Cumhurbaşkanı, şehit yakınları ve gazileri Külliye’de ağırladı: Unutmayacağız unutturmayacağız

15 Temmuz’un yıl dönümünde şehit yakınları ve gazilerle yemekte bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz’u unutmayacağız unutturmayacağız. Her şehit ailesi ve her gazi benim öz kardeşim mesabesindedir” dedi

16.07.2018 Pazartesi Güncelleme : 16.07.2018-2:00 Pazartesi
ANKARA Milliyet

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Milletimiz asırlardır sahada kanıyla, canıyla, bileğinin hakkıyla kazandıklarını masada söz oyunlarıyla, diplomasi tuzaklarıyla, gafletle ve hatta ihanetle kaybetmekten bıkıp usanmıştır, biz kaybetmeyeceğiz. Biz şehitlerimizin kanları, gazilerimizin fedakarlığı ve bu yola baş koymuş milyonların mücadelesi uğruna kazandıklarımızı masada tehlikeye atmamakta kararlıyız” dedi. “Şunu unutmayın bu FETÖ’nün arkasından gelenler bitmez” diyen Erdoğan, “Onların girdiği bütün hücreleri keşfederek söküp atacağız” vurgusu yaptı.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Kongre ve Sergi Salonu’nda 81 ilden gelen bin 600 şehit yakını ve gazilere yemek verdi. Erdoğan’ın yanında, Tunceli’de terör örgütü PKK tarafından şehit edilen öğretmen Necmettin Yılmaz’ın babası Hamit Yılmaz ile 15 Temmuz’da şehit olan Ömer Halisdemir’in eşi Hatice Halisdemir ve oğlu Ertuğrul Halisdemir yer aldı. Program Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı. 15 Temmuz’da Külliye çevresinde 29 vatandaşın şehit olduğunu hatırlatan Erdoğan, şunları söyledi:

17 BİN ŞEHİT: Bu salon 2 bin 2 bin 500 kişilik. Zaman içerisinde diğer ailelerle de bir araya gelme şansı bulacağız. Yürüttüğümüz mücadele öylesine büyük ki bu uğurda hayatını kaybeden ve gazilikle şereflenen kardeşlerimizin sayısının çokluğu tabii ki bu buluşmaya imkan vermedi. Sadece 1984 yılından bu yana asker, polis, güvenlik korucusu, diğer kamu görevlisi olarak 9 bine; sivil vatandaşlarımızla birlikte 17 bine yakın şehidimiz vardır. Kur’an-ı Kerim’in şehitlerle ilgili; ‘Allah yolunda öldürülenlere sakın ölüler demeyiniz, bilakis onlar diridirler, lakin siz anlayamazsınız’ emri ve müjdesi en büyük teselli kaynağımızdır. Malullük düzeyinde yaralanan gazilerin sayısının da şehitlerin yaklaşık yarısı kadardır.

MECBUR KALIYORUZ: Şehit ve gazi sayımızla mukayese edilemeyecek kadar çok sayıda teröristi de ortadan kaldırdık. Sadece Fırat Kalkanı Harekatı’nda 3 bin DEAŞ’lıyı, Zeytin Dalı Harekatında 4 bin 600’e yakın PKK ve PYD’liyi etkisiz hale getirdik. Bu yıl sınırlarımız içinde ve Kuzey Irak’ta yürüttüğümüz operasyonlarda etkisiz hale getirdiğimiz terörist sayısı bin 400’e yaklaştı. Terörle mücadelede Türkiye sınırları içinde ve dışında böylesine büyük kayıplar vermek ve verdirmek kesinlikle bizim tercihimiz değildir. Devlet ve millet olarak varlığımıza yönelen tehditler ve saldırılar karşısında bu mücadeleye mecbur kalıyoruz. Milletimizi kalkındırmak, refahımızı artırmak için kullanmamız gereken kaynaklarımızı terörle mücadeleye tahsis etmek zorunda kalıyoruz. Asla başaramayacakları gün gibi aşikar olduğu halde terör örgütlerinin ısrarla üzerimize salınmasının gerisindeki amaçlardan birinin bu olduğunu da biliyoruz. İşte bu kısır döngüyü kırmak için son yıllarda terörle mücadele stratejimizi değiştirdik. Artık tehdidin, tehlikenin kapımıza dayanmasını beklemiyoruz. Sivrisineklerle uğraşmak yerine bataklığın kendisini kurutmaya yönelik hamleler yapıyoruz.

