DÜNYANIN EN BÜYÜK KÂŞİFİ VE HOLLYWOOD STARI KUZENİYLE MISIR KEŞFİ

14.02.2019 Perşembe

Karşımda 74 yaşında müthiş bir adam var: Sir Ranulph Fiennes.

Dünyanın yaşayan en büyük kâşifi.

Aynı zamanda yazar ve şair.

20’li yaşlarında dünyayı keşfe başlamış, tırmanmadığı dağ, girmediği delik kalmamış.

65 yaşında Everest’e tırmanıp Guiness Rekorlar kitabına girmiş.

Antarktika’yı yürüyerek tamamlamış, beş parmağı birden donduğu için kendisi testereyle kesmek zorunda kalmış.

Duble kalp ameliyatı geçirmiş, hemen akabinde art arda 7 günde 7 ayrı kıtada 7 ayrı maratona katılmış, kalp hastaları yararına bağış toplamış.

24 yaşındayken harika bir Mısır keşfi yapmış, şimdi tam 50 yıl sonra Mısır keşfini bu kez kuzeni aktör, Hollywood yıldızı Joseph Fiennes ile birlikte yapıyor.

National Geographic’in İngiltere’de 26 Şubat’ta, Türkiye’de ise nisanda yayınlayacağı ‘Dünyanın En büyük Kâşifiyle Mısır’ adlı belgesel için.

‘Handmaids Tail’, ‘Shakespeare In Love’ ile tanıdığımız Joseph Fiennes, abisi Ralph Fiennes’in izinden gitmiş aktörlükte.

Ailede daha birçok film sektöründen isim var.

Üstelik, İngiliz kraliyet ailesi ile de kuzenler.

BAFTA’da izliyoruz

Meşhur BAFTA ödüllerinin sahiplerini bulmasının hemen ertesinde Londra’da BAFTA merkezindeyim.

Önce National Geographic yönetimi belgeseli sunuyor.

Pür dikkat izliyoruz, iki kuzenin macerası ufuk açıcı, ürkütücü ve çok eğlenceli.

Esprileriyle salonu neredeyse bir komedi filminde gibi güldürmeyi başarıyorlar.

Belgesel 3 bölümden oluşuyor.

Sadece bir bölümü izliyoruz ve keşke devamını da izleyebilsek derken bu sefer karşımızda Joseph Fiennes var.

Tüm ailesi de bizimle beraber izleyiciler arasında.

Hatta küçük kızı dayanamayıp “Baba piramidin içindeyken ne hissettin?” diye soruyor.

Joseph Fiennes çok heyecanlandığını anlatırken, küçük kız “Peki ama neden heyecanlandın?” diye sormaya devam ediyor.

Joseph Fiennes, bunun ne kadar özel bir deneyim olduğunu anlatıyor önce, sonra da ekliyor: “Evde sana daha detaylı anlatırım” diye.

Joseph Fiennes, kuzeni Ranulph’un maceralarını dinleyerek büyümüş, daha sonra kendisiyle bir işbirliği yapmak istemiş.

“Ama ilk filminde beni değil Robert de Niro’yu seçti” diyor gülerek.

Çünkü malum, Ranulph Fiennes’in yazdığı ‘The Feather Men’ adlı romanı 2011’de sinemaya ‘Killer Elite’ filmiyle aktarıldı ve başrollerinde Robert de Niro, Clive Owen ve Jason Statham vardı.

National Geographic için bu belgeseli yapmaya karar vermeleri iki kuzeni birbirine daha da yaklaştırmış.

Sadece çölde araba kullanmayı değil, ailesinin geçmişini ve cesaretin genetik kodlarından gelip gelmediğini bu belgesel sayesinde öğrendiğini anlatıyor.

Bu, gerçekten de sadece Mısır hikâyesi değil, köklü bir İngiliz ailesi olan Fienneslerin de hikâyesi.

Ama aynı zamanda bir ailenin farklı jenerasyonlarından olan iki ferdinin bir proje için birlikte gece gündüz zaman geçirerek kendi kökleriyle ve geçmişleriyle yüzleşmelerinin de hikâyesi.

National Geographic Tükiye’de bir an önce vizyona girmesini ve diğer iki bölümü izlemeyi heyecanla bekliyorum.

National Geographic’ten 2 sürpriz

- Diğer izleme şansı bulduğum belgesel: ‘Free Solo’, Türkçesi ‘Serbest Solo’. ‘Meru’nun yönetmenleri, ödüllü belgeselci E. Chai Vasarhelyi, fotoğrafçı ve dağcı Jimmy Chin, solo dağ tırmanışçısı Alex Honnold’un Yosemite National Park’taki El Capitan’a ipsiz tırmanışının hikâyesini belgelemiş. Bir gerilim filmi tadında, kıpırdamadan izliyorsunuz.

- Kâşifler Festivali’nde National Geographic’in ekran yüzleri, küresel ısınmadan okyanuslarda plastik sorununa çözüme kadar dünyanın önemli konuları hakkında konuşmalar ve panellerle halkı bilinçlendiriyor.

Yazarın Önceki Yazıları