Başarısızlıktan korkmadan çalış

GE Sağlık’ın Türkiye Genel Müdürü Yelda Ulu Colin, “Risk almaktan çekinme, kendine güven” diyor

21.04.2019 Pazar Güncelleme : 24.04.2019-16:44 Pazar
EKONOMİ SERVİSİ

Mühendis bir kadın Yelda Ulu Colin. Mühendislik eğitiminin iş hayatında ve özel hayatında çok fark yarattığına inanıyor. İş hayatında, üniversite döneminde yapılan stajların önemini ise altını çizerek vurguluyor. Kadın yöneticilerin detaylara hâkim olması ve birden fazla işi aynı anda yapabilme becerilerine güveniyor. “Gelecek, hastasız hastaneler sektörün genel bir gerçeği haline gelecek” cümlesi bizi çok heyecanlandırdı. Çok keyifli bir sohbetti, sizi Yelda ile başbaşa bırakalım.

ODTÜ’lü

- Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

GE Sağlık’ın Türkiye Genel Müdürü olarak görev almaktayım. Aynı zamanda Tıbbi Görüntüleme Teşhis ve Tedavi Teknolojileri Derneği’nin de Başkanlığını yürütmekteyim. 25 yıldır sağlık endüstrisinin teknoloji tarafında uluslararası firmalarda kilit ticari ve yöneticilik görevleri üslendim. Ankara Atatürk Anadolu Lisesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden mezun oldum. Sağlık sektöründe çalışmanın ve insanların yaşamına olumlu etki sağlamanın hayatıma anlam kattığını her gün hissediyorum.  İki tane aydınlık genç insanın, Can ve Lara’nın annesiyim.

- Sizi lider ya da kişi olarak değiştiren, olgunlaştıran, buymuş dedirten bir başarısızlık anınız var mı? Paylaşabilir misiniz?

Başarısızlıkların beni daha da hırslandırarak başarma arzumu motive ettiğini gördüm. İnancım o ki, başarmak için doğru yoldan sapmadan ısrarla öğrenmek ve öğrendiklerimizi uygulamak lazım. Bazen de her olasılığı denediğiniz halde olmuyorsa akışa bırakmak gerekiyor. Hayatın bana öğrettiği bir ders, ne bir şeye çok seviniyor ne de çok üzülüyorum. Zira bugün üzüldüğünüz bir olayın sizlere gelecekte bambaşka kapılar açtığı ve daha pozitif bir sonuca götürdüğü olabiliyor.

Detaylara hakim

Yönetici olan bir kadın olmak hakkında doğru bilinen yanlışlar nelerdir?

Kadın yöneticilerin detaylara hâkim olması ve birden fazla işi aynı anda yapabilme becerilerinin olması, özellikle de erkek egemen ortamlarda bazen kadın yönetici sert diye algılanabiliyor. Bence önyargılardan uzaklaştıkça, daha özgür düşünebilme ve kadın erkek ayrımı gözetmeden öğrenme ve öğretme ortamı yaratmak mümkün. 

- Sektörünüze girecek bir girişimci ve yeni mezuna önerileriniz nelerdir?

Kesinlikle meraklı ve araştırmacı olmaları, başarısızlıktan korkmadan çalışmalarını öneriyorum. Öğrenmenin doğal bir süreci denemek, yanılmak, dersler çıkarmak ve yola inatla devam etmek diye düşünüyorum. Dünyada olan biteni takip etmeleri, kendine güvenmeleri ve yaratıcı düşünmeye açık olmaları da çok önemli.

Yeni meslekler olacak

- 2030 senesinde sektörünüz nasıl değişecek?

