RollIng Stones’u giydiren adam

11.09.2018 Salı
Dünyanın en cool rock’n roll stilisti: William Gilchrist.

Efsane müzik grubu Rolling Stones’dan Jude Law’a birçok ünlü ismi giydiriyor.

“Çalıştığım bütün isimler zevk ve tarz sahibi, zaman kısıtlamaları olduğundan ben hayatlarını kolaylaştırıyorum” diyecek kadar tevazu sahibi.

Yaptığı işi someliyelik yapmaya benzetiyor.

“Müşteriyi ve durumu iyi anlayıp ona göre öneride bulunmak lazım” diyor.

Rolling Stones’un albüm kapağı fotoğraf çekiminde stilistleri zehirlendiği için gelemiyor ve bunun üzerine son anda kendisi çağırılıyor.

Grubun her üyesiyle çok iyi anlaşıyor ve o çekimden sonra Mick Jagger kendisini arıyor ve hiç sahne kostümü hazırlayıp hazırlamadığını soruyor.

“Hayır ama ekibin yardımıyla yaparım” diye cevaplıyor William Gilchrist.

Dürüst cevabı Mick Jagger’ı etkiliyor ve sonuç William Gilchrist hayallerinin işini kapıyor, son 15 yıldır Rolling Stones’u tüm turnelerinde giydiriyor.

“En arkadaki izleyicinin de görebilmesi ve tabii sahnede rahat hareket edebilmeleri önemli” diyor.

“Look’ları benim başarım diyemem, kıyafetleri nasıl taşıdıkları belirliyor look’ların iyi olup olmamasını, sadece parçaları seçmek değil” diye ekliyor.

Ayrıca Rolling Stones’dan öğrendiği ilk ders: “Müzik her şeyden önce gelir, nasıl göründüğünden de, ne giydiğinden de...”

Günümüzde modanın daha sıkıcı hale geldiğini düşünüyor.

Bütün büyük moda evlerinin sokak giyim markalarına özenmeleri ve benzemeye çalışmalarını sıkıcı buluyor.

Büyük moda evlerinin kocaman logolu tshirt ve sweatshirt’lerine anlam veremiyor.

“Logolu kıyafetler döneminden tabii ki ben de geçtim gençliğimde ama artık bir kıyafeti aldığım anda benim olmasını istiyorum, ilk iş etiketini kesiyorum” diyor.

Ustalığa önem veriyor, “Müzikte de modada da ustalık değerli, ben sahnede olmak yerine sahnedeki ustaların yanında olmaktan mutluyum” diyor.

Oysa kendisinin de sahne karizması var ama özgür ruh aynı şeyleri yapmaktan hoşlanmıyor.

Oliver Spencer’a tasarım yapıyor, çünkü en çok onların kesimlerinden memnun.

“Erkek giyimi çok kolay zaten, iyi kesim bir pantolon ve ceket yeterli” diyor.

“Her erkeğin üstüne dikilmiş iyi bir takım elbisesi olmalı” diye ekliyor.

Makinede yıkanabilen, ütü gerektirmeyen kıyafetleri tercih ediyor, kuru temizleme sevmiyor, kaşmirleri bile makinede yıkıyor.

“Kadınların işi zor” diyor gülerek.

“Peki ama giyinirken ucuza kaçılmaması gereken tek şey ne?” diyorum.

Hiç düşünmeden “Ayakkabı” diyor.

Ve çoğumuzun tutkusunu onaylıyor. 

Not: William Gilchrist, Contemporary Istanbul öncesinde 18 Eylül’de gerçekleşecek CI Dialogues’da ‘Markalar ve Kültürel Miras’ panelinde konuşmacılardan biri.

Heyecanla bekliyoruz.

Küçük galeriler desteklenmeli

Bu hafta sonu Financial Times’ta Melanie Gerlis imzalı sanat fuarlarıyla ilgili büyük bir haber vardı.

Başlık şöyleydi: “Büyük galeriler sanat fuarlarında küçük galerilere destek sağlamalı.”

Makalenin bir bölümünde 20-23 Eylül’de gerçekleşecek Contemporary Istanbul’dan da söz ediliyordu.

“Sanat fuarlarına katılmak pahalı bir karar, tam da bu yüzden galerilere hayır demeleri için daha az neden vermeye çalışıyoruz” diyordu Contemporary Istanbul’un direktörü Kamiar Maleki, Galeri Destek Programı’ndan bahsederek.

Hepimiz biliyoruz ki bu yıl sadece galeriler ve sanatçılar için değil, ekonomik olarak zor bir yıl.

Contemporary Istanbul’un kurucusu Ali Güreli’nin dediği gibi “Türkiye’den eser almak için en iyi zaman.”

Tabii yabancılar için.

Umalım, bizim için de iyi zaman yakın olsun.

 

Yazarın Önceki Yazıları