Ani Duygusal Atakların Sebebi Amigdala Kaçağını Nasıl Yönetiriz?

27.08.2018 Pazartesi
Yazımızda beynimizin Amigdala noktasının şahaneliğinin yanında yarattığı kaoslardan ve bununla nasıl baş edebileceğimize dair tüyolardan bahsedeceğimi söylemek isterim.
 
Günlük rutin hayatınızda yaşadığını tüm olay, duygu ve düşünceleri yaratan bir saliselik etkiler (koku dışında) beynin Talamus noktası denilen kapısından içeri giriş yapmaktadır. Bu etkiler bir insanın bir söz söylemesi, üzmesi, kayıplar, sevinçler, iş hayatı gibi tüm olay ve alanlar olduğu gibi otobüsü kaçırmak, bir yere yetişememek gibi anlık durumlar da olabilir.
 
İşte tüm bu etkiler Talamus noktasından beynin algısına doğru giriş yapar. Normal seyrinde Talamus’tan giren olay ya da bilgi Kortekse yani düşünen beynimize gider ve orada sentez ve analizi yaptıktan sonra nasıl bir reaksiyon göstereceğimize karar veririz.
 
Normal seyrinde Korteks, analiz edip nasıl hissedilmesi ve düşünülmesi gerektiğine dair somut bir sonuç verince, beynin diğer işlevsel bölümlerine gönderimi yapar. Örneğin görsel bilgiyi işlemek üzere bilgi arka boş loba gider, konuşmak ya da müzik farkındalığı için Şakak Lob devreye girer vs. Ama en önemlisi tepki duygusal ise gittiği yer Amigdala’dır.
 
Amigdala bizim duygusal davranışlarımızın aktive edildiği duygusal zekamızdır. Amigdala’nın olmadığı bir beynin nasıl olacağını bir düşünün. Amigdalası alınmak zorunda kalan genç bir insanın yaşamı keskin bir değişime girmiş, olayların duygusal yetersizlik ve duygusal körlük oluşmuştur. İnsanlarla iç içe yaşamayı seven, çok iyi konuşabilen bir yapıya sahip iken, yakın arkadaşlarına karşı kayıtsız hatta anne ve babasını tanıyamaz bir halde, herkesten uzak yapayalnız yaşamayı tercih etmiştir. Bu kayıtsızlığına karşı yakınlarının çektiği acılara bile duyarsız kalmıştır. Ağlamayı bile unutmuştur.
Buraya kadar kısaca beynin şahane akışından bahsettim. Peki bilimsel bir tez ortaya koymadığım bu yazıda Amigdala neden öne çıkıyor?  Ben Amigdala’nın şahane varlığının yanında normal olmayan ani duygusal tepkimelerini anlatmak istiyorum.
 
Dikkatsiz, Fevri Bir Korsandır Amigdala!
Başta bir an olarak tanımlayabileceğimiz olaylar ve etkilerin beynimize giriş yerinin Talamus olduğunu söylemiştim. İşte beynin bu kapısından giren her türlü olay ve bilgi doğrudan Kortekse yani düşünen beynimize gitmesi gerekirken bir elektrik kontağı gibi bir kaçak oluşmakta ve Talamus’un hemen altındaki Amigdala’ya dolaysız olarak düşmektedir. Normal seyrinde dediğimiz gibi Korteks tarafından sentezlenip sağlıklı düşünen beyin işlevi olması gerekirken, taze taze, üzerine hiç düşünülmemiş olan bazı olaylara dair tepkilere gebe Amigdala kaçağı oluşmaktadır.
 
Peki böyle olunca ne oluyor? Sağlıklı beyin çalışmadan Amigdala’ya giden duygusal durum ve olaylar üzerine çoğunlukla yanlış ve aşırı tepkiler gösteriyoruz. Örneğin çocuğumuz okuldan geliyor ve okulda komşumuzun çocuğu ile kavga ettiğini öğreniyor, kaşının kanadığını görüyoruz. İşte böyle bir durumda Amigdala normal değil de korsan haliyle devreye girdiğinde hızlıca gidip komşumuzun kapısını çalıp kavgaya tutuşuyor ve olağanın dışında hakaret ve reaksiyonlar gösteriyoruz.
 
Amigdala kaçağı ne zaman ve hangi durumlarda olur? Amigdala kaçağı genelde aşırı duygusal, aşırı korku ve öfkeye dayalı karşılaşmalar sonucu olmaktadır. Ani üzüntüler, ani korkular, zaten var olan korkuya dayalı bir olayın gerçekleşmesi, agrasyon yaratacak bir olayın vuku bulması gibi durumlarda, bazen o bilgi Talamus kapısından girer girmez sağlıklı beyin yerine kaçak sonucu Amigdala’ya gidiyor.
Amigdala kaçağını şimdilerde belki de en çok trafikte, aşk dünyasında, ebeveynlikte görmekteyiz. İşte bu yüzden aşırı hassasiyetlerimizde beynin sağlıklı kısmı değil duygusal kısmı Amigdala bir kontakla ani devreye giriyor.
 
Bunu bilimsel açıklamak istemesem de düzenekten bahsetmem gerekti. Fakat bu Amigdala kaçağını trafoya kaçan kedi gibi görmeyiniz. Hayatımızı zehir eden ani davranışlar, geri dönülmez hatalar ve pahalıya mal olan tepkiler işte tam bu sağlıksız durumun sonucu olarak karşımızda durmaktadır. Cinnet sonucu cinayetler, parasızlığın yarattığı korkuya dayalı hırsızlıklar, üzüntü ve öfkelerle baş edemeyip her fırsatta alkol ya da uyuşturucuya sığınmalar, sigara, uykusuzluk… ne ararsanız bu noktanın kaçağından olmuş olabilir.
 