BUNDAN SONRA İŞMİZ KOLAY: 15 Temmuz darbe girişiminden beri yaşadıklarımız bu kararımızın ve kararlılığımızın ne kadar doğru olduğunu gösterdi. FETÖ ihanet çetesinin de tıpkı PKK gibi, tıpkı DEAŞ gibi, tıpkı diğer terör örgütleri gibi tek hedefi ülkemizin birliğidir, beraberliğidir, geleceğidir. Türkiye kendi kararlarını alıp kendi belirlediği hedeflere doğru ilerledikçe karşımıza çıkartılan engelleri giderek daha kolay aşmayı başardık. Başarılamaz denilen nice işin üstesinden hamdolsun geldik, geliyoruz. Sahada mesafe kat ettikçe yıllarca ülkemize kuru tehditlerle patinaj yaptıranların gerçek yüzlerini ve güçlerini görme imkanı da bulduk. Sahada karşımızda duramayanların, diplomasi, siyaset, ekonomi ve psikoloji gibi yöntemlerle kurdukları tuzakları da birer birer teşhis ve teşhir ediyoruz. İnşallah bundan sonra işimiz daha kolay.

HER ŞEY FARLI OLACAK: Şehitlerimize manevi borcumuzu ödeyebilmek, gazilerimize layık olabilmek için artık daha fazla imkana sahibiz. Yeni yönetim sistemimizle karar alma ve uygulama mekanizmalarımızı tıkayarak Türkiye’yi istedikleri gibi yönlendirenlerin bir kozlarını daha ellerinden aldık. Bugün geleceğimize dün olduğundan çok daha ümitvar bir şekilde bakıyoruz. İnşallah 2023 hedeflerimize ulaştığımızda her şey çok daha farklı hale gelecek. 15 Temmuz gecesi darbe girişiminin mahiyeti anlaşıldığında Adana’nın kuzeyindeki Yörük vatandaşlar toplanıp Ankara’daki bir hemşerilerini arıyor. ‘Gavur Ankara’yı bombalıyor, dayanın geliyoruz’ diyorlar. Milletimiz hayran kalınası irfanıyla darbe girişiminin gerisindeki silueti işte böyle keşfetmiş ve hemen tavrını almıştır; dayanın geliyoruz. Bu anlayışın tarihimizde pek çok örneği mevcuttur.

BÜTÜN HÜCRELERİ SÖKÜP ATACAĞIZ: Yaşadığımız bu önemli dönüm noktasını unutmamak ve unutturmamak için 15 Temmuz’u Demokrasi ve Milli Birlik Günü ilan ettik. Artık her 15 Temmuz bizim için biliyorsunuz tatil olan bir gün, unutturmayacağız, unutmayacağız. Bu anma günü vesilesiyle yıllar boyu yapılacak her muhasebe maziden atiye kurduğumuz köprünün daha da güçlenmesini sağlayacaktır. Şunu unutmayın bu FETÖ’nün arkasından gelenler bitmez. Onların girdiği bütün hücreleri keşfederek söküp atacağız. Durmak yok yola devam edeceğiz.

ŞAHSIMA YAPILMIŞ SAYARIM: Her şehit ailesi ve her gazi benim öz kardeşim mesabesindedir. Onlara yapılan her yanlışı şahsıma yapılmış sayarım, ona göre davranırım. Bir daha 15 Temmuz’lar yaşanmaması için çocuklarımızı bu bilinçle yetiştirmeliyiz. Dinini, milliyetini, dilini, vatanını, devletini bilmeyen her çocuk terör örgütlerinin potansiyel hedefidir. Ama benim sizden bir ricam var. Şehadet bambaşka bir şeydir, o makam çok başkadır. Şehadetin inceliğini, hassasiyetini özellikle kavramak ve şehadetin istismar edilmesine de asla müsaade etmemek gerekir ki şehitlerimizi o makamda rahatsız etmeyelim.

