Horlamayın Horlanmayın

18.09.2014 Perşembe

Erkekler arasında yaygın olan inanış her erkeğin horlayabileceği yönündedir. Kırk yaş ve üzeri erkeklerde neredeyse her iki kişiden birinin horladığı bilinmektedir. Bu da her iki evden birinde horlama ile ilgili kimi zaman esprili kimi zaman eşlerin odaları ayırmak zorunda kaldıkları durumların yaşandığını düşündürmektedir. Erkekleri bu kadar zan altında bıraktıktan sonra kadınların da özellikle menopoz sonrasında horlayabileceklerini söyleyerek eşitliği sağlayalım. Menopoz öncesi kadınlarda alt çenenin geride olması, tiroid bezinin az çalışması ve bunlara eklenen aşırı kilolar yoksa horlama çok sık karşımıza çıkan bir problem değil.

Son yıllarda horlamanın sıkça gündem konusu olma sebebi ise bu durumun tıkayıcı uyku apnesi adı verilen bir hastalığa sıklıkla eşlik etmesidir. Tıkayıcı uyku apnesi, sıklıkla şiddetli horlamaya uykuda nefes durmalarının ve oksijen düşmelerinin eşlik ettiği, sabah yorgun uyanma ve gün içi uykululuk hali ile şekillenen bir hastalıktır. Gece ortaya çıkan sık uyanmalar ve oksijen düşmelerinin kalp krizi ve beyin damar hastalıkları açısından risk oluşturduğunu, insülin direnci ve iştah kontrolünü sağlayan hormonlara karşı direnç oluşturarak obeziteye yol açtığı, tedaviye dirençli tansiyon yüksekliği yaşayan hastaların yarısının uyku-apneli olduğu bilgileri yaygınlaştığından beri horlama artık evlerdeki sıkıntının ötesine geçmiş durumda.

Horlayan kişileri horladıklarına inandırmak hele de nefes durmalarının ortaya çıkmasından sonra doktora gitmelerini sağlamak çok da kolay olmuyor. Eşler arasında uzunca bir süre mücadele hali sürüyor. Doktora geliş genellikle 2 şekilde gerçekleşebiliyor. Birincisi eşler, çocuklar ve hatta komşulardan gelen yoğun tepkilere dayanamayarak gelen hastalar. Bu grupta yer alanlar genellikle doktora ulaştıklarında bile kendilerinde bir problem olduğunu düşünmeyen kişilerdir ve ikna edilmeleri oldukça fazla gayret gerektirmektedir. İkinci grupta ise artık sabah yorgun uyanmaktan yorulan, gün içindeki uyku halinden dolayı iş görüşmelerini bile düzgün sürdüremeyen kişiler yer alır ki burada hasta acilen problemin ne olduğunun bulunması ve tedavi edilmesi isteğindedir.

Bizi uyaran bulgular içerisinde en güçlü bulgu sabah yorgun uyanmaktır. Süreklilik kazanan bir sabah yorgunluğunuz varsa ve artık hafta sonları çok uyumanıza rağmen bu durum düzelmiyorsa ve bir de horluyorsanız yardım almanızın zamanı gelmiştir. Daha fazla Horlanmadan Horlamanıza son verinhttp://www.somnus.com.tr