Gecenin Teröristleri

04.11.2014 Salı

Anne yan odadan gelen gürültüye panik halinde uyandı. Oğlu daha önceki gecelerde olduğu gibi bağırmaktaydı. Yataktan fırlayarak kalktı, koşarak oğlunun odasına geldi. Oğlu ter içindeydi, gözlerini korkuyla açmış annesine bakıyordu. Annesi daha fazla dolaşmasına engel olmak için seslenmeye başladı, yanına yaklaşıp uyandırmak için uğraştı. Uyandırmaya çalıştıkça oğlu daha çok bağırmaya ve kapıdan çıkmak için yürümeye başladı. Annesi onu omuzlarından tutup uyandırma çabasına devam etti, o sırada annesinin elini öyle bir ısırdı ki halının üzeri bir anda kan gölü oldu. Bağırmaya ve dolaşmaya devam eden çocuk bir dakika sonra yatağına döndü ve uyumaya devam etti. Sabah uyandığında gece olanlardan habersizdi, hiçbirşey olmamış gibi yeni güne başladı.

Gece terörü yaşayanlar arasından uç bir örnekti bu. Gece terörü genellikle çocukluk yaşlarında başlayan bir tablodur. En sık başlangıç yaşı 4 ile 6 yaş arasıdır. Pek çok anne baba çocuğunun uykuda konuşmasından ya da bağırmasından çok tedirgin olmazken çocukları bir anda yataktan bağırarak kalkıp korku dolu gözlerle etrafa bakmaya başlayınca tedirgin olur. Bu tablo uyku bozuklukları içerisinde yer alan, büyük oranda ergenlik sonrası ortadan kalkan,  uyanma merkezinin tam olarak olgunluğa erişmemesinden kaynaklanan bir bozukluktur.

Gece terörü, uykunun derin uyku adını verdiğimiz, fiziksel olarak dinlenmemizi sağlayan bir döneminde ortaya çıkar. İnsanların derin uyku döneminde uyandırılmaları diğer uyku dönemlerine göre daha güçtür. Uyandırıldıkları zaman adaptasyon güçlüğü çekerler ve kafaları karışık olur Gece terörü yaşayan kişiler genellikle ne yaptıklarını hatırlamazlar ya da eğer uyanabilirlerse uyandıkları dönemdeki olayları hatırlarlar. Gece terörü sırasında kişilerin kalp atım hızları ve nefes alma hızları artar, yoğun bir terleme, anlamsız korku dolu gözlerle etrafa bakınma gözlenir. Uyandırılmaya çalışıldıklarında oldukça huzursuz ve saldırgan olabilirler. Bu sırada kendilerine ve başkalarına zarar verebilirler. Tipik süreç 5-6 dakika kadar sürmekle birlikte daha kısa ve yarım saate kadar uzayan epizodlar gözlenebilir.

Çoğunlukla aile bireylerinde de benzer tablolar gözlenir.  Az uyuma, düzensiz uyku, horlama ve uyku apne sendromu, ateş ve bazı ilaçların özellikle kalp ilaçları ve sakinleştiricilerin kullanımı gece terörü ile ilişkili olabilir ya da mevcut problemin sıklığında artışa yol açabilirler.

Gece terörü yaşayan çocuklarda uyunan ortamda koruyucu tedbirlerin alınması, çocuğun varsa solunumla ilgili problemlerinin tedavi edilmesi, yeterli ve düzenli uyuması sağlanarak beklenmesi önerilir, nadiren ilaç tedavisi gerekli olur. Erişkin yaşa gelmiş gece terörü yaşayan kişilerde ise uyku testi yapılarak tablonun kesinleştirilmesi, varsa diğer uyku bozukluklarının tedavi edilmesi gerekir. Bu hastalarda ilaç tedavisi yapılarak yaşam kalitesinin arttırılması gerekecektir.

Eğer evde bir gece terörü yaşayan bir birey varsa size düşen görev sakin olmak ve tablonun geçmesini beklemektir. Unutmayın tabloya müdahil olmak kimseye yarar getirmeyecektir. http://www.somnus.com.tr