Çipras’ın ziyaretinden ne çıkacak?

05.02.2019 Salı

Geçen eylül ayında BM Genel Kurulu toplantıları için New York’a giden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunan Başbakanı Aleksis Çipras ile yaptığı görüşmede, kendisini Türkiye’ye davet etmiş, Yunan lider de bu daveti memnuniyetle kabul ettiğini söylemişti.

Bu ziyaret bugün gerçekleşiyor. Çipras önemli bir heyetle Ankara’ya gelerek, Erdoğan ve diğer üst düzey Türk yetkililerle görüşecek, yarın da İstanbul’a geçerek 48 yıldan beri kapalı bulunan Heybeliada’daki Ortodoks Ruhban Okulu’nu ziyaret edecek ve Patrik Bartholomeos ile buluşacak.

Çipras’ın bu ziyareti, Türk-Yunan ilişkilerinde uyuşmazlık ve gerginliklerin yaşandığı, ama aynı zamanda Ankara’nın ve Atina’nın sorunlara diyalog ile çözüm aramak ve ilişkileri geliştirmek arzusunu dile getirdikleri bir zamana rastlıyor.

Yapılacak temaslar Türk-Yunan ilişkilerinde yeni bir sayfanın açılmasına yol açabilir mi?

“Katimerini” gazetesine göre, bu konuda Atina’daki beklentiler yüksek değil. Ancak daha önce başlayan, fakat devam etmeyen “istikşafi müzakereler”e bu kez yeni bir ivme kazandırılması muhtemel.

Türk tarafında da açıkçası bu ziyaretten göz kamaştırıcı sonuçları beklenmiyor. Ancak taraflar arasında daha iyi bir anlayışın sağlanması, diyaloğun daha yapıcı bir şekilde sürdürülmesi mümkün olabilir.

Eski sorunlar

Türk-Yunan ilişkilerinin gündeminde yıllardan beri yer alan ikili sorunların başında “Ege uyuşmazlıkları” geliyor. Bu listede hava sahası, karasuları, kıta sahanlığı gibi temel meseleler yer alıyor.

Listenin bu bölümüne eklenen diğer bir uyuşmazlık da Atina’ya kaçan FETÖ’cü 8 Türk askerin durumuyla ilgili...

İkili bazda, başka sorunlar da var bu listede... Ruhban Okulu’nun kapalı tutulması, Batı Trakya’da müftülerin statüsü gibi konular bir türlü çözümlenemiyor...

Tabii listedeki önemli bir mesele de Kıbrıs’tır. Bu sorun Ankara ile Atina arasında hep bir gerginlik kaynağı olmuştur. Son zamanlarda Kıbrıs sorununun bir uzantısı olarak bir de “enerji boyutu”, yani ada etrafındaki deniz altı doğal gaz kaynakları meselesi ortaya çıkmıştır. Bu da dolaylı olarak Ankara ile Atina’yı karşı karşıya getirmekte, sürtüşme riskini artırmaktadır...

Yeni çabalar

Çipras’ın ziyaretinde kuşkusuz bütün bu meseleler üzerinde görüş alışverişi yapılacak ve çözüm yolları aranacaktır.

Son yıllarda İsmail Cem-Yorgo Papandreu mutabakatının sağladığı “güven artırıcı tedbirler” gerçekten ilişkilerin normalleşmesine, diyaloğun ilerlemesine, turizmden ticarete kadar çeşitli alanların halkların da birbirine yaklaşmasına yol açmıştır.

Erdoğan ile Çipras’ın bu hamleyi aynı anlayışla sürdürmek iradesini göstermeleri beklenebilir.

Uyuşmazlıklar üzerinde konuşulanların, sadece iki tarafın bilinen pozisyonlarını tekrarlamasından ibaret kalmaması, bu konularda çözüm yolunu açabilecek uzlaşıcı yeni görüş ve önerilerin masaya konması temenni edilir.

Bu ziyaretten “diyaloğa devam” kararı çıkacaksa (ki öyle bir beklenti var) bunu artık sonuç verecek daha farklı ve yapıcı bir içerikle doldurmak gerekir.

Yazarın Önceki Yazıları