Beyin pilleri ile Parkinson hastalığından kurtulmak mümkün mü?

Parkinson cerrahisinde son 25 yılın en önemli gelişmesi, beyin pili olarak adlandırılan nörostimulatörlerdir. Peki, beyin pilleri kimlere uygulanabilir? Ne gibi avantajları var? Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ali Savaş, bu konuda merak edilenleri sizler için anlattı.

11.04.2018 Çarşamba Güncelleme : 11.04.2018-10:11 Çarşamba

Parkinson Hastalığının Tedavi Yöntemleri

Santral sinir sisteminin ve ekstrapiramidal sistemin dejeneratif bozukluğuyla ortaya çıkan parkinson hastalığı, en fazla faydayı ilaç tedavisinden sonra cerrahi tedaviden görür. Parkinson hastalığının bilinen en etkili nedeni nigro-striatal sistemdeki dopaminerjik nöronların yetersiz olması durumudur. 

Parkinson hastalığı tedavisinde kullanılan tedavi yöntemleri arasında birçok farmakolojik ajan bulunmaktadır. Ameliyat için uygun zaman ise, hastalığın son donemi değil orta dönemidir. Bu yüzden ilaçla tedavisinde sorunlar çıkan ve ameliyat dönemi gelen hastaların çok gecikmeden ameliyat olmasında yarar bulunmaktadır. Parkinson hastalığı cerrahisinde başlıca iki yöntem kullanılır. Bunlardan birisi unilateral lezyon oluşturma, diğeri ise nörostimulasyondur (beyin pili). Cerrahi operasyonların hedefindeki temel yapılar talamus, pallidum veya subtalamik nukleustur. Bunların arasında tek taraflı olarak yapılan talamotomi ve pallidotomi yöntemlerinden ziyade hastalığın en etkili tedavi yöntemi subtalamik nukleus nörostimulasyonudur.

Parkinson Hastalığı Tedavisinde Beyin Pili

Parkinson hastalığı, uygulanan tedaviler sonucunda tam anlamıyla ortadan kaldırılamaz, tedavide hastalığın etkisini azaltmak ve hastanın yaşam kalitesini artırmak amaçlanır. Hastalığın ilerlemesi yavaşlasa da hiçbir zaman durmaz ve ilerlemeye devam eder. Bu bağlamda parkinson için cerrahi tedavi, ilaç tedavisi ve fizik tedavi gibi yöntemler uygulanır.

Parkinson cerrahisinde son 25 yılın en önemli gelişmesi, beyin pili olarak adlandırılan nörostimulatörlerdir (beyin pili). Bu tedavi uygulaması, çoğunlukla istem dışı hareket bozukluğu yaratan hastalıklarda kullanılır. Son teknoloji bir tedavi yöntemidir ve yüksek maliyetli oluşu tedavinin dezavantajıdır. Nörostimulasyon uygulaması iki aşamalı olarak yapılır ve tüm sistem vücudun içine yerleştirilir. Cihazın jeneratör olarak adlandırılan pil kısmı göğüs bölgesine yerleştirilir ve deri altındaki kablolarla bağlantı sağlanır. Nörostimulasyon yöntemleri, iki taraflı uygulanabilmesi, etkisinin ayarlanabilmesi ve kalıcı lezyon oluşturulmaması gibi avantajlarından dolayı her geçen gün daha fazla hastaya uygulanıyor. Tedavi sonrası ise hastanın bulgularında belirgin düzelmeler gözlemleniyor.

Beyin pilleriyle parkinson hastalığından kurtulmak mümkün olmasa da hastalığın etkisi oldukça azalıyor. Parkinson hastalarının sayısı arttıkça yeni tedavi yöntemleri de geliştiriliyor. Bu hastalıkta erken teşhis son derece önem arz ediyor. Bu nedenle bir farkındalık yaratmak adına 11 Nisan Dünya Parkinson Günü olarak kabul edilmiştir. Her yıl 11 Nisan tarihinde Dünya Parkinson Günü adı altında etkinlikler yapılarak toplum bilinçlendirilmektedir.

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ali Savaş