Kokulu üzüm nedir ve faydaları nelerdir?

Karadeniz Bölgesi'nde yetiştirilen kokulu üzüm, farklı aroması ve kokusuyla insan sağlığı üzerinde sayısız fayda bulundurur. Kokulu üzüm, başta astım olmak üzere solunum yolu enfeksiyonlarını düzenler ve akciğerdeki nem oranını artırarak solunuma yardımcı olur. Peki kokulu üzüm nedir? Kokulu üzümün faydaları nelerdir? Kokulu üzüm çeşitleri nelerdir? Kokulu üzümden neler yapılır? gibi soruların cevabını PembeNar olarak sizin için araştırdık.

11.09.2018 Salı Güncelleme : 11.09.2018-14:40 Salı

Karadeniz Bölgesi'nin vazgeçilmez meyvelerinden biri olan kokulu üzüm, faydaları açısından büyük önem taşıyor. Ülkemiz de yer alan kokulu üzüm nemli bölgelerde yetişir ve kabuk kısımlarında bol miktarda antioksidan maddesi bulunur. Kokulu üzüm farklı aroması ve kokusuyla sizi karaciğerden, astıma; böbreklerden bağırsak sistemine kadar birçok faydalı özellikler taşır. Bir diğer adıyla isabella üzümü, ister tek başına tüketin isterseniz kokulu üzüm suyu yaparak içebilirsiniz. Peki kokulu üzüm nedir? Kokulu üzüm nerede yetişir? Kokulu üzüm faydaları nelerdir? Kokulu üzüm çeşitleri nelerdir? Kokulu üzüm suyu tarifine kadar tüm bu soruların cevabını sizin için araştırdık. İşte kokulu üzüm hakkında tüm bilgiler...

Kokulu üzüm nedir?

Kokulu üzüm siyah bir renge sahiptir. Kokulu üzüm yaprak döken, sarılıcı gövdeye sahip, 15 metreye kadar yükselebilen ve oldukça hızlı büyüme ve gelişim gösteren üzün türleri içinde mantar hastalıklarına en dirençli bir bitkidir. Karadeniz Bölgesi'nde ortalama 1600 metre rakıma kadar yayılış göstermektedir. Ancak soğuya karşı oldukça dayanıklı olduğundan 700 metre rakıma kadar iyi uyum gösterir. Mayıs-Temmuz aylarında çiçek açan kokulu üzüm, Eylül-Ekim sonlarında meyve vermeye başlar. Kendine has kokusu ve tadı bulunan meyveleri oldukça yüksek oranda şeker taşır. Bu yüzden şeker hastalarının aşırı tüketmesi tavsiye edilmez. Sarılıcı gövdeleri sayesinde yakınında bulunana çalı  yada ağaçlara tutunarak yaşamaya çalışır.

Kokulu üzüm faydaları nelerdir?

Kokulu üzüm karaciğer hastalıklarına ve kansızlığa iyi gelir. İçerisinde bulunan mevte asitleri ve lifli yapından dolayı mideye zarar vermeden böbrek ve bağırsak sisteminin düzenli çalışmasını düzenler, kanın temizlenmesine yardımcı olur. Başta astım olmak üzere solunum yolu enfeksiyonlarında, akciğerdeki nem oranını artırarak solunuma yardımcı olur. Kandaki nitrik asit seviyesini düşürerek kanın pıhtılaşmasını önler ve bu yolla kalp krizi riskini önemli ölçüde azaltır. Bunun dışında üzümde bulunan antioksidanlar damarları tıkayan LDL kolesterolun yükselmesini önler. Yapılan son araştırmaların sonucunda kokulu üzümün meme kanseri riskini önemli ölçüde azalttığı tespit edilmiştir. Üzümde bulunan antioksidanların serbest radikallerle savaşarak Alzheimer hastalarının kanında bulunan protein seviyesini düşürdüğü ortaya çıkmıştır. Yine içeriğindeki zengin antioksidanlar sayesinde sinir sistemi hasarını önlediği tespit edilmiştir. Saymakla bitmeyen kokulu üzümün son faydası ise, göz ve görme kayıplarını önlemede yardımcı olmasıdır.

Kokulu üzüm çeşitleri nelerdir?

Kokulu üzüm çeşitleri, fidanları ile birçok bölüme ayrılır. Bunlar;

-3 yaş kokulu siyah üzüm fidanı

-2 yaş alphonse lavallee üzüm fidanı

-2 yaş hamburg misketi üzüm fidanı

-2 yaş red globe üzüm fidanı

Bunlar arasında en bilineni ise 3 yaş kokulu siyah üzüm fidanıdır.

Kokulu üzümden neler yapılır?

Kokulu üzümden en çok kokulu üzüm suyu üzüm sirkesi ve pekmezi yapılır. Özellikle sabahları aç karına içilen kokulu üzüm suyu baş ve migren ağrılarından korur. İçerdiği zengin organik asitler, şeker ve selüloz sayesinde kabızlık giderici özelliği vardır. Bu nedenle yaşlı ve kronik kabızlık rahatsızlığı çeken hastalarda yardımcı tıp alanında Fito terapi (bitkisel tedavi ) olarak sıklıkla kullanılır. Karın ve bağırsak sistemini güçlendirerek kronik kabızlığı önler. İçerdiği zengin nişasta ve organik maddeler sayesinde sindirim sistemi rahatsızlıkları olanlar için şiddetle tavsiye edilir.

Halsizlik yorgunluk ve bitkinlik şikayetlerinin önemli ölçüde azaltılmasına yardımcı olur. Ürik asidin asitlik seviyesini düşürerek asidin vücuttan atılmasını sağlar. Böylece böbreklere gelen baskıyı önemli ölçüde azaltarak böbrek sistemin korunmasına yardımcı olur.