İnsan ne ister ?

17.03.2018 Cumartesi

Mutluluk her açıdan çok kaprisli ve anlık bir durum olsa da, hepimiz doğal olarak mutluluk ve doyum peşinde koşarız. Kuşkusuz, bu “mutluluk” hepimiz için farklı yollarla gerçekleşiyor olabilir hatta kimimiz ruhsal acılardan bile mutluluk duyuyor olabiliriz. Bir de çok bilinen Maslow’un ihtiyaçlar sıralaması var. Bu sıralamada her şeyin temelinde fiziksel ihtiyaçlarımız ve onun ardından da güvenlik ihtiyaçlarımız gelir. Astrolojik açıdan da baktığımızda, bu en temel ihtiyaçlarımız Ay’la ilişkilidir. Ay astrolojide annemizle ilişkimizi, hatta doğum öncesinde gelişen olayları ve çocukluğumuzu anlatır ve aynı zamanda yetişkin yıllarımızda da ait olma, duygusal bağlar kurabilme kapasitemizi anlatır. Mutluluğun en temel göstergesi Ay’dır. Ay hem fiziksel hem de duygusal ihtiyaçlarımızı nasıl karşıladığımız hakkında bilgi verir. Eğer Ay haritamızda rahat ettiği bir burçta (Boğa ve Yengeç gibi) ve evde ve aynı zamanda rahat bir evde ise (6., 8, ve 12. evler dışındaki yerler) duygularımızla daha rahat ilişki kurabilir ve kendimizi daha az endişeli ve korunaklı hissedebiliriz. İkinci aşamadaki güvenlik ve sevgi ihtiyacı da temelde yine Ay’la ilişkilidir.

Sevmek ve sevilmek duygusu Venüs’le de yakından ilişkilidir. Bu gezegen de Ay gibi dişil özellikler taşır. Pek çoğumuz için aşk ve sevgi hayatımızdaki en yoğun arayışlardan birisidir ancak bu sadece tensel bir ihtiyaç değil aynı zamanda ruhsal açıdan da bizi besleyen, kendimizi başkaları ile bütün ve uyumlu hissetmemizi sağlayan bir duygudur. Sevgiye hayatın her yönünde ihtiyaç duyar ve ararız. Dolayısıyla, haritamıza bakarken, nelerden hoşlanıyoruz, nelere çekiliyoruz ve nelere değer veriyoruz gibi konularda Venüs’ün bulunduğu burca, eve bakmak doğru olacaktır.  Venüs’ün yaptığı açılar da sevgiyi bulma konusunda bize nelerin aracılık ettiğini gösterir, kimi zaman da ortaya çıkan engellerimizi ya da çatışmalarımızı anlatır. Örnek olarak, Venüs’ü Koç’ta olan birisi sevgiyi heyecan ve risk almak olarak görürken, Venüs’ü Oğlak’ta olan birisi daha çok güven ve statü arıyor olabilir.

Piramitin üst seviyelerine çıkarken

Maslow’un hiyerarşisindeki daha üst seviyelerde değerler yer alır. Bu hem Venüs hem de Jüpiter’in söz konusu olduğu temaları açıklar. Jüpiter sadece maddi değil, aynı zamanda ruhsal ve felsefi değerlerimiz, hayata bakış açımızla ilgilidir. Sosyal bir gezegen olan Jüpiter, içinde bulunduğumuz toplumla ilişkimizi, hangi değerleri aradığımızı ve nasıl bir katkı sağlayabileceğimizi de anlatır. Jüpiter’i Saka burcunda olan birisi için, bu ilkeli ve akılcı olmak, geleceği düşünmek iken, örneğin Yengeç’te daha koruyucu, olumlu anlamda muhafazakar ve geçmişten, geleneklerden, hatta Tarih’ten beslenen bir bakış açısı getirebilir.

Piramitin en tepesinde yer alan “kendini gerçekleştirmek” Carl Jung’un ortaya koyduğu bireyselleşmek ve kendimizle bütünleşmek arzusu yani tüm yaratıcı kapasitesimizi ortaya koyarak özgünlüğümüzü ortaya koyabilmekle ilişkilidir. Doğal olarak bu seviyede, astrolojik haritamızın tüm ögelerini gözetebiliriz. Haritada Güneşimiz, (kendi burcumuz), tepe noktası, hayatımızı inşa eden Satürn ilkesi, yükselen burcumuz ve aynı zamanda kolektif gezegenler olan Kiron, Uranüs, Neptün, Pluton, hayatımızı gerçekleştirme yönünde önemli ipuçları sağlarlar. Astrolojik haritamızdaki zorlayıcı açılar, kendimizi gerçekleştirirken karşılaşabileceğimiz mücadeleleri ama aynı zamanda deneyim yolu ile öğreneceğimiz yeteneklerimizi, rahat açılar ise (özellikle olumlu evler arasında) bu yönde sahip olduğumuz doğal yetenekleri ve karşılaşabileceğimiz imkanları sergilerler.