‘Bize elif gibi nesiller lazım’

Cehalet okuma yazma bilmemek değil tarihini, kültürünü, medeniyetini öğrenmemektir. Bize kendini bilecek, elif gibi dosdoğru olacak, gönüllere girecek nesiller lazım. İşte bunun için eğitim-öğretim konusunu önceliklerimizin en başına alıyoruz. Hedeflerimize şekil olarak okumuş ancak ruh olarak çorak kalmış nesillerle ulaşamayız, burası çok önemli. Bizim hem ilmiyle, hem gönlüyle geleceğine yürüyen nesillere ihtiyacımız var. Anneler, babalar işte sizden bunu bekliyoruz. Unutmayın en büyük öğretmen, mürebbi, mürebbiye sizsiniz. Okullarınızdaki öğretmenler önemli ama siz en önemlisiniz. Yeni 15 Temmuzların, yeni terör örgütlerinin bünyemize saldırmasının önüne geçebiliriz. Ancak bu şekilde yüce dinimizin değerlerinin aziz milletimizin hassasiyetlerinin istismarının önüne geçebiliriz. Ancak bu şekilde geleceğimize güvenle bakabiliriz.

‘Kazandıklarımızı masada asla kaybetmeyeceğiz’

Özgürlüğümüzün kıymetini daha çok bileceğiz. Ezanlarımızı susturtmamak, bayrağımızı indirtmemek, vatanımızı korumak, devletimize sahip çıkmak için daha kararlı hareket edeceğiz. Milletimiz asırlardır sahada kanıyla, canıyla, bileğinin hakkıyla kazandıklarını masada söz oyunlarıyla, diplomasi tuzaklarıyla, gafletle ve hatta ihanetle kaybetmekten bıkıp usanmıştır, biz kaybetmeyeceğiz. Biz şehitlerimizin kanları, gazilerimizin fedakarlığı ve bu yola baş koymuş milyonların mücadelesi uğruna kazandıklarımızı masada tehlikeye atmamakta kararlıyız. Bunun için içerideki başarılarımızı dışarıda da tahkim edecek şekilde hareket ediyoruz. AB’den NATO’ya kadar tüm uluslararası kuruluşlarla ilişkimizi bu anlayışla yürütüyoruz. Rusya, Çin, Afrika, Güney Amerika, Asya gibi tüm coğrafyalarda dünyanın yükselen güçleriyle mümkün olan en gelişmiş işbirliği zeminini kurmaya çalışıyoruz. Mecburiyet ve mahkumiyet değil karşılıklı fayda temelinde bize doğru atılan her adıma fazlasıyla karşılık veriyoruz.

KARŞILARINDA BİZİ BULURLAR: Demokrasimizi ve ekonomimizi geliştirerek istiklalimize ve istikbalimize sıkı sıkıya sahip çıkarak bu konumumuzu daha da güçlendireceğiz. 15 Temmuz işte bu inancımızın, bu kararlılığımızın sembolüdür. Kendi akıllarınca 15 Temmuz’u önemsizleştirmeye çalışanlar aslında örtülü olarak ülkemize ve milletimize karşı ruhlarında biriktirdikleri kibirlerini, kinlerini, nefretlerini dile getiriyorlar. Terörle mücadelemizi küçümseyenler de aynı ruh halindiler. Hiçbir siyasi, sosyal, ekonomik çıkar, hiçbir kişisel husumet böyle bir alçaklığı mazur gösteremez. Şehitlerimizin aziz ruhlarının muazzeb edilmesine, gazilerimizin incitilmesine asla izin vermeyiz. Böyle bir davranış içine girenler karşılarında önce bu aziz milletin bir ferdi olarak ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı olarak bizi bulur.

Şehitler için Kuran okudu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, darbe girişiminin yıl dönümünde Beştepe Millet Camii’nde düzenlenen Hatm-i Şerif töreninde şehitler için Kur’an-ı Kerim  okudu. 

Erdoğan, TBMM Başkanı Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, kabine üyeleri, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ve vatandaşlar camide şehitler için dua etti. Erdoğan da camide şehitler için Kur’an-ı Kerim okudu. Hatm-i şerif merasiminin sonunda Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, tüm şehitler için dua etti.

‘15 Temmuz zaferinin ruhunu ilelebet yaşatmayı diliyorum’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine  Erdoğan, “Aziz milletimizin eşsiz kahramanlığı ile kazanılan 15 Temmuz zaferinin ruhunu ilelebet yaşatmayı diliyorum” ifadelerini kullandı. Emine Erdoğan, Twitter hesabından, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’ne ilişkin paylaşımında bulundu. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nde şehitleri rahmet ve  minnetle andığını belirten Erdoğan, “Aziz milletimizin eşsiz kahramanlığı ile kazanılan 15 Temmuz zaferinin ruhunu ilelebet yaşatmayı diliyorum” ifadelerine yer verdi.
 

SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