Küresel istihdamda kötü koşullarla mücadele

20.02.2019 Çarşamba

Küresel düzeyde işsizlikte geriliyor ancak bu iş kalitesindeki iyileşmeye tam olarak yansımıyor. Dünyada çalışan 3.3 milyar insanın 700 milyonu yoksul. 1 milyarı aşkın kişi kayıtdışı çalışıyor. İstihdam içinde olmak her zaman insana yakışır bir yaşam standardını garanti etmeye yetmiyor.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından her yıl yayımlanan, küresel ve bölgesel işgücü piyasası eğilimlerinin değerlendirildiği Küresel İstihdam Eğilimleri ve Sosyal Görünüm 2019 yılı raporu açıklandı. Rapora göre, küresel düzeyde işsizliğin azaltılmasında görülen ilerleme iş kalitesindeki iyileşmelerle eşleşmiyor. Bu açıdan, milyonlarca insanın olumsuz çalışma koşullarını kabul etmek zorunda kalması nedeniyle düşük kaliteli istihdam, küresel işgücü piyasasının temel sorun alanı olarak karşımıza çıkıyor.

- 3.3 milyar insan ekonomik açıdan ‘yeterince’ güvende değil

Raporda yer verilen verilere göre, 2018’de küresel düzeyde istihdamda yer alan 3.3 milyar insanın büyük bir bölümü ekonomik anlamda yeterince güvende değil. Söz konusu kişiler, ayrıca yeterli seviyede maddi refah ve fırsat eşitliğiyle de karşı karşıya bulunmuyor.

Dahası, bir yandan küresel düzeyde işsizlikte gerileme söz konusuyken, diğer yandan bu gerileme iş kalitesindeki iyileşmeye tam olarak yansımıyor.

- ‘Düzgün iş’ hedefi pek çok ülke için gerçekçi değil

Raporda ayrıca düzgün ya da insana yakışır iş açığının kalıcı hale geldiği, bu nedenle de Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinden biri olan “herkes için düzgün iş” hedefine ulaşmanın pek çok ülke için aslında pek de gerçekçi olmadığı vurgulanıyor.

Tehditler de var

- Yeni iş modelleri kayıtlı istihdama yönelik tehdit oluşturabilir

ILO’nun açıkladığı raporda, yeni teknolojiler tarafından yaratılanlar da dahil olmak üzere bazı yeni iş modellerinin, kayıtlı istihdam, iş güvencesi, sosyal koruma ve çalışma standartları gibi mevcut işgücü piyasası kazanımlarını tehdit ettiği uyarısında bulunulduğu görülüyor.

- 700 milyon çalışan yoksul

Raporda ilgi çekici hususlardan biri de çalışan yoksul sayısı. ILO verilerine göre, küresel düzeyde çalıştığı halde yoksulluk içinde olan 700 milyon insan söz konusu. Bu anlamda, istihdam içinde olmanın ne yazık ki her zaman insana yakışır bir yaşam standardını garanti etmediğini söylemek mümkün. Diğer taraftan, son 30 yılda, özellikle orta gelirli ülkelerde eğitim-öğretime katılan insan sayısında artış ve çalışan yoksul oranlarında büyük bir düşüş kaydedilmiş durumda.

- Toplumsal cinsiyet farkının kapatılmasında ilerleme yok

Raporda önemle üzerinde durulan hususlardan biri de toplumsal cinsiyet farkının kapanması açısından herhangi bir ilerlemenin kaydedilmemiş olması. Bu anlamda, küresel düzeyde erkeklerin yüzde 75’inin işgücüne katılmasına karşılık, kadınların yüzde 48’i işgücünde.

Diğer önemli bir husus ise kayıt dışı istihdamın boyutları. ILO verilerine göre, küresel işgücünün yüzde 61’i, yani 2 milyar çalışan, kayıt dışı istihdam içinde yer almaya devam ediyor. Bununla birlikte, 25 yaş altındaki her beş gençten biri gelecekteki istihdam beklentilerini tehlikeye atacak şekilde ne eğitimine devam ediyor, ne de istihdamda yer alıyor.

Bölgesel temel bulgular

Afrika:

Bölgenin çalışma çağı nüfusunun yüzde 4.5’i işsiz, buna karşılık istihdam oranı yüzde 60. Ancak bölgede iyi işleyen bir işgücü piyasasından bahsetmek mümkün değil. Çok sayıda çalışanın sahip olduğu işler ne yazık ki düşük kaliteli ve düşük ücretli, güvenceden ve sosyal korumadan yoksun. İnsanların bu işleri kabul etmekten başka seçenekleri bulunmuyor. Bölge için işgücünün yılda 14 milyondan fazla artacağı tahmin ediliyor. 2020’ye kadar ekonomik büyüme oranlarının, bu hızlı büyüyen işgücü için yeterli kalitede iş yaratmak noktasında çok düşük kalacağı bekleniyor.

Kuzey Amerika:

İşsizlik oranının 2019’da yüzde 4.1’e ulaşması, istihdam artışı ve ekonomik aktivitenin 2020’de azalmaya başlaması öngörülüyor. Bölge, dijital çalışma açısından lider konumda.

Latin Amerika ve Karayipler:

Ekonomik büyümenin toparlanmış olmasına rağmen, istihdamın 2019 ve 2020’de yılda sadece yüzde 1.4 oranında artması bekleniyor. Bölgesel işsizlik oranında nispeten yavaş bir düşüş söz konusu. Ayrıca, kayıt dışılık ve düşük iş kalitesi yaygınlığını koruyor.

Arap devletleri:

Bölgesel işsizliğin 2020’ye kadar yüzde 7.3’te sabit kalması bekleniyor. Göçmen işçiler bölgesel istihdamın yüzde 41’ini temsil ediyor. Kadınlar arasındaki işsizlik oranı yüzde 15.6 ile erkeklerin üç katı düzeyinde. Benzer bir durum genç işsizliği için de söz konusu. Buna göre, gençler için işsizlik oranı yetişkin işsizlik oranının dört katı.

Asya ve Pasifik:

Ekonomik büyüme önceki yıllara göre daha yavaş olsa da devam ediyor. Bölgesel işsizlik oranının yüzde 3.6 ile 2020 yılına kadar küresel ortalamanın altında kalacağı tahmin ediliyor. Her ne kadar tarım sektöründe yapısal dönüşüm gerçekleşmiş olsa da iş kalitesinde önemli gelişmeler yaşanmadı. İşçilerin büyük bir kısmı hâlâ iş güvencesinden, yazılı sözleşmelerden ve gelir istikrarından yoksun durumda.

Avrupa ve Orta Asya:

Kuzey, Güney ve Batı Avrupa’da işsizlik oranı on yılın en düşük seviyesinde. Ayrıca, 2020 yılına kadar da düşmeye devam etmesi bekleniyor. Diğer taraftan, uzun dönemli işsizlik bazı ülkelerde yüzde 40’lara kadar çıkıyor. Kayıt dışı istihdamın Orta ve Batı Asya’da yüzde 43 düzeyiyle yaygın bir problem olduğu görülüyor. Çalışan yoksulluğu, düşük iş kalitesi ve kalıcı hale gelen işgücü piyasası eşitsizlikleri devam ediyor.

Yazarın Önceki Yazıları