Küçük Dokunuşlar Büyük Tasarımları Getirir

Dikkat çekecek bir şey tasarlamanın başlıca özelliği, bir amaca hizmet etmesi ve bu amacın herkes tarafından benimsenmesidir. Bir kafe açarken veya yeni bir işletme kurarken ya da ev dizayn ederken konseptten yemek sunumlarına kadar her şey bir sunum ve pazarlamanın ürünüdür. Küçük detayların dikkat çekmesi bence büyük bir olaydır ve bu durum beni hep etkilemiştir. İzlemeye doyum olmaz, hele herkesin yapabileceği fakat aklımıza gelmeyen o basit dokunuşlar olağanüstüdür.

Kafe gezmeyi sevenler mutlaka denk gelmiştir bu dokunuşlara. Örneğin, gittiğim bir kafede avizenin etrafına dizilmiş çay bardaklarının içine ışık yerleştirilmiş. Kırmızı çay tabaklarının içinde bardakların aydınlatıcı olması kafeye otantik bir hava katmış.

Haberin Devamı

Başka bir kafede ise mutfakta kullandığımız demir rendelerin içine ışıklar yerleştirilmiş. Ben daha önce rendenin bu kadar güzel durduğunu fark etmemiştim açıkçası. Eve gidip rendemi bu şekilde kullanmadım tabi. Ama aklımın bir köşesinde hâlâ duruyor.

Yine başka bir örnek, konserve kutularının etiketini söküp, üstüne çiviyle delikler açıp, içine bir mum koymayı akıl etmek de harika bir fikir. Kimin aklına nasıl geliyor bunlar demeyin. Eşyalara ve nesnelere bakış açınızı biraz değiştirirseniz bir bakmışsınız eşyalar etrafınızda dans ediyor belki de…

Kavanozların saksı olarak kullanılmasından eski bavulların sehpaya dönüştürülmesine kadar daha birçok dönüşüm, yaşadığımız alanda güzel detayların bir parçası oluyor.

Bütün bunlar bir sunum ve zihnin güzel ifade edilme biçimini yansıtır. İşletmenin ürün olduğu bir yerde işletmenin tüketiciyle etkileşimi satılan üründen daha önemlidir. Bunun için de temel konu yeniliktir. Şu an herkes bunun peşinde. Çünkü herkes bir işletmeci ve aynı zamanda tüketicidir.

Müşterinin Zihniyetinde Kalabilmek

Mıchael Gerber Girişimcilik Tutkusu kitabında yenilik sürecinden şöyle bahsediyor:”

“Merhaba, yardımcı olabilir miyim?” diye sorma yerine, “Merhaba, daha önce buraya gelmiş miydiniz?” demeyi deneyin. Müşteri, ya “Evet” ya da “Hayır” diyecektir. Ama iki cevapta da konuşmayı sürdürme özgürlüğüne sahipsiniz.

Haberin Devamı

Cevap “Evet” ise, “Güzel. Daha önce buradan alışveriş yapanlar için özel bir program başlattık. Birkaç dakikanızı alabilir miyim?” diyebilirsiniz.

Cevap “Hayır” ise “Güzel. Daha önce bizden alışveriş yapmayanlar için özel bir program başlattık. Birkaç dakikanızı alabilir miyim?” diyebilirsiniz.

Düşünün. Birkaç basit sözcük. Çok süslü de değil. Fakat paranın cebinize girmesi garanti. Yalnızca bu yöntemle satışlar çok kısa bir sürede yüzde 10-16 kadar artmaktadır. “

Bu örneği üniversitede hocamız anlatmıştı. Düşündüğümüzde basitçe birkaç sözcük. Fakat düşünsenize bir firmanın size klasik “nasıl yardımcı olabilirim” şeklinde değil de zihninizde iş yerinin somutlaştıran bir davranış sunduğunu... Tekrar oraya gider misiniz? Bence yenilik, tüketicinin zihninde iş yerinizin somutlaştıran ve kendine özgü niteliğini ortaya koyan mekanizmadır.

Haftaya büyük şirketlerin nasıl harikalar oluşturduğundan bahsedeceğim.

Fikirlerinize değer vermeniz dileğiyle...

Haberin Devamı

https://www.instagram.com/mervekantarci/?hl=tr