Bakan Kurtulmuş: ABD kararını geri alırsa...

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Türkiye ile ABD'nin vize işlemlerini karşılıklı askıya almasına ilişkin "Onlar bu kararı kaldırır, bu yaptıkları yanlış uygulamayı geri alırlarsa Türkiye olarak da bunun bir doğal bir sonucu olarak biz de mütekabiliyet gereği yeniden eskiye döner yani Amerikan vatandaşlarına vize verilmesi için gerekli çalışmaları başlatırız" dedi.

12.10.2017 Perşembe Güncelleme : 12.10.2017-16:00 Perşembe
AA

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş,  Yenikapı Etkinlik Alanı'nda düzenlenen 7. Ordu Günleri'nin açılışına  katıldı.Gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtlayan  Kurtulmuş, Türkiye ile ABD'nin vize işlemlerini karşılıklı askıya  almasına ilişkin bir soru üzerine, Türk vatandaşlarına vize verilmemesi kararının  olağanüstü orantısız ve anlamsız bir adım olduğunu ifade etti.

 Diplomaside ülkeler arasında bazı anlaşmazlıklar olabileceğini  kaydeden Kurtulmuş, şunları söyledi: "Herhangi bir anlaşmazlık dolayısıyla 1952'den beri NATO çerçevesinde  müttefik olduğumuz, Ortadoğu'da birçok noktada stratejik ittifakımızı  geliştirdiğimiz, hele hele Türkiye gibi önemli bir ülkeye, halkını cezalandırmak  anlamında vizeyi yasaklamak aklın, mantığın, diplomasinin kurallarına aykırı bir  şeydir. Alınan bu karar öyle anlaşılıyor ki, iyi danışılmadan, iyi görüşülmeden,  fevri bir şekilde alınmıştır. Bu kararı ilk duyduğumuz andan itibaren kısa süre  içerisinde kurtulunması gerektiğine inanıyorduk ve suhuletle, kolay bir şekilde,  kavgasız, gürültüsüz aşılabilecek bir sürecin içerisinde girmesini temenni  ediyorduk. İnşallah Amerikalılar atılan bu yanlış adımın gereğini yaparlar, yani  bu kararlarını geri alırlar. Zaten bizim aldığımız, Amerikan vatandaşlarına vize  uygulamasını kaldırma kararı da mütekabiliyet esasının bir sonucudur,  Amerikalılar böyle bir karar almasaydı biz de böyle bir karar almayacaktık. Eğer  onlar bu kararı kaldırır, bu yaptıkları yanlış uygulamayı geri alırlarsa Türkiye  olarak da bunun bir doğal bir sonucu olarak biz de mütekabiliyet gereği yeniden  eskiye döner yani Amerikan vatandaşlarına vize verilmesi için gerekli çalışmaları  başlatırız. Doğru olan budur ve bu krizin en kısa süre içerisinde aşılması  ABD'nin de menfaatinedir. Böyle bir karar alacaklarını ve bu yolu açacaklarını  ümit ediyoruz. Önümüzdeki günler gelişmeler hep beraber izleyeceğiz."

BU OYUNU BOZACAĞIZ

Suriye ve Irak'ın kuzeyindeki gelişmelerin sorulması üzerine de Bakan  Kurtulmuş, şu cevabı verdi:"Bölgedeki bütün ülkelerin toprak bütünlüğünden yanayız, Irak'ın da  Suriye'nin de diğer bütün ülkelerin de. Maalesef oynanan oyunsa, özellikle  1990'lı yılların başından itibaren bölgedeki bütün ülkelerin bölünme, parçalanma,  dağılma sürecine girmesidir. Biz bölgede daha fazla dağılmayı değil, daha fazla  bütünleşmeyi, birleşmeyi öngörüyoruz. Bu bölgedeki halklar arasında etnik  kökendeki ayrılıkların ya da mezhebi ayrılıklar üzerinden bölünmelerin bölge  halklarının hiçbirisinin faydasına olmadığı kanaatini her vesileyle dile  getiriyoruz. Bir asır evvelki oyun tekrar oynanmaya çalışılıyor. Özellikle de  Türkiye'ye Sevr vasıtasıyla dayatılmaya çalışılan plan şimdi tekrar gündeme  getiriliyor.

  Biz bu oyunun içerisinde olmayacağımızı, bu oyunu bozacağımızı ifade  ediyoruz. Bunu söylerken de bizim karşı olduğumuz şey, Kuzey Irak'ta ya da  Suriye'nin kuzeyinde Kürt kardeşlerimizin varlığı değildir. Kürt kardeşlerimiz bu  bölgede, bu coğrafyada asırlardır yaşıyor ama aynı şekilde Türkmen kardeşlerimiz  de Arap kardeşlerimiz de diğer unsurlar da hep beraber burada yaşıyorlar. Biz  bölge halklarının bütün unsurlarıyla kıyamete kadar hep beraber kardeşçe  yaşamalarından yanayız. Orada bir terör devleti ya da bir terör koridoruna karşı  olduğumuzu ifade ediyoruz. Yoksa Kürtlerin varlığına karşı değiliz, eğer nüfus,  demokratik katılımı itibarıyla insan hakları ve eşitlik açısından konuyu ele  alırsanız, bölgedeki Kürtlerin sayısal olarak yaşadığı en büyük devlet Türkiye  Cumhuriyeti Devleti'dir. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti aynı zamanda  Kürtlerin de devletidir. Birilerinin, 'Sanki biz o bölgede Kürt kardeşlerimizin  varlığından rahatsısız.' şeklinde anlatmalarını da kabul etmeyiz."

  

SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