Piyasa seçime kadar rahat

20.01.2019 Pazar

Yılın ilk Para Politikası Kurulu toplantısı gerçekleşti ve TCMB piyasa beklentileri doğrultusunda faizi değiştirmedi. Bundan sonraki toplantılar 6 Mart ve 25 Nisan tarihlerinde.

Seçim sonrasında gerçekleşecek 25 Nisan tarihli faiz toplantısına kadar piyasalar rahatladı. Peki, yüksek faiz ve ucuz hisseler yabancı yatırımcıyı çekebilecek mi?

Piyasalar 16 Ocak faiz kararı sonrası rahat bir nefes aldı. TCMB ekonomideki yavaşlamaya rağmen faiz indirimi için erken olduğu konusunda uyarıda bulundu. Merkez Bankası bir hafta vadeli repo oranını yüzde 24 seviyesinde tuttu.

Yatırımcılar erken bir faiz indirim kararının Türk Lirasında yeni bir erimeyi tetikleyebileceğinden ve yüzde 20,30 olan enflasyonu artırabileceğinden endişe ediyorlardı. TCMB 16 Ocak toplantısında enflasyonda “belirgin bir iyileşme” görülene kadar faizlerin seyrinin korunacağı mesajını verdi.

Bu kararın etkisi hemen piyasada gözlenen tepkide görüldü. Alıcılar hareketlendi ve özellikle banka hisseleri öncülüğünde Borsa İstanbul yükselişe geçti. BIST 100 Endeksi 98.454 seviyesine çıkarken dolar/TL kuru 5,32’lere geriledi.

Gözler 6 Mart’ta

TCMB bu kararı ile seçime kadar piyasaların soluklanacağının da sinyalini verdi. Dolar/TL kuru böylece yıl boyunca test edebileceği en düşük seviyeleri yılın ilk çeyreğinde görme ihtimali hayli yüksek. Aynı süre içinde borsa da yükseliş açısından önemli bir mesafeyi kat edebilir. Gelişmelere baktığımızda 6 Mart’ta gerçekleşecek PPK toplantısında faiz indirimi gündeme gelebilecektir.

Ancak bunun agresif bir indirim olması beklenmemeli. Asıl indirim ise seçim sonrasında gerçekleşecek faiz toplantısında gündeme gelecektir. Bu süreçte enflasyonda da gerileme yaşanması faiz indirimi için zemin oluşturacaktır. Peki, yatırımcı böyle bir ortamda nasıl hareket etmeli? Yılın ilk çeyreğinde riskli varlıklar talep göreceğine göre hisse senetlerinde pozisyonlar korunabilir. Endeks hisselerinde güçlenen hareketlenmeler gündeme gelebilecektir. Ancak kalıcı bir yükseliş için yabancıların alıma geçmeleri şart.

Hisse fonlar

Hisse senetlerine yönelik ilginin devam etmesi halinde yatırım ve emeklilikte ilk çeyrekte hisse fonlar ön plana çıkacaktır. Yılın ilk çeyreğinden sonra ise dolar bazlı enstrümanlar ve altın fonları daha fazla takip edilebilir.

Dolar, zayıf ve sıkışık bir seyir izleyecek

Dolar kuru 100 günlük ortalamasının bulunduğu 5,40 seviyesinin altına kayarak 200 günlük ortalaması olan 5,15’lere yöneldi. Dolar/TL’de en son geçtiğimiz 30 Kasımda 5,11 seviyesi test edilmişti. Yukarı ataklarda 5,50’nin aşılamaması ve 5,40’taki güçlü desteğin aşağı kırılması satış baskısını artırdı. Kurda 5,15’in kırılması uzun vadede düşüşün önünü açacak. Ancak 2013’ten bu yana 200 günlük ortalamanın üzerinde hareket edilmesi bu ihtimali zayıflatıyor. Mart ayına kadar sıkışık zayıf ve yatay bir seyir öne çıkıyor.

Bankacılık sektörü 2019’a hızlı başladı 

TCMB’nin faiz indirimine gitmemesi banka hisselerinin bir haftada yüzde 14 değer kazanmasını sağladı. Banka hisselerindeki yüksek iskonto hisselerin ilgi görmeye devam etmesine yol açabilir. Borsada yılın ilk çeyreğinde alımlar etkisini göstermeye devam etmekte. Bu süre içinde yabancı payı 64,95’e geriledikten sonra 65,25’e yükseldi. Borsada BIST 100 Endeksi 7, 20, 50 ve 100 ve 200 günlük ortalamaların üzerinde. 200 günlük ortalamanın aşılmasıyla birlikte ilk etapta 100 bine doğru hareketin önü açılmış oldu.

Son bir haftada zirvedeyiz

Son bir haftada gelişmekte olan ülkeler içerisinde en fazla kazandıran Borsa İstanbul oldu. Hisse senetlerinde yüzde 7,38 oranında yaşanan yükseliş BIST 100’ün diğer tüm ülke borsalarının üzerinde değer kazanmasına olanak tanırken diğer tüm yatırım enstrümanlarının geride kalmasına neden oldu.

BIST 100 Endeksi 4 Ocak’tan bu yana aralıksız yükseliyor.

Sıcak para girişi sağlanmalı

Türkiye’de tahvil ve hisse senedi piyasasında fiyat hareketleri üzerinde en önemli etkinin sıcak para girişi olduğu gözleniyor. Sıcak para girişinin gerçekleştiği dönemler kur ve faizde düşük seyir gözlenirken TL varlıklara da ilgi artıyor. Özellikle hisse senetlerinde bunun yansımalarını görebilmek mümkün. Türkiye’de gerçekleşen en büyük kriz dalgalarında fiyat hareketlerindeki aşırı gerilemenin arkasında yabancıların satışları var.

 

 

Yazarın Önceki Yazıları