Fenerbahçeli bunu hak etmiyor

17.01.2019 Perşembe

“Yaşlanmak, bir dağa tırmanmaya benzer. Çıktıkça yorgunluğunuz artar, nefesiniz daralır. Ama görüş açınız genişler.”

Yaşlanmayı en güzel anlatan bu kelimeler İsveçli ünlü oyun yazarı ve film yönetmeni Ingmar Bergman’a ait... Bir insan yaşlandığı zaman ne arar? Stresten uzak, huzur arar huzur... İstanbul gibi metropol bir kentten uzaklaşmanın ve Gelibolu’yu tercih etmemin temelinde de bu faktörler yatıyor. Gelibolu, her yönüyle güzel bir ilçe, huzurun adresidir. Buraya yabancı değilim, tam tersi 20 yıl Saros Körfezi’nde tatil yapma olanağı buldum, seviyorum burasını. Başka bir benzetmeyle benim gibi ‘emekliler’ ilçesidir Gelibolu... Sıkıldınız mı ya da İstanbul’u özlediniz mi, otobüsle dört saat...

Lafı uzatmayalım, Saros Körfezi’nde 20 yıllık süreç Gelibolu’da müthiş dostluklar kazandırdı bana... Artık gazete yerine merkeze iniyorum, dostlarla sohbet ediyoruz, bir bakıyorsunuz ki akşam olmuş, doğru eve! Sohbetlerimizin çoğu futbol üzerine kurulu, dostlarımın sorularını dilim döndüğünce yanıtlıyorum. İnsanları sıcak, sevecenler misafirperverler. Üç büyük taraftarı oldukça fazla... Öyle fanatik falan değiller, gerçekçiler. Ne var ki, Fenerbahçeli dostlar oldukça dertliler, geleceğe umutsuz bakıyorlar.

Hele hele bir esnafımız var ki, adı “Fenerli Mustafa...” Esnaf, küçücük bir restoranı var, beş masa falan... Ama sıcacık... Yemek çeşidi fazla değil, güveçte fasulye, köfte, paça, işkembe ve mercimek çorbası, hepsi bu kadar. Paça çorbasını oldum olası severim, ancak geç kalmayacaksın, öğlene doğru bitiyor, ya da telefonla ayırtıyorsun. Aslında orası bir restaurant değil, evinizin mutfağı sanırsınız, her şey lezzetli... O küçücük yerin adı ne biliyor musunuz, “Fenerli Mustafa...” Bir dokun, bin ahh işit misali! Öyle ki evinde decoder var, ama Fenerbahçe maçlarını izlemiyor, şimdilik başka takımların mücadelesine yönelmiş! Niye baba?:

Nesini izleyeyim halimize bak, olacak iş mi bu? Tutturmuşlar yabancı hoca... Hangisi yararlı olmuş ki? Aykut Kocaman başarısız mıydı? Asla...

Mustafa Ağabey kızıyor, Fenerbahçe’nin maçlarını izlemiyor, izlemese de, üzerindeki sarı-lacivertli anoraktan da vazgeçmiyor. Belki bir tane var, belki fazla... Ne zaman uğrasam üzerinde. Elbette oraya başka renklere gönül verenler de geliyor, ufak-tefek şaka yollu takılmalar gırla gidiyor. Mustafa Ağabey, yanıt vermiyor, içine atıyor, yeni sezonu bekliyor.

Yaa işte sevgili Fenerbahçeli teknik adam ve futbolcular... Gelibolu ilçesindeki Fenerbahçeli bir portreyi anlattım size, valla üzülmeyi hiç hak etmiyor Fenerli Mustafa Ağabey... Bu sese, bu serzenişlere, bu isyana kulak verin!

Sokaktaki Beşiktaşlı şampiyonluk bekliyor

Ryan Babel’in Fulham’a transferine iki pencereden bakmakta yarar var. Babel’in karnesi ortada... 89 resmi maç, 29 gol ve 12 asist.

Tamam, Babel’in sözleşmesi bitiyor eyvallah, bu madalyonun bir yüzü. Peki, diğer yüzü ise negatif ötesi! Takım içinde Babel’in yerini dolduracak alternatif var mı? Yok! Dememiz o ki, Babel tipik  kanat oyuncusu olmaktan çok, skor tabelasını değiştiren bir fotoğraftır. Bunu bizler söylemiyoruz, istatistikler ortada.

Sözleşmesi biterse bitsin, zorlu bir ikinci yarı Kartal’ı beklediğini bilmiyor musunuz? Bir yanda zirve hesabı yapacaksınız, diğer yanda takıma büyük katkıları olan futbolcuyu, ‘sözleşmesi bitiyor’ diye göndereceksiniz. Ancak, ‘evdeki hesap’ her zaman çarşıya uymaz! Tamam, UEFA’nın Fair-Play kriterleri var, biliyoruz. Ne var ki, sokaktaki Beşiktaşlı taraftar, ona bakmıyor, şampiyonluk bekliyor, bilesiniz!

Çok mu uzak?

Şenol Güneş, bilgi-birikimi olan bir teknik adam... Artı, aldığı eğitim de ortada... Kendisini ya da düşüncelerini ortaya koyarken oldukça açık sözlü. Ne var ki, Antalya’da yaptığı basın toplantısında bir konuşması var: “Transferi yönetim yapıyor, bilmediğim konular. Siz benden daha yakınsınız (gazeteciler) şu sıralar. Ben kulüpten randevu alıyorum.”

Öküzün altında buzağı aramak gibi bir niyetimiz yok. Yok da kullandığı cümleler lastik gibi, istediğiniz yere çekin! Gazetecilere “Siz daha yakınsınız” diyor. Peki hocam sen uzak mısın? Arabayla trafik yoksa, Ümraniye’den stada gitmek, yarım saat... Uzak bir mesafe değil!

Bir de şu transfer konusu var, anlamakta zorlanıyorum! Yani, sizin haberiniz olmadan mı transferler yapılıyor, hiç mi katkınız yok? Rapor falan ya da isim vermiyor musunuz?

Burak için son durak!

Görüyoruz ki, Burak Yılmaz transferi gerçekleşti ama tartışmaları bitmek bilmiyor! Deneyimli teknik direktör Şenol Güneş, olumsuz havayı yumuşatmak adına ona sahip çıkıyor, efor harcıyor, doğru da yapıyor. Güneş, “Kimseye kefil olmam ama, Burak’a kefilim” diyor biraz daha ileri gidiyor: “Eğer bana güveniyorsanız, Burak Yılmaz’a da güvenin...”

Eee artık top Burak Yılmaz’da... Dileriz hocasının bu güvenini boşa çıkarmaz. Çıkaracağını da pek sanmıyorum. Çünkü 33 yaşında, olgunluk çağında, işine odaklanacaktır. Beşiktaş artık onun son durağıdır.

Yazarın Önceki Yazıları
Günün Yazarları