Yeni dönemde dış politika

02.04.2019 Salı

Genelde yerel seçimler dış dünyada pek ilgi görmez, ayrıca o ülkenin dış politikasını da fazla etkilemez.

Bu Türkiye için de geçerli olmakla beraber, bu seferki yerel seçimler yabancı diplomatlar ve dış basın tarafından dikkatle izlendi.

Bu ilginin başlıca nedeni, bu yerel seçimlerin bir genel seçim havası içinde cereyan etmesi, kampanya boyunca sadece belediye işleriyle ilgili konuların değil, ekonomi, güvenlik, dış politika gibi ulusal sorunların da gündeme gelmiş olmasıdır.

Bu bakımdan birçok ülke, Türkiye’deki bu yerel seçimleri yakından izlemek ihtiyacını duymuş, özellikle ekonomi, güvenlik ve dış politikayla ilgili konuşmaları, verilen mesajları dikkatle not etmiştir.

Bir dizi sorun

Bu seçimlerin sona ermesiyle, Türkiye artık “seçimsiz” yani kesintisiz, istikrarlı 4.5 yıllık yeni bir döneme giriyor. Bu, iktidara ülkenin karşılaştığı birçok temel soruna çözüm bulmak fırsatını veriyor.

Bu meseleler arasında tabii bir yığın dış politika konusu da var. Bunların bir kısmı ülke ekonomisi, güvenliği ve demokrasisiyle de yakından ilgilidir.

ABD ile ilişkilerin geleceği bu meselelerin başında geliyor. Washington ile çözüm bekleyen sorunlardan biri, S-400 savunma sistemi ve F-35 uçaklarıyla ilgili anlaşmazlığın nasıl halledileceğidir. Bu konuda bir uzlaşma sağlanmazsa, Türk-Amerikan ilişkilerinin ciddi bir kırılma noktasına gelmesi, karşılıklı zorlamaların ve bu arada bir ambargonun uygulanması tehlikesi vardır.

Aynı şekilde, ABD ile Suriye’deki PYD/YPG’ye desteğinden kaynaklanan uyuşmazlık ve Türkiye’nin Fırat’ın doğusunda bir askeri harekâta girişme uyarısı gündemde duruyor. Bunda da yakında bir uzlaşma sağlanamadığı takdirde, vahim sonuçlar yaratacak bir durum ortaya çıkacaktır.

Türkiye’nin bu yeni dönemde uğraşacağı daha birçok önemli konu var. Doğu Akdeniz’deki doğal gaz kaynaklarıyla ilgili ihtilaf, bazı komşu ülkelerle bir çatışma riski yaratıyor. Türkiye’nin AB ile ilişkilerini normalleştirmesi de gündemdeki önemli konulardan biri. Bu aynı zamanda Türkiye’nin demokratlaşma sürecinin hızlandırılmasıyla da ilgilidir.

Çözüm yolları

Yeni dönem Ankara’nın dış politikada yeni bir yaklaşımla meselelere eğilmesi fırsatını da yaratıyor.

Her şeyden önce, meseleleri daha esnek ve uzlaşıcı bir üslup kullanarak ele almakta yarar vardır. Türkiye’nin pozisyonunu agresif bir tavır ve lisanla değil, daha sakin bir şekilde ve rasyonel argümanlarla ortaya koymak gerekir. Amacın kavgayı sürdürmek değil, uzlaşarak çözüme ulaşmak olduğu unutulmamalıdır.

Türk dış politikası her zaman dengeleri korumayı amaçlamıştır.

Dünyanın bugünkü konjonktüründe çeşitli güçler ve gruplar karşısında mevcut dengeleri bozmamak, gereksiz sivri çıkışlardan kaçınmak önemlidir.

Diğer bir deyişle, Türkiye dış politikasında yeni bağlar kurarken, mevcut ilişkilerini de sürdürmeye özen göstermelidir.

Kısacası, bu yeni dönemde stratejik hedef, meseleleri barışçı yollardan çözmek ve çok yönlü ilişkileri geliştirmek, önlemek olmalıdır.

Yazarın Önceki Yazıları