Bir Trakya Geleneği: Bocuk gecesi

29.01.2019 Salı

Birbirinden farklı kültürlerin karıştığı ilginç bir coğrafyadır Trakya... Bir köprüdür Asya ile Avrupa arasında... Orta Asya’dan Balkanlar’a, yolu buralara düşmüş tüm kültürler birbirlerinden etkilenmiş, ortak kültürler ve adetler oluşmuştur yüzyıllar içinde... Ve bunlardan biridir Bocuk Gecesi...
Cumartesi günü Lozan Mübadilleri Vakfı üyeleriyle Edirne Keşan’a bağlı Çamlıca’daydım Bocuk Gecesi için. Uzun zamandır bu kadar hoş bir grupla böylesine eğlenceli bir gezi yapmamıştım. Çok eğlendik, güldük ve çok şey öğrendik. Bence seneye yapılacaklar listenize Bocuk Gecesi’ni şimdiden ekleyin.
Peki neresi bu Çamlıca?
Binlerce yıldır önemli bir durak olan Çamlıca ya da eski adıyla Grabuna, Edirne Keşan’a sadece 13 kilometre uzaklıkta. Derler ki, Avrupa’ya ilerleyen Yıldırım Bayezid, ordularını dinlendirdiği yere yeniçerilerine yardımcı olan çobanın adı olan Grabuna’yı verir. Her daim göçmenlere ve farklı kültürlere ev sahipliği yapar Çamlıca. Gacal, Pomak, Boşnak, Arnavut, Balkanlar’dan gelenlerin ilk adresi olur, Rum ve Türkler’in 1934 yılına kadar birlikte yaşadığı Grabuna... 
Bir kış geleneği...
Bocuk Gecesi’nin Balkanlar’da yaşayan Türklerce kutlanan bir kış geleneği olduğu söylenir. Eski halk takviminde yıllar, 6 Mayıs’ta başlayıp 186 gün süren ‘Hızır günleri’ yani yaz ve 9 Kasım’da başlayıp 179 gün süren ‘kasım günleri’ yani kış olarak ikiye bölünür. Kasım günlerinin en soğuğu olduğuna inanılan 61’inci günü 62’ye bağlayan gece ise Bocuk Gecesi’dir. 
Her ne kadar artık hiç kimse ‘bocuk’un kelime anlamını bilmese de, inanılan kışın en sert gecesi olan bu gecede beyazlar giymiş bir yaratığın insan kılığına girerek gezip, insanlara ve hayvanlara zarar verdiği ama kabağın kokusundan nefret ettiği için kabak tatlısı pişen evlerden uzak durduğudur.
“Neden kutlanır Bocuk Gecesi?” derseniz, amaç tabiatla uyum içinde yaşam, bolluk ve bereket, kötülüklerden korunma arzusudur özünde. Eğer kutlanmazsa, evin bereketinin gideceğine, hayvanların sütten, yumurtadan kesileceğine, tarlada, bağda, bahçede meyve ve sebzenin azalacağına inanılır.
Adetler ve inanışlar
Bocuk Gecesi’nde,
Suya tahta bir tabak bırakılır ve sabah suyun üzerinde donmuş olarak duruyorsa, hane halkının sağlıklı, sıhhatli yıl geçireceğine,
Gece geç vakitlerde evden çıkanın sırtına Bocuk bineceğine,
Kabak pişen ve yenilen eve 
Bocuk’un gelip, kötülük yapmayacağına, 
Köyde adı tek olan kişinin evinin bacasından adını üç kere bağırırsa, 
Bocuk’un bütün gece o kişiyi aradığına ve bulamazsa çatladığına,
Evin çatısına bir tepsi baklava 
konulduğunda, Bocuk’un baklavayı alıp, köyün hayvanlarına dokunmayacağına,
inanılır.
Geçmiş ve şimdi
Eski günlerde Bocuk gecesi gece yarısına doğru köyün gençleri beyaz çarşaflara bürünüp, yüzlerini beyaza boyayıp, evlerin camlarını taşlar, çıkardıkları seslerle köylüleri korkutur. Köy halkı bir kişinin evinde toplanıp, gaz lambası ışığında sobanın etrafında getirdiklerini atıştırırken, Bocuk hikayeleri anlatılır, türküler, maniler söylenir ve bilmeceler sorulurmuş.
Cumartesi günü bu yıl 14’üncüsü düzenlenen gece inanılmaz eğlenceli ve kalabalıktı. Türkiye’nin tek korku bayramı patentine sahip gece, meydanda yakılan ateşle başlayıp, canlandırma, müzik ve dans gösterileriyle geç saatlere kadar sürdü. Beyaza bürünmüş gençler, kabak tatlısı dağıttı, ev ev dolaşıp camları taşladı, köylüler de onları oklava ve suyla kovaladı.
Nasıl gidilir?
Çamlıca köyü, İstanbul’a 250 km. uzaklıkta. Tekirdağ, Malkara ve Keşan üzerinden yolculuk arabayla üç saat, otobüsleyse 4-5 saat sürmekte. Tek yön bilet fiyatı, 50 TL’den başlıyor.
Ne yiyelim?
Kesinlikle Satır Et... Biz Çamlıca’daki eğlenceye geçmeden Yenimuhacır beldesindeki Öz-En Satır Et Lokantası’nda bir yemek molası verdik. Satır et ve ciğer başta olmak üzere, tüm yemekler lezzetli, fiyatlarsa makuldü. Tavsiye edilir.

BELEDİYE SINIFTA KALDI
Trafiği düzenlemede kolluk kuvvetleri ve belediye sınıfta kaldı. Binlerce insanın katıldığı eğlence ve festivaller, kolluk kuvvetlerine ve belediyelere ciddi sorumluluklar yüklüyor. Olası acil durumlar için zaten dar olan belde ve köy yollarında, trafik akışının kontrol altında tutulması, yönlendirme tabelaları ve geçici otopark alanları gerekiyor.
Ne yazık ki Çamlıca bu açıdan bugüne kadar gördüklerim arasında açık ara en kötüsüydü. Gece boyunca belediye tamamen kayıp, jandarma da dar belde yolunun iki yanına park eden araçlara engel olmak yerine, kendilerini bu konuda uyaranları azarlamakla meşguldü. Yol tamamen kilitlenip, bir ambulans, turist otobüsleri  ve yüzlerce misafir saatlerce mahsur kalana dek de buna devam etmekte ısrar ettiler.
 

Yazarın Önceki Yazıları