Gol Buena!

09.11.2018 Cuma

Erwin Koeman, Anderlecht karşısına çıkan on birle hem niyetini ortaya koydu, hem de tribünlere beklenen mesajı verdi: Maçı kazanmak için buradayız. Haydi bir an önce golü atalım.

Kadıköy’de çimene sürdüğü 11 adamın en az dördü, Valbuena, Ayew, Slimani ve Frey hücumcuydu. Onlara ek olarak Eljif Elmas ve Jailson da topu kazandıklarında zaman kaybetmeden öndekileri pozisyona sokmak çabasındaydı ama, asıl önemli hamleler geri dörtlünün iki bekinden -Şener ve Hasan Ali- geldi. Özellikle Hasan Ali. Sol kanattan taşıdığı topla ceza alanına kadar indi, sonra da Slimani pas beklerken dar açıdan  şut atıp gol şansını denedi. Olmadı.

Fenerbahçe’nin 2-2’lik Anderlecht ve Galatasaray maçlarından sonra özgüveninin yükseldiğini gördük. Bunda kuşkusuz Koeman’ın yeni açılmış beyaz sayfadaki kredisiyle kadronun Cocu dönemindeki baskıdan uzak kalmasının da rolü vardı.

Olumlu görüntülere rağmen kopuk kopuk oynadı Fenerbahçe. Topla oynayan takım Anderlecht’ti. Sarı-lacivertliler kazandıkları toplarla istedikleri sayıda şut atamadılar. Hücum organizasyonunda son vuruş için alternatif yaratacak birden fazla oyuncuyla rakip ceza alanına giremediler. Anderlecht kazandığı toplarla çok iyi bir pas oyunu sergiledi.Buna karşılık Fenerbahçe savunması da çok iyi alan kapatarak rakibine şans tanımadı.

Maçın en çok yorulan adamı Valbuena oldu. Hem orta alan- ileri uç bağlantısı için koştu; hem de savunmasına yardım için geriye koşarak depar attı. Koeman’ın ikinci yarıda futbolcuları oyunu rakip bölgeye taşıma, birbirlerine daha yakın oynama konusunda uyardığını anladık. Daha etkili, daha baskılı bir ev sahibi ortaya çıktı. Eljif  Elmas’ın şutuyla Anderlecht’i tehdit etmeye başlayan Fenerbahçe baskısının karşılığını Valbuena ile  aldı. Hakça söyleyelim, oyunun başından itibaren sol kanatta tarifeli tren gibi gidip gelen Hasan Ali’nin asisti de alkışı hak etti. Cocu’nun kenarda beklettiği, yok saydığı adam Valbuena, Koeman’ın itibarını iade etmesiyle, özellikle ikinci yarıda daha rahat oynayarak kendisine açılan krediyi hak etti. Kendi golünden üç dakika sonra göstere göstere Frey’i boş kaleye çağırıp kendi atabileceği golü takım arkadaşına sunması ayrı bir sportmenlik örneği idi.

Üç dakika içinde peş peşe iki gol Anderlecht’i çökertmeye yetti. Hem savunma sorunlarını çözemediler hem de kazandıkları topları istedikleri gibi kullanamadılar.

İki Anderlecht maçı, Galatasaray karşısında ikinci yarıdaki reaksiyon futbolu ve attıkları gollerle Fenerbahçe’nin gecikmiş ruh halini yakaladığını, artık gerçek bir takıma dönüştüğünü söyleyebiliriz.

Hem UEFA Avrupa Ligi’nde, hem de Süper Lig zirvesinde yolu açmak gerekiyor: Fenerbahçe geliyor.

Yazarın Önceki Yazıları