Musakka krizi

10.02.2019 Pazar

Geçtiğimiz hafta Yunanistan ve Makedonya arasında kriz yaşandı. Yanıldınız, konu siyasi değil: Musakka. Her iki taraf da musakkayı milli yemeği ilan etti. Peki paylaşılamayan musakka gerçekte kimin?

Almanya’da bir fuarda Makedonya standındaki milli yemekler arasında musakkanın da yer aldığını gören Yunanlar kıyameti kopardı. Times Atina muhabirinin yaptığı haber üzerine Yunan lokantacı Anastasis Paipetis olayı milli meseleye getirme yolundaki ilk atakları yaparak verdiği demeçlerle herkesi ayağa kaldırdı. Yunanistan ve Makedonya arasındaki isim sorunu malum. Belki de yüzyıllardır Büyük İskender’i de paylaşamamanın verdiği gerginlik yemeklerle iyiden iyiye kendini açığa vurdu. İş, musakkanın da ötesine geçti. Makedonlar Yunan kahvesi(!) ve Yunan yoğurduna(!) da sahip çıkmakla suçlandılar.  

Bu arada biz ne mi yapıyoruz? Hayretler içinde takip ediyoruz olanları. Baklava, dolma, kahve, yoğurt… Liste uzar gider. Hangisi kimin? Yıllardır tartışması süregiden konular. Gelin tarih içinde şöyle kısa bir yolculuğa çıkıp konuyu kendimizce değerlendirelim.  

Kelime kökeni sulu  yemek anlamında

Kahvenin 16. yüzyılda Osmanlı topraklarından çıkarak Avrupa’ya yayıldığını, ilk kahve dükkanlarının Viyana’da Osmanlı işgali esnasında açıldığını biliyoruz. Yoğurt, göçebe Orta Asya Türklerinin icadı. Baklava ise başlı başına bir kitap konusu; Bizans’taki benzer tatlılar mı, Azerilerin bakı pahlavası mı yoksa Orta Asya Türklerinin sac ekmeğini kat kat dizip şerbetlediği tatlılar mı referans alınmalı bilinmez, ama en incelikli halini Osmanlı sarayındaki zanaatkar ustalardan aldığı kesin. Gelelim musakkaya. Kelime kökenine bakıldığında Arapçadan gelen musakka sulu yemek anlamını taşıyor. Kayıtlara geçmiş ve bu kelimenin kullanıldığı ilk yazılı kaynakta ise üzerine et suyu gezdirilerek pişirilen sebze yemeği olarak geçiyor (Ahmet Vefik Paşa, Lugat-ı Osmani, 1876).

Bizde patlıcandan yapılan musakka, halka halka kızartılan patlıcanın üzerine baharatlı kıymalı sos dökülerek pişirilmesiyle hazırlanır. Yunanlar ve Makedonların musakkası ise üzerinde yoğun bir beşamel ve eritilmiş peynir katmanıyla servis edilir. Peki, sonuç?

Yemekler bir coğrafyaya mı yoksa millete mi ait? Yakın yüzyılda yaşanmış savaşları, zorunlu mübadeleleri düşününce yemekleri tek bir milliyete ya da coğrafyaya mal etmek haksızlık. Mesela Balkan ve Anadolu topraklarına baktığımızda onlarca ortak yemek var. Hepsi kendi coğrafyasında oradaki kültürle, malzemelerle şekillenmiş tarihten miras yemekler. Esas lezzetleri de zaten buradan geliyor. Şunu da unutmamak gerek ki, arkasındaki tarihi ve hikayeyi koruyarak kim daha fazla sahip çıkar, yaşatır ve duyurursa o yemek ona aittir…

Galata’da Bozcaada ruhu

İyi kahvaltı müptelalarına müjde... Bozcaada’dan tanıdığımız, Patiska Bozcaada, Ada’m, Madam Nica’nın yaratıcıları Oya Terzioğlu ve Saada Delen, sofralarını Galata’ya taşıdı. Georges otelin terasında Galatada 24 adıyla hizmet veren restoranda hafta sonu sabahları ada kahvaltısı, tüm hafta boyunca da akşamları yemek servisi var. Restoranın en önemli özelliği market ürünü kullanılmaması. Servis edilen ürünlerin hepsi Bozcaada, Kazdağları ve Çanakkale Bayramiç bölgesinden tedarik ediliyor. Menü, Ege, Girit, Arnavut, Ermeni, Rum ve geleneksel Türk yemeklerinin harmanı.  Bozcaadalı bu iki kadının ince ruhları ve lezzetli yemeklerinin yanına Tarihi yarımadanın büyüleyici manzarası eşlik ediyor. 

 

 

Yazarın Önceki Yazıları