlara ev sahipliği yapan Japonya’nın başkenti Tokyo da İstanbul’un rakipleri arasında yer alıyor. Japon yetkililer, ülkenin doğusunu Mart 2011’de vuran ve 21 bin kişinin ölümüne yol açan deprem ve tsunaminin ardından yeniden yapılandırma çalışmalarının hızlandırılması için olimpiyatlara aday olduklarını söylemişlerdi.

Japonya daha önce de birçok kez olimpiyat düzenlemeye aday oldu. Tokyo, 2016 olimpiyatları için de ev sahipliği adaylığını koymuş, ancak Rio De Janeiro’ya kaybetmişti. Japon kentlerinden Osaka’nın 2008, Nagoya’nın 1988 oyunlarına ev sahipliği yapma hayalleri gerçekleşmemişti.

Japonya’nın Nagasaki ve Hiroşima kentleri de Tokyo’dan önce ev sahibi adaylığı yapmayı planlıyordu, ancak iki kentin de maddi sıkıntı nedeniyle aday olamaması nedeniyle Tokyo adaylığını koydu.

TOKYO, 1940’DA SAVAŞ NEDENİYLE EV SAHİPLİĞİ YAPAMADI

Tokyo’nun ev sahibi olmaya hak kazandığı 1940’ta düzenlenmesi planlanan 12. Yaz Olimpiyat Oyunları, savaşlar nedeniyle yapılamadı. IOC, 1938’de 2.

Çin-Japonya savaşının çıkması nedeniyle Tokyo’nun yerine Finlandiya’nın başkenti Helsinki’nin ev sahibi olmasına karar verdi.

1939’da 2. Dünya savaşının çıkması nedeniyle 1940 ve 1944’te olimpiyatlar düzenlenmedi.

2016 PROJESİNDE ÇEVRE ÖN PLANDAYDI

2016 oyunlarına ev sahipliği adaylığını kazanamayan Tokyo, o dönemde çevreci bir proje hazırlamış ve bir milyon ağacın bulunduğu karbondioksit yayılımı olmayan bir kent vaadinde bulunmuştu. Tokyo’nun planlarında kent merkezinde, birbirine yakın spor tesislerinden oluşan ve etkili bir ulaşım hattıyla desteklenmiş bir olimpiyat merkezi öngörülüyordu.

2020 adaylığına da çevreci bir projeyle katılması beklenen Tokyo, sporcuların yüzde 70’inin müsabakalara kaldığı yerden 10 dakikada gidebileceği sözünü vermişti. Tokyo’nun o dönemde altyapı harcamaları için 3,5 milyar avro ayırması IOC yetkililerinin beğenisini kazanmıştı.

Tokyo’nun dezavantajı olarak halk desteğinin çok yüksek olmaması gösteriliyor. Kentin bunun ekskiliğini 2016 adaylığında çektiğini söyleyen uzmanlar, Rio De Janeiro’nun 2016 olimpiyatlarının ev sahipliğini almasında Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva’nın "karizmasının" etkili olduğunu söylediler.

Şu an olimpiyat planları hakkında fazla ayrıntı açıklanmasa da, Japon yetkililer daha önceki adaylıklarından aldıkları derslerin yararlı olacağına inanıyor.

Tokyo Valisi Şintaro İşihara, olimpiyatların Japonya’nın yeniden yapılanması ve eskisinden daha iyi bir ülke haline gelmesi için milat olacağını söylemişti. İşihara, olimpiyatlara eninde sonunda ev sahipliği yapacaklarına inandıklarını belirterek, "Yapmamız gereken şeyler var. Gerekirse 2 kez yaparız, gerekirse 3 kez, gerekirse 4 kez. Ulus için çaba harcayacağız" demişti.

 

Yorumlar

Masaüstü Sürümüne Geç