CIA’da oyun bitmez

07.02.2019 Perşembe

Senato, Trump’ın Suriye’den çekilme kararına “karşı tavrını” net koydu. Acaba bir “oyun” mu?

Stratejist Em. Gen. Naim Babüroğlu bakın ne “oyunlar” anlatıyor.

Özetle yansıtıyorum...

CIA’nın Libya operasyonu

1981 Ocak ayında, CIA’ya Libya lideri Kaddafi hakkında bir şeyler yapması söylendi. CIA, Libya operasyonlarını bu ülkenin sınır komşusu Çad üzerinden yürütmeye karar verdi. Çad’ın Savunma Bakanı’yken yönetimle ters düşen ve iki bin savaşçısıyla Batı Sudan’a geçen Habre seçildi. ABD, sırf Kaddafi’nin düşmanı olduğu için Habre’yi desteklemiş ve 1982’de Çad’da iktidarı ele geçirmesini sağlamıştı. Oysa ABD halkı, Çad adında bir ülkenin varlığından bile habersizdi.

Afganistan ve El Kaide

CIA, 1980’de Afgan mücahitlerini Sovyetler’e karşı silahlandırırken, Usame bin Ladin’i isyana destek sağlayan zengin bir Suudi Arabistanlı olarak tanımıştı. Ulusal Güvenlik Danışmanı Brzezinski, Afganistan’daki radikal unsurları silahlandırma görevini üstlendi. Brzezinski, ABD silahlarını Usame bin Ladin’e bizzat kendisi teslim ettirdi. Bu sayede, CIA Ruslara kendi Vietnamlarını yaşatmayı başardı.

Son Sovyet askeri, Afganistan’ı 15 Şubat 1989 tarihinde terk etti, ancak CIA silahları bu ülkeye akmaya devam etti. Kısa süre sonra, El Kaide adını alacak yeni bir terör örgütü sahnede yerini aldı. CIA eliyle, Bin Ladin ve yönettiği El Kaide, ABD’nin ve dünyanın başına bela olmaya hazırdı.

CIA’nın Suriye’de darbe girişimi

CIA, 1950’li ilk yıllarda Suriye’de bir askeri darbe ortamının olgunlaştığı değerlendirmesini yapmıştı.

Suriye’nin en güçlü adamlarından biri olan, istihbaratın başındaki Abdülhamit Seraj ile Genelkurmay Başkanı’nı kurban olarak seçti. “Bunların yok edilmeleri” görevi, ABD’nin Şam Büyükelçiliği’nde memur olan ajan Rocky Stone’a verildi. Stone, “para ve siyasi gelecek vaadiyle” Suriye ordusu içinden kendine bir yandaş takımı kurmaya başladı. Suriye İstihbarat Başkanı Abdülhamit Seraj bu komployu sezdi ve Amerikalılara bir tuzak hazırladı. Subaylar paraları aldıktan sonra televizyona çıkarak, “Ahlaksız Amerikalı iblisler, yasal düzenimizi bozmak için işte bu paraları verdiler” şeklinde itirafta bulundular. ABD’li CIA ajanı Stone gözaltına alındı.

Irak’ta Saddam Hüseyin’in yıldızını parlatan CIA

14 Temmuz 1958 gecesi, Amerikan yanlısı olan Irak yönetimi, silahlı kuvvetler darbesiyle devrildi. General Kasım devletin başına geçti ve kapıları Sovyet yönetimine açtı.

Beş yıl sonra, CIA destekli bir darbe yapıldı ve Irak’ta ABD etkisi yeniden güç kazandı. 1960’larda Irak’ın İçişleri Bakanlığı’nı yapan Ali Salih Sadi: “Biz iş başına CIA treniyle geldik” dedi. O trenin içinde, CIA desteğiyle yıldızı parlayan bir diktatör de bulunuyordu. Adı Saddam Hüseyin’di. 1980-1988 yılları arasında, sekiz yıl süren İran-Irak Savaşı sırasında, CIA Saddam’ın yanında yer almıştır.

Kuveyt’in işgalini görmeyen CIA

1990 yılında, Irak’ın orduları hareketlendi. Uzaydan çekilen fotoğraflarda, Irak birliklerinin Kuveyt sınırına yığıldığının belli olmasına rağmen CIA bunu görmedi. (Belki de görmezden geldi. G.C) Irak 140 bin kişilik ordusuyla Kuveyt’e girdi. CIA: “Saddam, Suudi Arabistan’a saldıracak, Irak’ın kimyasal başlıklı silahları var ve her an bunları kullanabilir” şeklinde abartılı raporlar düzenledi. Gerçeği yansıtmayan bu raporlarla, ABD 2003 yılında Irak’ı işgal etti.

Yapılan soruşturmada, Irak’ın silahları konusunda CIA’nın söylediklerinin hayal ürünü olduğu ortaya çıktı. Fakat Irak işgal edilmiş, bir buçuk milyon insan ölmüş ve böylece yıllar sürecek bir karışıklık döneminin tohumları atılmıştı.

80 milyar dolarlık bütçe

ABD’de, dünyanın en kalabalık ve en fazla bütçeye sahip 17 istihbarat örgütü var. Yıllık harcamaları yaklaşık 80 milyar dolar. Rusya’nın yıllık savunma harcamasından neredeyse fazla.

Soru şu...

“Bu kadar yüksek bir bütçeye sahip CIA’nın bölgede iş yoğunluğu artmış mıdır?”

Hem de çok artmıştır...

ABD Suriye’den çekilir... Ama... İsrail’in güvenliğini garanti ettikten sonra... PYD/PKK terör örgütünü korumayı garanti ettikten sonra...

Suriye’de İran’ın varlığı sıfırlandıktan sonra...

Suriye’yi parçaladıktan sonra...

Kuzey Irak’la-Kuzey Suriye’yi birleştirdikten sonra...

İran’a olası operasyondan sonra...

Zengin petrol havzası Irak, artık ABD’nin Ortadoğu’daki merkez üssü. ABD, 2022’de tamamlanacak olan, 200 bin metrekare büyüklüğünde dünyanın en büyük konsolosluğunu Erbil’de kuruyor. ABD’nin bu bölgede çok işi var, çok...

Yazarın Önceki Yazıları