Fon piyasası daralır mevduat güçlenir

14.03.2019 Perşembe

SPK, para piyasası fonlarının en az yüzde 50’sini mevduatta değerlendirme zorunluluğu getirdi. Karar ile mevduata yönelim artacak ve bankaların likidite bulması temin edilecek

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) açıkladığı kararla para piyasası fonlarına ilişkin esaslarda değişiklik yaptı. Kurum, fon değerinin asgari yüzde 50’sinin mevduat ya da katılma hesaplarında değerlendirilmesi zorunluluğunu getirdi. Değişiklik öncesinde mevduat hesaplarının fon değeri içindeki payı için üst sınır yüzde 10 seviyesinde bulunuyordu. 15 Mart 2019 tarihinden itibaren geçerli olacak kararla ayrıca tek bir bankada değerlendirilecek fon tutarı fon toplam değerinin yüzde 6’sını aşamayacak. Ayrıca para piyasası fonlarından alınan fon yönetim ücretleri ise yarıya indirilecek. Bu da söz konusu fonların giderlerini düşürüp bu fonlara bir yandan ilginin korunması sağlanırken diğer taraftan bu fonlar üzerinden bankacılık sektörünün likiditesi güçlendirilecek.

‘Fondan kaçış olur’

SPK’nın kararı ciddi bir tartışmayı beraberinde getirdi. Kimi uzmanlar halihazırda birikim sahiplerinin mevduattan uzaklaşarak dolara geçtiklerini hatırlatırken SPK’nın kararı ile birlikte bu defa fon katılımcılarının da likit fonlardan uzaklaşacağı kaygısı dile getiriliyor.

Toplam tasarrufun yüzde 37’sini TL mevduatında değerlendiren yatırımcı profilinin bu karara tepki göstermesi için bir neden olmadığını, dahası birikimlerin toplu bir fonda olmasından kaynaklı olarak bankalarla pazarlık gücünün artmasına ve daha yüksek garantili getiri elde etmesine imkân tanıyacağını düşünenler ise, kararı olumlu değerlendiriyor. Mevduata yönelik artan likiditenin orta ve uzun vadede mevduat faizlerini aşağı yönlü hareketlendirmesi de gündeme gelebilecek.

15 milyar TL kaynak

Garanti Yatırım, yaptığı değerlendirmede, bu gelişmenin mevduat faizlerinin aşağı yönlü hareket etmesine ve bankaların fonlama maliyetinin azalmasına neden olacanı belirtirken bankaların net faiz marjları için olumlu olduğunu vurguladı. Faizlerdeki gerileme ile birlikte daha yüksek getirileri nedeni ile yatırım fonlarına ilgi artmıştı. Yatırım fonlarının toplam büyüklüğü 59 milyar TL. Bunun 29 milyar TL’si para piyasası fonlarından oluşuyor. Yüzde 50’lik kısmın mevduata yönlendirilmesiyle bankacılık sektörüne 15 milyar TL’lik bir kaynak girişi olacak. Kredi potansiyeli de artacak.

Para mevduata...

Para piyasası fonlarının yüzde 83’ü ortalama vadesi 45 gün olan kamu borçlanma araçlarından oluşuyordu. Şimdi yüzde 50’lik bir bölüm mevduata yönlenecek. Öte yandan para piyasası fonlarından alınan yönetim ücreti de yarıya düşürülüyor. Bu durum portföy yönetim şirketlerinin gelirini olumsuz etkileyecek. SPK Bülteni’nde yer alan karara göre tek bir bankada değerlendirilebilecek tutar fon toplam değerinin yüzde 6’sını aşamayacak. Bu ise banka fonlarının tüm nakdi kendi bankalarında tutmak yerine diğer bankalara da dağıtmasını zorunlu kılacak. Böylece varlık büyüklükleri farklı olan birçok kuruma dağıtılması söz konusu olacak.

Faizler düşer mi?

Ak Yatırım konuyla ilgili olarak yaptığı değerlendirmede benzer yorumda bulunuyor. Kurum değerlendirmesinde bu kararla birlikte bankaların TL mevduat faizlerinde bir miktar düşüş gözlenebileceğini ancak uygulamanın bir süredir gözlenen TL mevduattan döviz mevduata geçiş eğiliminin sürmesine de imkân sağlayabileceğini ifade etmekte. Genel ekonomi perspektifinden bakıldığındaysa bankacılık sektörü fonlama maliyetleri açısından olumlu olarak değerlendiriliyor. İş Yatırım SPK’nın yaptığı bu değişikliği, Türk Lirası mevduat tabanını yüzde 1.5 büyüttüğü için bankalar açısından sınırlı pozitif olarak değerlendiriyor. TCMB son toplantısında politika faizinde değişikliğe gitmeyerek politika faizi olan bir haftalık repo faizini yüzde 24 seviyesinde tuttu. Ancak gösterge faiz yüzde 18.79 seviyesinde ve geriliyor. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, “Faizlerde önümüzdeki aylarda gerileme göreceksiniz. Faizler konusunda bankacılar bastıra bastıra bu seviyeye geldi. Ama hala çok yüksek” değerlendirmesini yaparken faizlerde düşüş eğiliminin süreceği öngörüsünde bulunuyor.

Yazarın Önceki Yazıları