Her sektörde olduğu gibi sağlık sektöründe de sanal gerçeklik, makine öğrenmesi her gün daha da fazla hayatımızın bir parçası haline geliyor. Benim öngörüm, 2030 senesinde tüm bu teknolojik gelişmeler ışığında insanlar sağlıklarını daha profesyonel ve daha proaktif takip edebilecekler. Gelişen teknolojiler sayesinde hastalıklar daha oluşmadan önlem alınabilecek ve belki de hastasız hastaneler sektörün genel bir gerçeği haline gelecek. Hatta bugün olmayan meslekler sektörümüzde var olacak.

- Bir gününüz nasıl geçiyor? Gün kaçta başlıyor, kaçta bitiriyorsunuz işi?

İş hayatına atıldığım ilk günden bu yana güne hep erken başlıyorum, genellikle saat 06:00 gibi. İşi bitirmek aslında fiziken ofis dışında olmakla pek olmuyor. Zira işimi çok seviyorum ve yıllar içinde karmaşık projeler ve zorluklarla mücadele ederek başarıya giden yolu bulmak ve bunu sevdiğim takım arkadaşlarımla beraber yapmak sanırım aynı zamanda hobim haline de geldi. 

Sonuç odaklı

- İşte sizi çıldırtmak için ne yapalım?

Nasıl yapılabileceğini değil de neden olamayacağına dair konuşarak sanırım. İş hayatım boyunca her sorunun mutlaka yaratıcı bir çözümü olduğuna ve yeterince veri toplayıp üzerinde vakit ayırıp düşünürsek mutlaka başarıya ulaşacağımıza hep inandım ve bunu böyle uyguladım. Beraber çalıştığım arkadaşlarımın da hep sonuç odaklı, yaratıcı ve pozitif insanlar olmalarını tercih ediyorum. 

- Gizli kahramanız kim?

Zorlukların üstesinden gelen ve çevresine pozitif enerji veren herkes gizli kahramanım ama sanırım babam ve çocuklarım ilk sırada. Babam, çünkü kız çocuğu olarak beni her konuda cesaretlendiren, cinsiyet ayrımı yapmadan çocuklarına eşit davranan akılcı, olumlu ve sevecen bir baba olduğu için. Çocuklarım çünkü, seyahatler ve uzun çalışma saatlerim sebebiyle onlardan ayrı geçirdiğim zamanlar için hiç şikayet etmeden kendi yollarını çizebildikleri ve bana da hep destek oldukları için.

Erkekler birbirini destekliyor

- Hedeflerinizi nasıl koyarsınız?

Şimdi oldukça iş ağırlıklı bir rutinim var ve bu sayede son dört beş yılda Türkiye’de firmamı getirmek istediğim yere getirdiğime inanıyorum. Hedefim bu başarının daha sistematik ve kalıcı bir hale gelmesi. Bir diğer hedefim ise şu anda olabildiğince vakit ayırmaya çalıştığım toplumsal sosyal sorumlulukla ilgili konulara daha fazla odaklanmak. 

- 20 yaşına dönseydiniz neyi farklı yapardınız?

Bazı adımları daha erken ve stratejik atardım. Genellikle erkek egemen ortamlarda tek kadın veya nadir kadın olarak çalıştım. Ve gözlemim o ki, erkeklerin arasında her zaman birbirlerini destekleyen ama söze dökülmeyen bir paket hep var. Sanırım bu sebeple haksızlık karşısında daha fazla sesimi çıkarır ve adımlarımı daha cesaretle vakit kaybetmeden atardım.

BinYaprak nedir?

Kız kardeşim! Biz çalışma hayatında birbirimize destek olmak için BinYaprak’ta hep bir arada olan kadınlarız. Dijital işte kız kardeşlik networküyüz. İlham veren İlk Yapraklarımız, bize destek olan İlham Veren Şirketlerimiz, aklımızdaki soruları cevaplayan ve cesaret veren kadınlarımız, kadının iş hayatında yükselmesi için ben de varım diyen erkeklerimiz ile 10 bin üyelik ilham ve destek platformuyuz. Hikayenin ve tecrübenin biricik olduğuna inanıyor ve seni çok merak ediyoruz!

SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