Bir gidenin bir daha gittiği kent Fethiye!

21.04.2019 Pazar

Fethiye, fırsat buldukça gittiğim en güzel tatil yörelerimizden birisi.Doğal güzellikleri, muhteşem tarihi, göz alıcı renkler ve en önemlisi de güler yüzlü insanlarıyla farkındalık yaratıyor.

Tarımın da, lezzetlerin de, kültürün de önemli başkentlerinden biri. Tarih boyunca, hep gözden ırak kalmış.

İngilizlerin hayatın parçası olduğu, öldüklerinde burada gömüldükleri bir kentti, şimdi onlara Çinliler eklenmiş. Kafanızı nereye döndürseniz bir İngiliz ya da bir Çinli görmeniz mümkün.

Geçen yıl, kendi ‘Survivor’ları burada gerçekleşmiş ve ondan sonra gelen sayısı hızla artmış.

Çok yakında İngiliz caddeleri, İngiliz menüleri gibi Çin restoranları, Çin caddeleri de olursa hiç şaşırtıcı olmaz.

Onlar bizi görmeye geliyor, biz de burada onlarla, gitmesek de, görmesek de, onların ülkesini, kültürünü yaşamaya çalışıyoruz…

Kent, son yıllarda biraz eskimiş, biraz da heyecanını kaybetmişti, yeni Belediye Başkanları Alim Karaca ile heyecanları yerine gelmiş.

Daha önce Fethiye’nin küçük bir beldesinde görev yapan ve çok sevilen Karaca, dün bana ve Fethiyelilere şu sözü verdi:

Fethiye’de ranta asla izin vermeyeceğiz. Fethiye, balkonlarında, caddelerinde, parklarında rengarenk çiçeklerin olduğu, yaşayanıyla turistiyle güler yüzlü mutlu pırıl pırıl bir kent olacak.

Olur mu, olur ama yine de görmek gerekir...

Tarihi

Fethiye çok eski çağlardan beri önemli bir yerleşim merkezi. Antik dönemde “Işık yurdunun insanları” anlamına gelen Likyalılar bu kente sahip olmuş ve Telmessos adıyla anılmış.

Telmessos, M.Ö. 545 tarihinde Perslerin egemenliğine girmiş, M.Ö. 333’te kent Büyük İskender’e teslim olmuştur.

Büyük İskender’in ölümünden sonra ise Telmessos bir süre Mısır Kralı Ptalomus’un egemenliğinde kalmış, sonra Roma İmparatorluğu’nun işgaline uğramış.

Kentin adı bu dönemde “Uzak diyar” anlamına gelen Meğri (Makri) ismiyle anılmış. Roma İmparatorluğunun bölünmesinden sonra Fethiye,  Doğu Roma/ Bizans İmparatorluğu’nun sınırları içinde kalmış.

1282’de Menteşe Beyliği’nin kurucularından Menteşe Bey, Meğri’yi Bizanslıların elinden almıştır. 1424’te ise Osmanlı topraklarına katılmıştır. Osmanlı döneminde halk arasında Beş kaza diye anılan Meğri (Makri); 1874 yılında Menteşe Livasına bağlı bir kaza haline dönüştürülmüş.

Cumhuriyet’in kurulmasıyla beraber Muğla iline bağlanan ilçenin ismi 1934 yılında; 1913 yılında Şam’dan havalanarak bir süre sonra Teberiye yakınlarında uçağı düşürülerek şehit olan ilk pilotlarımızdan Fethi Bey’in ismi anısına Fethiye olarak değiştirilmiş.

Gezilecek yerler

İşte sizi bir daha, bir daha Fethiye’ye çekecek güzelliklerden bazıları:

- Ölüdeniz

- Kayaköy  Karmylassos Antik Kenti

- Tlos Antik Kenti

- Letoon Antik Kenti

- Saklıkent Kanyonu

- Kelebekler Vadisi

- Çalış Plajı

- Belcekız Plajı

Ve daha pek çok yer var. Her gittiğinizde, sanki ilk kez gitmişçesine, keşfedeceğiniz daha pek çok saklı cennet var…

Ülkemizde görmeye değer 10 yer sayın deseniz, biri kesin Fethiye olur!..

Yazarın Önceki Yazıları