Biraz daha genişletelim. Eşlerden birinin aldatılma korkusu vardır ve eşine ulaşamamış ya da bir kısım arkadaşlarıyla bir yerlerde oturduğu bilgisi gelmiştir. Eş çılgınlar gibi bir öfkeyle aldatıldığını düşünmeye başlamakta ve gidip baskın bile düzenleyebilmektedir. Günümüzde ilişkiden korkan bireyler ve danışanlarla sıklıkla karşılaşmaktayım. İşte tam bu kategoride genelde aşka benzer ani kalp ritimlerinde ani kaçışlar ve yok sayışlar gözlemlemekteyim. Bu da ilişki korkusu üzerine aşk titreşimleri olduğunda Amigdala kaçağı sonucu anlamsız reaksiyonlar olarak karşımıza çıkmaktadır.
 
Karı-Koca arasında ve çocuk-ebeveyn arasında da sıklıkla rastlıyoruz. Çocuk ve ergen yaş bireylerin özgürlüklerine müdahale edildiğini düşünmesi ya da istediğinin alınmaması durumundaki ani reaksiyonları işte tam bu yüzden. Burada bir parantez açarak bu yaş gruplarında beynin diğer duygu bölümlerinde yaratılmış kayıtlar da etkendir. Yani örneğin ergen yaş birey zaten hep özgürlüğünün kısıtlandığını düşünüyordur. Bu tür vakalarda bütünsel bakmak doğrudur. Şu an sadece ani aşırı reaksiyon kaynağı ve düşünce dışı kaçaktan bahsediyorum.
 
Geç gelen kocamıza kızmamız, alışveriş listesinde tam da canımız kek istiyorken vanilyayı unutan oğlumuza bağırmamız, vazomuz kırıldığında bir de üzerine kalp kırmamız, terk edildiğimizde ani depresyona girişlerimiz, bizi eleştiren birini ondan daha fazla yermemiz ve öfkelenmemiz, elektrikler kesildiğinde tam o an fazla huzursuzlaşmamız bu yüzden.
 
“Hadi onlar da olsun o kadar” diyeceğimiz kısımları es geçelim. Biz onarılmaz kısımları önemsiyor olalım.
 
Peki nasıl baş edeceğiz? Neyseki Prefrontal beyin tampon görevi yapmaktadır. Bu beyin Amigdala ve Limbik bölgedeki ilkel dürtüleri yumuşatarak daha makul seviyelere dönüşmesine imkan sağlar. Ama Prefrontal beynin tampon görevi yapmasından hemen önce tepkiyi çoktan dışa vurmuş olabiliriz.
Bu yüzden ani duygu güdülerimizde 1-2 dakika oturmak, durmak ve sessiz kalmak gerekmektedir. Bu bekleyişin önemi büyüktür. Çünkü Talamustan giren ve normal seyrinde gitmeyip Amigdala’ya kaçan durumlarda bu 1-2 dakikalık bekleme o bilgiyi sağlıklı beyne göndermektedir. Sağlıklı beyin devreye girdiğinde sonuç sağlıklı olacaktır. Belki yine duygusal bir reaksiyon için Amigdala’ya gelecektir ama sağlıklı bir geliş söz konusu olacaktır.
 
Böylece eşlerimizi, çocuklarımızı, ebeveynlerimizi ve tüm sevdiklerimizi kırmadan önce beynimizi sağlıklı işletmiş olacağız. Amigdala kaçağında köprüden önce son çıkışta soluklanırsanız her zaman doğru yolu bulmuş olacağınızdan emin olmalısınız. İki kez düşün sonra yap deyimi vardır ya bu tam Amigdala kaçağı için olsa gerek. Bir de eskiler “üzerine yat” derlerdi. Bir olay veya durum karşısında bu gece üstüne yatıp yarın bir kez daha düşünmeyi doğru sayarlardı ki bu da gerçekten çok doğrudur. İşte bu nasihatler hep Amigdala kaçağı olaylar sonucunda üretilmiş olsa gerek.
 
Ben genelde önceden hazırlanmış malzemelerden kaynaklandığını tespit ediyor ve savunuyorum. Kendimizde yarattığımız korkular, kayıtlar, önyargılar, dışa karşı bir X-Ray görevi yapmaktadır. Bu X-Ray’den geçen durum tam bu yarattıklarımızla ilgili ise çoğunlukla Talamustan Amigdala’ya kaçış da kaçınılmaz olmaktadır. 
 
Bu yüzden en doğrusu elbetteki korkulardan, kayıtlardan ve önyargılardan kurtulmaktır. Ama siz ne olur ne olmaz içinizde “ani” olarak tanımlayabileceğiniz bir duygusal dürtü varlığı halinde başınızı 1-2 dakika bir tarafa çevirin, elinizi yüzünüzü yıkayın, camı açın ya da sadece sessizce oturup beynin sağlıklı halinin işlemesine müsaade edin ve bunu özellikle çocuk ve ergin çocuklarınıza da öğretin derim.
 
 
 
Betül Yergök /Mentalizasyon
http://mentalizasyon.com/
mail: info@mentalizasyon.com
İnstagram/Youtube: @mentalizasyon