Türkiye - ABD ilişkileri onarım döneminden geçiyor

06.01.2019 Pazar

Pastör Brunson olayıyla doruk noktasına çıkan iki ülke arasındaki gerginlik, bir süredir yumuşama dönemine doğru gidiyor. İki ülke yönetimi, ilişkileri onarma ve yeniden rayına oturtma çabasına girdi.

Bütün işaretler son zamanlarda ciddi sarsıntılar geçiren Türkiye-ABD ilişkilerinin bir yumuşama dönemine doğru ilerlemekte olduğunu gösteriyor. 

Bu gelişme, ümit verici yeni bir sürecin başlangıcını oluşturmakla beraber, şimdiye kadar ilişkilerde ciddi sıkıntılar yaratmış olan bazı temel sorunlar da hâlâ çözüm bekliyor. 

Yakın geçmişte ikili ilişkilerde yaşanan krizlere karşılık, son atılan bazı adımlarla en azından yönetimler düzeyinde gerginlikler frenlenmiş, ilişkileri “rektifiye”, yeniden rayına oturtma çabası başlamıştır. 

Dönüm noktası

FETÖ meselesinden PYD/YPG’ye desteğe kadar Türkiye’nin kendi hayati çıkarları çerçevesinde gördüğü sorunların yarattığı güven bunalımı ve gerginlik ortamında, iki ülke ilişkilerinde bir dönüm noktası oluşturan olay, Amerikalı Pastör Brunson’ın durumu olmuştur.

Rahibin casusluk suçundan İzmir’de tutuklanması, iki devlet arasında siyasi bir sorun haline gelmiş, karşılıklı sert söylem ve davranışlar büyük gerginlik yaratmıştır. Bu olay ABD’nin Türkiye’ye karşı yaptırımlar uygulamasıyla birlikte daha da ciddi boyutlar almış, bundan Türkiye ciddi ekonomik ve finansal zararlar görmüştür.

Sonuçta rahibin ABD’ye iadesiyle, birdenbire ilişkilerde yeni bir sayfa açılmıştır. Ondan sonra Başkan Trump’ın da Türkiye’ye tavrı değişmiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Trump arasında diyalog ve temas kurulmuştur. Trump yönetimi Türkiye’yi rahatlatmak için İran’a karşı ekonomik uygulamasının dışında tutmuştur. 

Yaklaşım farkı

Bu arada Trump yönetimi Türkiye’nin hassasiyet gösterdiği bazı meseleler karşısında yeni bir ayar yapmıştır. Örneğin Türkiye’ye “Patriot” hava savunma sistemi teklifini önceki gün neticelendirmiştir.

ABD Fethullah Gülen’in iadesine ilişkin Türkiye’nin talebini bu kez daha ciddi olarak ele almaya karar vermiş, Ankara’ya bu amaçla bir heyet göndermiştir. 

Başkan Trump’ın Suriye’den askerlerini çekme kararından sonra Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde oynayacağı rolle ilgili görüşmeler için Trump’ın güvenlik danışmanı John Bolton başkanlığında bir heyet önümüzdeki salı günü Ankara’ya gelecektir. Artık Menbiç dahil olmak üzere, bu konuda Ankara ile Washington arasında bir iş birliği söz konusu.

Nasıl oldu?

İlişkilerin bu şekilde düzelmeye başlaması, iki tarafın da gerginliğin devam etmesini tehlikeli ve zararlı saymalarının sonucudur.

Aslında bunda Trump yönetiminin, jeostratejik önemi nedeniyle Türkiye’yi “kaybetmemek” yani tamamen Rusya’ya kaptırmamak fikrini benimsemesi büyük rol oynamıştır. Ankara bağımsız dış politika konseptinde dik durmuş, bu bazı Amerikan çevrelerinde Türkiye’nin güvenirliğinin sorulmasına yol açmakla beraber, “yeni Türkiye” realitesini kabul ettirmeye çalışmıştır.

İlişkileri “rektifiye” etme yolunda atılan son adımlara rağmen, iki ülke arasında hâlâ birçok konuda uyuşmazlık devam ediyor. Bunların da çözümü yeni yoğun diplomatik çabalar gerektirecektir.

Son yıllarda ilişkilerde yaşanan gerginlikler, iki müttefik arasında derin bir güvensizlik yaratmıştır. Türkiye dünyadaki “anti-Amerikanizm”in yaygın olduğu ülkeler listesinin başlarında yer alıyor. ABD Kongre’sinde ve medyasında da zaman zaman kötü bir Türkiye imajı yansıtılıyor. 

İki ülke arasında gerçek “stratejik ortaklık” ve dostluk için, karşılıklı güvenin yeniden tesisi önemlidir. Ama bu da zaman ve çaba ister...

Yazarın Önceki Yazıları