Medyada alışkanlıklarını yıkan kazanıyor

17.02.2019 Pazar

İki gazeteci, sekiz farklı ülkede 59 medya kuruluşunu masaya yatırdı. Araştırmaya göre; en başarılı gazeteler mesleki dogmaları  yıkma konusunda en cesaretli olanlar.

Bahçeşehir Üniversitesi’nin gazeteci adayları yetiştireceği sertifika programı International News Academy’de (INA) üç saat medyayı anlatmak! Gazeteciliğe gösterilen ilginin büyüklüğü şaşırtıcı, öğrenciler muhteşemdi. Türkiye’de Ombudsmanlık ve medyanın etik sorunları üzerine, özellikle dış haberler ve siyasi haberler alanında uzmanlaşmak isteyen öğrencilerin soruları medya açısından umut verici… Üstelik yeni medya düzeninde mesleki dogmaları yıkan gazetelerin ve gazetecilerin başarılı olduğu medya araştırmalarıyla da kanıtlanmışken.

Bu araştırmalardan birinin altında Danimarkalı Per Westergaard ve Soren Schultz Jorgensen adlı iki gazetecinin imzası var. İki gazeteci, sekiz farklı ülkede 59 medya kuruluşunu masaya yatırdı. Araştırmaya göre; en başarılı gazeteler mesleki dogmaları yıkma konusunda en cesaretli olanlar. Yaklaşık altı ay önce Nieman Lab’ta yer alan araştırmaya göre medyadaki eğilimler şöyle:

Tarafsızlık kavramını sorgulayarak, kendilerine özgü bir perspektifi açıkça sergileyen medya kuruluşlarının sayısı artıyor.

Geçmişte farklı toplulukları buluşturan medya, artık homojen kitleler içinde daha güçlü bağlar kurmaya odaklanıyor.

Okurları abone olan bazı gazeteler artık aboneleri de üye yapmanın yollarını arıyor. Birçok gazete, üyeliğin bir parçası olarak gazeteci, yazar ve okurları bir araya getiren toplantı panel ve festival gibi çeşitli etkinlikler düzenliyor.

Bağımsızlığını ve tarafsızlığını korumak için geçmişte (sıradan vatandaşlardan siyasetçilere ve şirketlere dek) herkesi yazı işlerine bir kol mesafesinde tutan haber kuruluşlarında bu süreç de dönüşüyor.

Sosyal medyada birçok medya kuruluşu farklı platformları etkin bir biçimde kullanıyor. Araştırma örneklemeler üzerinden hareket ediyor.

Çözüm odaklı

Berkeley Gazetecilik Araştırma Merkezi gibi meslek kuruluşları artık sadece sorunları ortaya koymuyor. Çözüm odaklı medyaya yönelik, yeni bir gazetecilik yaklaşımı gelişiyor.

Örneğin; Voice of San Diego gibi gazeteler, tarafsızlık kavramını sorgulayarak, kendine özgü yayın politikasıyla hareket ederken, sosyal ve siyasal duruma ilişkin net bir bakış açısına sahip.

CNN ve BBC gibi medya kuruluşları farklı toplulukları buluştururken, internet dünyasıyla dijital medya artık homojen kitleler içinde daha güçlü bağlar kurmaya odaklanıyor.

Wall Street Journal gibi gazeteler eskiden okuru aboneye dönüştürüyordu. Bugün aboneleri üyelere dönüştürüyor. Böylece okurla arasında duygusal bir bağ kurarak “ruhsuz bir alışveriş” algısının ötesine geçiyor.

Le Monde bu bağı daha da geliştirmiş görünüyor. O da gazete üyelerini yazarlar ve muhabirlerle buluşturuyor, çeşitli toplantı ve festival gibi etkinliklerle bir araya getiriyor. 

The Guardian sorunu olduğu gibi okura aktarmak yerine o sorunu bir kampanyaya dönüştürerek değişim ve iyileşme sürecine katkıda bulunmaya çalışıyor. Gazetecilik açısından tartışmalı bir yaklaşım olsa da, giderek daha çok kabul görüyor.

Wall Street Journal, Snapchat Discover’ı kullanıyor. Farklı platformları etkin bir biçimde kullanan bu gazeteler de genellikle geleneksel medyanın dogmalarını yıkan başarılı gazeteler.

Yazarın Önceki Yazıları