Tüp bebek tedavisinde dikkat edilmesi gerekenler

Tüp bebek tedavisi, çiftler için sabır isteyen ve her türlü sonuca hazırlıklı olmayı gerektiren zorlu bir süreçtir. Tedavi fiziki olarak asla kişiyi zorlamaz, aksine beklenenden daha kolay ve zahmetsiz olduğunu çoğu çift kabul eder. Ancak, olumlu bir ruh hali ile tedaviye başlanmadığı takdirde çiftleri çok yoran ve yıpratan bir süreç haline gelebilmektedir. Kadın hastalıkları doğum ve tüp bebek uzmanı Op.Dr. Meltem Aksu Sönmezer konu hakkında bilgiler verdi.

25.02.2019 Pazartesi Güncelleme : 25.02.2019-15:39 Pazartesi

Stresi azaltmak için bazı aktivitelerde bulunmak, düzenli egzersiz ve doğa yürüyüşleri yapmak, doğru beslenmek, negatif etki yaratabilecek kişilerden ve ortamlardan uzak durmak , zihinsel ve fiziksel olarak pozitif ve hazır hissetmek tedavide başarı şansını artıran etkenlerdir. 

Bu süreçte baba adayı tedavi kadına uygulanıyor nasıl olsa diye geride durmamalı , anne adayı ile arasındaki iletişimi her zamankinden daha sıkı tutmalı, ona her konuda destek olmalıdır. Tedavi sürecinin olumsuz sonuçlanacağı endişesi bir kenara bırakılmalı, şayet çeşitli nedenlerle olumsuz sonuçlanırsa bile 3 ay sonra tekrar denenebileceği unutulmamalıdır. 

Tüp bebek tedavi yöntemini doğal bir gebelik süreci olarak kabul etmek gerekir. Çünkü bu yöntemle gebe kalan kadınlar da normal bir hamilelik dönemi geçirmektedir. Çiftin kendi sperm ve yumurtası ile oluşan ve dünyaya gelen bebek diğer bebeklerden farksızdır.  

Beslenme her konuda olduğu gibi tüp bebek tedavisi sürecinde de çok önemlidir. 
Çünkü tedavide başarıyı artıran etkenlerden biri de ideal kiloda olmaktır. Tedaviye başlamadan önce ideal kiloyu yakalamak için diyetisyen yardımı alınabilir.

Tüp bebek tedavisi sürecinde bol sıvı almak gerekir. Kola, çay, maden suyu yerine günde en az 2-3 litre su tüketilmelidir.

Nohut, kuru fasulye, barbunya gibi baklagiller sofralardan eksik edilmemelidir. Haftalık yemek programında en az 2 gün kuru baklagiller olmalıdır.

Protein, mineral ve omega3 bakımından en zengin olan besin balıktır. Haftada en az iki kez balık tüketmek, tedavi başarısını olumlu etkiler.

Kızartma, ızgara gibi pişirme yöntemleri yerine; haşlama, buğulama, fırında pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. Ayrıca makarna ve sebzeler çok fazla haşlanmamalıdır.

Folik asit bakımından zengin yeşil yapraklı sebzeler, fındık ve badem gibi kuruyemişler tercih edilmelidir.

Şeker tatlı ve tatlandırıcırılardan mümkün olduğunca uzak durulmalıdır.