Doğu hikâyeleri

01.12.2018 Cumartesi

Büyük İskender’e dostları “Çok kadınla evlenin, çok çocuğunuz olsun, adınızı onlar yaşatsın” dediler... İskender şöyle dedi:
“Babaların hatırasını çocuklar yaşatmaz, babaların hatırasını hayattayken yaptığı iyi şeyler yaşatır.”

BÜYÜCÜ

Bir kambura büyücü:
- Senin kamburunu mu düzelteyim yoksa diğer insanları senin gibi kambur mu yapayım, hangisini istersin, diye sormuş... Kambur:
- Bütün insanları benim gibi kambur yapın, demiş...
- Neden?
- Ben de onlara, onların bana baktıkları gibi bakıp eğleneceğim, demiş...

TERZİ

Şehrin surlarına yakın yerde oturan bir terzi önünden geçip mezarlığa götürülen cenazeleri görür, her cenaze geçişte duvara astığı bir çanağa bir çakıl taşı koyarmış. Ay sonu gelince de çanağa koyduğu çakıl taşlarını sayar, o ay kaç kişinin öldüğünü hesaplarmış. Bir gün terziyi ziyarete gelen arkadaşı dükkânın kapalı olduğunu görmüş. Yandaki komşusuna terzinin nerede olduğunu sormuş... Komşu:
- O da ötekiler gibi çanağa düştü, demiş... Terzi de ölmüş anlayacağınız... Hayat bundan ibaret...

Kıbrıs’ta rüşvet!

Kıbrıs’ta yaşayan dostlarımız Ada’da rüşvet sorununun olmadığını anlatıyor. Kıbrıs bu terbiyeyi nasıl edindi, ne zaman edindi? Falih Rıfkı Atay anlatır:

“İngilizler Kıbrıs’a geldiklerinde Osmanlı polislerinin maaşı bir altınmış. Polisleri toplamışlar:
- Maaşlarıyla geçinebilenler şu tarafa, geçinemeyenler bu tarafa, demişler...
Geçinebiliyorum diyenlerin rüşvet geliri olduğu var sayılarak işlerine hemen son verilmiş... Geçinemiyorum diyenlerin maaşı beş liraya çıkarılmış:

Ve sıkıca uyarılmışlar:

- Rüşvet aldığınız görülürse yalnız kovmayız, hapishanede de çürütürüz...” 
Sistem böyle böyle kurulmuş...

ÇAY

Ordu’nun Kumru ilçesinde kahvehane işleten ‘Pire Mehmet’ lakaplı Mehmet Kuduş (44), nezakete göre kademeli bir çay tarifesi düzenlemiş.
“Çay alabilir miyim?” diyenden 1 lira, “Çay verir misin?” diyenden 1.25 TL, “Çay versene” diyenden 1,50 TL, “Çay gönder” diyenden 1.75 TL, “Çay ver” diye seslenenden 2 lira ücret alıyormuş.
Pire Mehmet yeni tarifenin etkili olduğunu, müşterilerin eskiye göre çok daha nazik ifadeler kullandığını söylüyormuş...
(Ordulu dostumuz Ali Öztürk’e teşekkürle)

KAÇAK

İmar affı 2017 yılı sonuna kadar inşa edilen yapıları kapsıyordu. Ancak kaçak yapılaşma hâlâ, affın süresi uzatılır umuduyla sürüyor. Kaçakları gazeteler yazsa da yıkılanı görülmüyor. Ege’de yaşayan eski gazeteci ve çevreci dostumuz Can Pulak diyor ki:

- Devlet eğer istese, kaçak yapıyı hemen önler. Nasıl m? Köylerde muhtarları, ilçelerde kaymakam ve belediye başkanlarını, illerde de vali ve imar müdürlerini sorumlu tutun, bölgesinde tek bir kaçak yapı yapılanı mahkemeye sevk edin, hatta hemen görevden alın, bakın beş dakikada iş nasıl çözülür.

LÜKÜS

Tasarruf çağrılarına rağmen devlette araç saltanatı sürüyor.
Cumhuriyet tarihi boyunca bitmeyen tartışmadır bu... CHP tek parti iktidarında DP’liler sık sık “kırmızı plakalı” araba saltanatını ve İnönü’nün Atatürk’ten miras kalan Savarona yatı ile gezmesini eleştirirmiş. DP iktidara geçince ne mi yapmış? Devlet araçlarının yarısından kırmızı plaka sökülüp normal plaka takılmış. Böylece görüntü kurtarılmış! Savarona da Cumhurbaşkanlığı emrinden alınıp okul gemisi yapılmış. Böylece Celal Bayar rahat rahat gezilere çıkmış...

Yazarın Önceki Yazıları