'Üç büyük' kaostan Fenerbahçe sorumlu

20.11.2018 Salı
Hayal bu ya!.. 12. hafta itibarıyla puan cetvelinde Fenerbahçe ile Başakşehir’in yerini değiştirin.
Kalemle çizip yazmak şart değil; öyle olduğunu hayal edin.  
Düşünebiliyor musunuz bugün ne kadar farklı noktada olacağımızı, ne kadar başka tartışmalar yapacağımızı?
Sadece Fenerbahçe’de değil, Galatasaray ve Beşiktaş’ta da gündem bambaşka olurdu.
Sayın Fikret Orman’a “paralar nerede” kabalığı yapmak kimsenin aklına gelmez, Sayın Orman yanıt vereceğine “pusu kurmayın” hamasetine tenezzül etmez, ezeli rakiplerine odaklanan Şenol Güneş, Trabzonspor’a veya Milli Takım’a kur yapmazdı muhtemelen.
Galatasaray Başkanı Sayın Mustafa Cengiz, acemisi olduğu stratejilerde insanlara “hayvan” diyerek her iki canlı türünün de vebalini almaz, gücünü aşan restlerle masadan erken kalkmak zorunda kalmaz, ceza bağımlısı olmazdı... Yardımcısı saçmalamazdı. Çünkü tepedeki Fenerbahçe’yi kovalamak zorunda kalan Terim, kulübü ve takımı yıpratan “malum” motivasyonlara girişmez, Sayın Cengiz’i ve yardımcısını takipçisi olmak zorunda bırakmazdı.
Bu bir olasılık tabi...
Ama çok kuvvetli...
Herkes biliyor ki, Başakşehir’i geçmeye çalışmak ile Fenerbahçe’yi aşmaya uğraşmak benzer eforları gerektirse de hem camia hem de bireysel bağlamda aynı motivasyon ve odaklanmayı sağlamaz ezeli rakiplere.
Yani, ligin kimyasını Fenerbahçe alt üst etti.
Hâlâ da devam ediyor!
Nasıl mı?
Bakınız, Sayın Ali Koç’un üç hedefi vardı açık ara farkla seçim kazandıran...
Fenerbahçe’yi Fenerbahçeli olmayanların bile sempatiyle bakacağı vefalı, kibar bir lider haline getirmek.
Genç futbolcularımızla çelik gibi Avrupai bir takım yaratmak.
Ve Fenerbahçe’yi iflas noktasına taşıyan sürdürülemeyecek borçlarını azaltmak.
Hepsi birbirini tamamlayan unsurlardı.
Ve ancak eşgüdümle uygulanırsa “model” yaratabilirdi.
Ama evdeki hesap çarşıya uymadı... Forma bulamayan gençlerimizin de içinde bulunduğu 11 yeni transfer yapıldı Fenerbahçe’ye... Şimdi 7 yeni yabancının peşinde Ali Koç’un teknik kadrosu.
Hani “perhiz”, niye bu kadar “turşu”?
Peki Sayın Koç ne yapıyor şu sıralar?
Che Guavera’nın yaşam mottosu “Gerçekçi ol, imkansızı iste” deyişine sarılıyor:
“Bu düzen böyle gitmez”!..
İşe “A” planı “yeni Fenerbahçe” ile başladı Sayın Koç.
Kısa sürede “bas parayı al yabancıyı” şeklindeki “düzeni aynen korumaktan başka işe yaramayan” kadim “B” planına döndü.
O da bir işe yaramayınca “A” planının faziletlerini ve mecburiyetini anlatmaya devam ediyor.
Olay Fenerbahçe’de başlayıp Fenerbahçe’de bitmiyor.
Ortada Ali Koç’un yeni düzen hedefleyen “A” planına gönüllü olan, “kurtuluş reçetesi” olarak onaylayan, Beşiktaş’ı başarılı yönettiği halde karizmasının hakkını veremediği için neredeyse başkanlığı tartışma noktasına gelen bir Fikret Orman var.  
Herkes tasarruf edecekse “elle gelen düğün bayram” diye gol kralı santraforunu satıp kulübün anahtarını Genel Kurul’a gerek kalmadan Fatih Terim’e teslim etmek üzere olan bir Galatasaray yönetimi var.
Tamam...
Futbolda son sözü tabela söyler ama Fenerbahçe’nin kendisi bile uyamadığı “A” planının etkisi yok mu bu ortama.
Bari hayalinizdeki gibi Başakşehir’in yerinde olsaydı Fenerbahçe... Hiç olmazsa bu kadar etkisi olmazdı “üç büyüklerin” yaşadığı kimya bozukluğunda.
Yazarın Önceki Yazıları
Günün Yazarları