PCOS (Polikistik Over Sendromu) hakkında bilmeniz gerekenler

Her 5 kadından birinde görülen Polikistik Over Sendromu, tüm organ sistemleri içinde en sık görülen hormon bozukluğu.

Genetik yatkınlık gösteren bir yumurtalık hastalığı olan Polikistik Over Sendromu, sadece kadın hastalıkları değil vücuttaki tüm organ sistemleri kapsamında en sık görülen hormon bozukluğu. Nedeni tam olarak bilinmeyen PCOS, tipik olarak genç kızlarda ve genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkmakta.

Prof. Dr. Hakan Yaralı, her 5 kadından birinde görülen Polikistik Over Sendromu hakkında şu bilgileri verdi:

PCOS tanısı için bu 3 kritere dikkat!

Rotterdam kriterlerine göre Polikistik Over Sendromu teşhisi, aşağıdaki 3 kriterden en az ikisin tespit edilmesi ile konuluyor.

1.    Seyrek yumurtlama ya da hiç yumurtlamama
2.    Kıllanma ya da erkeklik hormonunun fazla olması
3.    Yumurtalıklarda 2-9 mm çapında 12’den fazla antral folikül denilen yapıların görülmesi (Polikistik Over görünümü)

Bu 3 önemli belirti dışında sivilce artışı, ciltte yağlanma, saç dökülmesi ve şişmanlık da PCOS’un diğer önemli belirtileri arasında!

Bu cilt değişikliklerinin tedavisinde anti-adrojenler (erkeklik hormonlarını baskılayan ilaçlar) kullanılması gerekir. Bu kapsamda kullanılan ilaçlar doğum kontrol hapları, Aldakton (Spironolakton) ve diğer antiandrojenlerdir. 

Adetlerin düzenlenmesi tüylenmede artmanın yanı sıra doğum kontrol hapı kullanımının ikinci bir avantajıdır. Aldakton, gerçekte bir idrar söktürücü olsa da tüylenmede artma kapsamında etkin bir ilaçtır. Tüylenmede artma tıbbi tedavisi çocuk isteği olan dönemlerde yapılmamalıdır; çünkü kullanılacak ilaçlar ya yumurtlamayı baskılarlar veya gebelik varlığında kullanılmaması gereken ilaçlardır. 

PCOS’lu kadınlarda şeker hastalığı riski daha fazla!

Polikistik Over Sendromlu kadınlarda uzun dönemde bazı artmış metabolik riskler vardır. Bu olgularda 40’lı yaşlar ve sonrasında şeker hastalığı riski kesin olarak, PCOS’lu olmayan olgulara göre artıyor. İlerleyen bayan yaşı, kilo fazlalığı ve birince derece aile bireylerinde şeker hastalığı varlığı, şeker hastalığı gelişmesi için ilave risk faktörlerini oluşturmakta.

Bu hastalarda %40 civarında gizli şeker, %6–8 olguda ise aşikâr şeker (tip 2 diyabet) sıklığı söz konusudur. Ayrıca, kesin olmamakla birlikte hipertansiyon (yüksek tansiyon) ve koroner kalp hastalığı riskleri de artmaktadır. 

Tedavideki en önemli basamak kilonun kontrol altına alınması!

Araştırmalar Türkiye’de kadınlarda şişmanlığın hızla arttığını gösteriyor. Polikistik Over Sendromu olan kadınlarda da şişmanlık sıklıkla rastlanan bir sorun. Ancak Polikistik Over Sendromlu kadınlarda kilo alımı erkek tipi kilo alımı olarak gelişiyor. Hangi tip şişmanlık olduğunu anlamak için karın çevresini ölçülüyor; göbek hizasından karın çevresi 88 cm’i aşmış ise erkek tipi şişmanlık olarak tanımlanır.

Hastanın tedavisindeki en önemli ve birinci basamak kilonun kontrol altına alınması ve kilo verdirilmesidir. Maalesef, pratik hayatta kilo verilmesinde çoğu zaman başarı sınırlı olabilmektedir. Kilo verilmesinde başarı anahtarı, hastanın tam uyum içinde olma isteği, bir diyet uzmanından profesyonel destek alınması ve uygun egzersiz programı uygulanmasıdır.

Hastalar gelişen tedaviler ile çocuk sahibi olabiliyor!

PCOS'lu hastalarda yumurtlamamaya bağlı gebe kalmakta sıkıntı görülebilmekte. Bu nedenle başlangıç tedavisi yumurtlamanın tekrar sağlanmasıdır. Bunun için yardımcı yöntemler; kilo fazlalığı var ise kilo vermenin sağlanması ve hap ya da günlük iğne tedavisi ile yumurtlamanın uyarılması ve aşılama yapılmasıdır.

Kilo vermek tedavide kullanacağımız ilaçların duyarlılığını artırırken ayrıca fazla kiloların gebelikte oluşturabileceği sıkıntıları da ortadan kaldırmak açısından çok önemli. Eğer bu yolla gebelik elde edilemez ise hastalara tüp bebek tedavisi uygulanabilmekte.

PCOS'lu hastalar tüp Bebek tedavisinde en kolay hastalardır!

Tüp bebek yapılması gereken PCOS'lu hastalar gebe kalınabilirlik açısından en kolay hasta grubuna girerler. Çünkü bu hastalarda yumurtalık rezervi, yani yumurtalık uyarımı sonrasında elde edilen yumurta sayısı oldukça iyidir ve diğer nedenlere bağlı gebe kalamama sonucu tüp bebek yapılan hastalara göre gebelik oranları daha yüksek olmaktadır. Aynı zamanda bu grup hastalarda transfer edilen embriyo- embriyolar dışında dondurulacak vasıfta embriyo elde edilmesi ihtimali de çok daha yüksek olmaktadır.  

Yakın zamanda yaptığımız ve yurt dışında saygın bir dergide yayınladığımız çalışmamızda da sadece erkeğe bağlı kısırlık olan olgularda gebelik oranı %44, sadece Polikistik Over görüntüsü olan ancak yumurtlama problemi olmayan hastalarda gebelik oranı %59,6 iken PCOS'lu hastalarda bu oran %66 olmaktadır. Bu nedenle PCOS olan hastaların tüp bebek tedavisi bile gerekmeden, hap ya da günlük iğne tedavisi+aşılama ile gebe kalabilme şansları vardır. Eğer tüp bebek gerekir ise de çok etkin mücadele imkânı olduğunu ve gebelik oranlarının oldukça yüz güldürücü olduğunu da tekrar belirtmek isteriz.

Ancak unutulmamalıdır ki, PCOS'lu hastalarda uygun protokol seçimi ve uygun olan en düşük dozun uygulanması çok önem arz etmektedir. Kontrolsüz yapılan, tüp bebek için uyarımlar sonucunda aşırı uyarım sendromu gelişme riski olabilmekte ve bu tablo hayatı dahi tehdit edecek kadar ciddi sağlık problemlerine neden olabilmektedir.