Selim Önay

Faize bir kala

13.06.2017 Salı

Trump kaygıları, Kuzey Kore krizi ve Orta Doğu gelişmeleri ile meşgul olan piyasalar yeniden merkez bankalarının atacağı hamlelere odaklanmaya başladı. Geçtiğimiz hafta Avrupa Merkez Bankası’nın gerçekleştirdiği para politikası toplantısının ardından bu kez gözler Fed’in gerçekleştireceği Haziran toplantısında.

Piyasalar Fed’in Çarşamba günü vereceği kararda 25 baz puanlık bir artırım bekliyor. Gelmesi muhtemel bu faiz artışının neredeyse tamamı fiyatlandı. Son toplantıda Haziran ayı ihtimallerini hala masada olduğunu belirten üyeler piyasa beklentilerini iyi bir şekilde yönlendirmeyi başardılar.

Son basın konferansının gerçekleştirildiği Mart ayı toplantısında 2017 yılı için büyüme ve enflasyon beklentiler sabit bırakılmıştı. Benzer şekilde 2017 yılında faizlerin bulunması gerektiği yeri gösteren nokta tahminlerinde de bir değişim yaşanmamıştı. Mart ayı projeksiyonlarına göre üyeler 2017 yılında faizlerin yüzde 1.4 seviyesinde olmasını bekliyor. Bu beklenti Fed’in 2017 yılı içerisinde Haziran toplantısının dışında bir faiz artışı daha yapacağını göstermekte. Fed’in bu toplantıda yayınlayacağı projeksiyonlarda 2017 yılı beklentileri adına büyük bir değişim yapacağını düşünmüyorum. Ekonomi Fed’in arzuladığı görünüme sahip değil. Hala enflasyon yükselişinin kalıcı oluşundan emin olunamıyor. Bu endişelerin yanına bir de yeni yıl ile birlikte yavaşlayan ABD ekonomisi eklendi. Veriler çoğu komite üyesince “geçici” olarak nitelendirilse de ekonomide bir ivme kaybının yaşandığı açık.



Fed vadelilerinde ise bir sonraki faiz artırımı ihtimalleri için Eylül ve Kasım ayları ilk etapta öne çıkıyor. Fakat yüzde 25’e yakın olan oranlar piyasanın bu aylarda gelebilecek bir faiz artırımını pek ciddiye almadıklarını gösterir nitelikte. Aralık ayında ise bu oran yüzde 41 seviyesine yükseliyor. Yani piyasalar geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi son faiz artışının Aralık ayında gelmesini bekliyorlar. Piyasaları Fed’in daha hızlı faiz artıracağı düşüncesine ikna edecek gelişmeler genel olarak ekonomik görünüme dair yapılan yorumlardan kaynaklanıyor. Mart ayı toplantısında 2017 yılı için ne büyüme ne de enflasyon projeksiyonlarında değişime gidilmişti. Son dönem bozulması göz önünde bulundurulursa olası revizyonların Fed’in şahin algılanmasına sebep olmayacağı görüşündeyim. Yani 2017 yılı için nokta tahminleri de ekonomik revizyonlar da dolar endeksini kurtaramayacak.

Fed’in 2017 yılı bitmeden bilançosunu daraltmaya başlaması bekleniyor. Yılın ilk çeyreği geride kalırken üyelerin bu küçülme konusuna piyasaları hazırlaması için süre daralıyor. Önceki toplantılarda bilanço hamlesi konusunda fazla detay vermemeyi tercih eden komite üyeleri için Haziran ayı toplantısı yeni bir şans yaratabilir.  Bilançonun ne hızda ve ne şekilde daraltılacağına dair verilecek ipuçları bu kez piyasalardaki volatiliteyi artırabilir.

Diğer Yazarlar

Eda Önder Öztürk

Euro gücünü koruyor…
20.07.2017

Gökhan Özkan

Draghi oyunbozanlık yapar mı ?
20.07.2017

Tuncay Turşucu

Piyasalara haftalık bakış
17.07.2017

Zülküf Aydemir

Petroldeki toparlanma kalıcı mı?
06.07.2017

Yaman Törüner

Bütçe görünümü
20.06.2017

Selim Önay

Faize bir kala
13.06.2017

Birhan Yıldız

Eski alışkanlıklarla geleceğin gayrimenkullerini yaratamazsınız!
29.05.2017

Murat Tufan

Korku endeksi piyasalara hangi mesajı verdi
18.05.2017

Kutay Gözgör

OPEC petrol üretimini yeniden kısmaya hazırlanıyor
15.05.2017

Uğur Batı

Koruyucu melekler ve güven patlaması
19.04.2017

Arzu Toktay

Dolar (DXY) endeksi ve emtialar
10.04.2017