Başarmayı Ne Kadar İstiyorsunuz?

10.03.2018 Cumartesi
Dönüp arkaya baktığımızda, " vay be ! helal olsun kendime " dediğiniz "kendinizce başarılarınız" oldu mu sizin ? Hani olduğuna inanamadığınız, ama aslında uğrunda çok emek verdiğiniz başarılar... Hani kimine göre sıradan ama size göre dünyanın en önemli şeylerinden biri olan ? 
 
Düşünüyorum da ancak gerçekten çok istediğimiz şeylere sahip olmak için mücadele veriyoruz. Kimi için aile sahibi olmak, kimi için mutlu bir iş sahibi olmak, ya da güç sahibi olmak kimi zaman. Ancak istemek yetmiyor. Çünkü var olan bizle bazı şeyler değişmiyorsa; bizle ilgili olan bir şeylerin değişmesi gerekiyor.
 
İşte tam da bu nokta da büyük dönüşümler gerçekleşiyor. Asla dediğimiz aslalar gerçek oluyor; acaba dediğimiz yollar çare oluyor ve biz bir şekilde, fark etmeden başaramam dediklerimizin bile galibiyetini yaşıyoruz. Imkansıza imkan bulmak; yoktan var etmek aslında Yaratan'dan ötürü bizim içimizde de bir yansıması halinde mevcut. İstemekle başlıyor işte  bu döngü.
 
Önce baktığımız pencerenin yönünü; bu mümkün değilse manzaraya farklılıklar katmak gerekiyor. Bunu uzmanlar; "bakış açınızı değiştirin" şeklinde yorumluyor. Nasıl mı? 
Eğer pencereden kafamızı dışarı çıkarıp baktığımızda gördüğümüz sadece bir duvarsa; bir başka pencereden kafamızı çıkaralım. Eger yoksa böyle bir pencere aşağı inip o duvarı kırıp; ardını gorelim... Belki bir vadi; belki de yemyeşil bir ormandır bizi bekleyen o duvarın ardında? Kim bilir bakmayı bilmedikten sonra ... 
 
Elimizi çenemizin altına koyup kara kara düşünürken buluyoruz kendimizi... O manzaranın büyüsüne kapılıp gündüzü akşam ediyoruz günlerce bazen. Kayboluyoruz içinde hayalin. Bu noktada artık elimize defter kalem ya da bir klavye alıp kurduğumuz hayallerin resmini çizmek gerekiyor. Nerede olmak istediğimiz; kendimizi nerede görmeyi hayal ettiğimizin resmi. Sonra da teker teker sıralıyoruz adımları. Bunu uzmanlar "harekete gec" şeklinde yorumluyor.
 
Ve işte yola koyulduk. Artık önümüze çıkacak olan engellere, "hadi canım nasıl yapacaksın boşver" diyenlere, çok konuşup hiç bilmeyenlere karşı kulaklarınızı tıkayıp yola devam edeceğiz. Var gücümüzle çalışıp emek vereceğiz.  Bunu uzmanlar "yılma" şeklinde yorumluyor.
 
Yavaş yavaş tamamlanacak o çizdiğimiz resim. Hatta bazen bazı yerleri silip yeniden boyayacağız. Bazıları resmi beğenmeyecek; hatta kendimiz bile. Hiç bitmeyecek eksik o resimde, çünkü renk geçişleri yapacak; detaylarla güzelleştireceğiz tuali... Ama çizilen resmin yanına o resmin fotoğrafları da eklendikçe göreceğiz ki doğru yoldayız... En sonunda asmak için duvara ; benim emeğimdi diyeceğimiz bir tablo çıkacak meydana... İşte buna uzmanlar bile diyecek söz bulamıyor.... Sözün bittiği yerde; yürekten istediğimiz ve uğruna türlü mücadeleler verdiğimiz hayallerimiz gerçek oluyor...
Hayallerinizin peşinden gitmeniz ve o hayalin elini hiç bırakmamanız dileğimle,
 
Serap Oğuz Tan
sosyal medya : @serapoguztan