İkiz tepeler, karışık kafalar

30.05.2017 Salı
 
Ünlü yönetmen David Lynch`in 1990-1991 yılları arasında yayınlanan kült dizisi Twin Peaks (Türkiye`deki adıyla İKİZ TEPELER) tam 27 yıl aradan sonra 3.sezonuyla ekranlara geri döndü.
 
Olaylardan tam 25 yıl sonrası. Twin Peaks kasabası sessiz, puslu ve hala gizemli. Şerif Yardımcısı Hawk, Kasabanın eksantrik sakinlerinden sürekli kütüğüyle dolaşan Margaret'tan (The Log Lady) esrarlı bir mesaj alır.  FBI Ajanı Cooper hala en son 25 yıl önce bıraktığımız , Lynch’in en ikonik imgelerinden biri olan, fiziksel dünyanın dışında bir boyutu simgelediği Siyah Loca`da (Black Lodge) ya da daha iyi bilinen adıyla Kırmızı Oda'da tutsak durumdayken, yerini alan kötü kopyası katil Bob dış dünyada. Bu sırada, New York`ta bir gökdelen dairesinde genç bir adam, içinde bir ŞEY belirmesi ihtimalinden dolayı gizemli bir cam kutuyu 7/24 izlemekle görevli. South Dakota`da ise polisler korkunç bir cinayetle karşı karşıya gelirler.
 
“Bu ne yahu?” dediğinizi duyar gibiyim. Kafa karışıklığı çok normal. David Lynch’in tuhaf sürreal dünyasına hoş geldiniz!
 
Diziyi daha önceden izleyenler ya da Lynch`in filmlerine aşina olanlar çok iyi bilir; Gerek zaman kavramının bulanıklığı gerek olay ve karakterlerin marjinalliğinden dolayı, hikayeyi kısa bir özetle açıklamak, daha doğrusu rasyonel bir hikaye, bir kurgu beklemek neredeyse imkansız. O yüzden buna hiç girmeyelim. Zaten de gerek olduğunu düşünmüyorum.
 
David Lynch’in son 10 senedir hiç bir film çekmediği gerçeğini düşünürsek, geri dönüşünün beklediğimden de iyi olduğunu çok rahat söyleyebilirim. Her ne kadar çok büyük bir David Lynch hayranı olsam da, Lynch’in, günümüz televizyon seyircisinin ısrarla talep ettiği, popüler kültürün beslediği Çerez(!) dizilerin hüküm sürdüğü bu dönemde hayatta kalmak için, alışılmışın dışındaki vizyonundan ve çokça tarafından anlaşılmayan veya sevilmeyen ama -bence- eşi benzeri olamayan tarzından ödün verebileceğinden korktuğumu itiraf ediyorum. Ancak, geçen hafta yayınlanan 2 saatlik premiyeri izledikten sonra iç rahatlatırcasına söyleyebilirim ki usta yönetmen değerinden  ve değerlerinden hiç bir şey kaybetmemiş.
 
Dizi akışı alışık olduğumuz TV dizilerinden çok daha yavaş başlıyor. Uzun uzun betimlemeler, diyalogsuz sahneler, anlamlandıramadığımız cümleler… Ancak, ilerleyen dakikalarda tedirgin edici müzik eşliğinde tekrar eden döngüler, ince detaylarla bezenmiş tuhaf, ürkütücü görseller, ve ‘Ne?, Kim?, Neden?’ diye sorularının havada uçuştuğu sınırları zorlayan sahnelerle aksiyon ve gerilim çok geçmeden yerini buluyor.
 
Tıpkı Twin Peaks’in yayınladığı ilk seferde olduğu gibi, yine klasik TV hatta film standartlarını reddeden bir yapımla karşı karşıya buluyoruz kendimizi. Lynch ve Mark Frost`un senaryo ve çekimdeki ustalıklarının üstüne bir de 21.yüzyıl teknolojisi ve dizinin yapımına ayrılan gayet cömert bütçe de eklenince, Twin Peaks’in gerçeküstü dünyası yılın en iyi yapımlarından biri oluyor.
 
Yeni Twin Peaks’de kimler var?
 
Orjinal oyuncuların hemen hemen hepsini yeni sezonda da görüyoruz. Tabi ki başrol FBI Ajanı Dale Cooper rolüye Kyle MacLachlan ve kırmızı odada ona eşlik eden Laura Palmer(Sheryl Lee);  25 yıl öncesinin travmalarıyla, Twin Peaks sakinleri; Şerif Departmanının saf çifti Andy(Harry Göaz) ve Lucy (Kimmy Robertson), KütüğüyleMargaret(Catherine E. Coulson), Şerif Yardımcısı Hawk( Michael Horse), Bobby Briggs(Dana Ashbrook), Shelly Johnsonn(Madchen Amick), James Hurley(James Marshall), Dr .Jacobi (Russ Tamblyn), Horne Kardeşler (David Patrick Kelly – Richard Beymer) vs ve Özel FBI Ajanları Albert (Miguel Ferrer), Gordon Cole(David Lynch) ve Denise (David Duchovny). Ancak dizinin kadrosuna yeni katılan isimler de en az eskiler kadar heyecan verici; Janey Jones rolüyle Naomi Watts, Andy ve Lucy’nin oğulları Wally rolüyle Michael Cera, Cinayet zanlısı William Hasting rolüyle Matthew Lillard ve kasabanın şu anki Şerif Truman’ı Robert Forster diziye yeni gelen taze yüzlerden sadece bir kaçı.
 
 
Twin Peaks: The Return bu yılın en iyi TV dizilerinden biri.
İster nostalji yaşamak, ister farklı tarzda yeni şeyler denemek için, İzlemeden Geçmeyin!
 
 
Minea