Engel Tanımayanların Destanı

12.10.2017 Perşembe

Milli takım ile vatani görev arasında benzerlik kurulur ya çoğu zaman işte bu işin zirvesi askerde bir bacağını kaybettikten sonra milli formayla şampiyonluk golünü atmak olsa gerek; bir başka deyişle Osman Çakmak’ın yaptığı.

Bir uzuvları eksik bu adamlar öyle büyük bir iş başardı ve birçok olumlu duyguyu o kadar etkileyici bir şekilde gün yüzüne çıkardılar ki adeta kendimizden geçtik.

Bir işi yapmak size zor mu geliyor? Bir kolu olmadan kalecilik yapan Salih’i düşünün. Hayatınızda bir şeyler eksik gibi mi geliyor? Doğuştan sağ bacağı olmayan Rahmi’yi gözünüzün önüne getirin. Hedefinize ulaşmanın olanaksız olduğunu mu düşünüyorsunuz? O zaman aklınıza futbol oynarken bacağını araba ezen ama bugün o koltuk değnekleriyle amuda kalktığı fotoğrafla efsane olan Barış’ı anımsayın. 

Bir de bu cesur yüreklerin finalleri, “normal” milli takımın maçları ile aynı zamana denk gelince işin farklı bir boyutu daha oluştu. Bir yanda yediği önünde yemediği ardında olanların şımarıklık hatta küstahlıkları, diğer tarafta ise canla başla bir mücadele… Hâl böyle olunca herkes aradaki farkı ve olması gerekenin ne olduğunu çok daha iyi gördü. 

Gönüllerin şampiyonu diye bir klişe var ama bu bir avuç yaralı aslanın bu unvana sonuna kadar haiz olduklarını göğsümüzü gere gere söyleyebiliriz. Finaldeki İngiltere, yarı finaldeki Polonya veya İspanya da gönül şampiyonları fakat bizimkiler bu başarıya bir de kıyasla önemsiz olan kupayı eklemeyi başararak hikâyeyi masala dönüştürdü. 

Anlaşılan o ki, gözlerimizin gördüğünün ötesi var ve orası aslında gördüğümüz dünyadan daha büyük. Fiziksel ve görünen eksiklikler, soyut ve görünmesi zor olan; aslında görünen ama görmezden gelinen veya yanlış baskılarla görülmesi engellenen eksikliklerin yanında neredeyse bir hiç. Alınan neticeler bunun en büyük kanıtı.

Avrupa şampiyonu milli takımımızdan başta futbol milli takımı olmak üzere bu ülkedeki herkes gerekli dersleri çıkarmalı; onlar hepimize ilham kaynağı oldu, emeği geçen herkese yürekten teşekkürler. 

can.nizamoglu@gmail.com

 

Yazarın Önceki Yazıları