DİZİLERDEKİ ŞİDDET ORANLARI KORKUTUCU!

11.10.2017 Çarşamba

Hacettepe Üniversitesi’nde doktora çalışması kapsamında; 3 bin 654 ortaokullu ve liseli gençle yapılan anket haberini, Hürriyet gazetesinde okudum. 10-18 yaş arası gençlerin izledikleri dizilerin içerik açısından incelenmesiyle, çok çarpıcı sonuçlar ortaya çıkmış. Dizilerdeki şiddet unsurlarının özellikle gençleri nasıl olumsuz etkilediğini ve şiddete yönelttiğini defalarca yazmışımdır.

Dizi içeriklerinde yüzde 85 oranla çocukları tehlikeli durumlara sokabilecek intihar, hırsızlık, cinayet ve kavga gibi ifade veya görsel sunumlar var.

Yüzde 5’inde hayal kırıklığı duygusunu geliştirici, tehdit edici ifadeler ve yalan söylemeyi destekleyen iletiler var. Kahramanların yüzde 16’sı vurma, yaralama, öldürme, bağırma ve hakaret etme gibi fiziksel ve sözlü şiddet kullanıyor.

Şiddet sınırlaması getirilsin!

Küçümseme, karalama, dışlama ve alay etme gibi psikolojik şiddet oranı yüzde 13... Karakterlerin problemlerini şiddet kullanarak çözme oranları yüzde 20... Yüzde 15 oranında kanunlara karşı gelmeyi normalleştiren ifadeler bulunuyor. Yüzde 39 oranında olumsuz davranış sergileyen kahramanlar, model olarak sunuluyor. Argo sözcüklerin kullanım oranı yüzde 44...

Dizilerin sadece yüzde 9’u sorumluluk, yüzde 7’si sevgi, yüzde 6’sı dostluk duygusunu geliştirici içerikte. Yüzde 96’sı televizyon seyreden gençlerin izledikleri dizilerle ilgili yapılan bu çalışmaya bakınca endişelenmemek imkansız. Dizi içeriklerine mutlaka sınırlandırma getirilmesi lazım, yoksa toplumda artarak devam eden şiddet haberlerinin sonu asla gelmeyecek.

Neden gözyaşları? 

Bir ünlünün sevgilisinden evlilik teklifi alınca, gözyaşı dökmesine vurgu yapan haberlere bakarken düşündüm.  Evliliğe karşıyım sanılmasın, ama bir ilişkideki bu normal sürecin abartılmasına karşıyım. Annemle bu konuyu konuşurken bizim Leyla Hanım bombayı patlattı: “O evleneceği için değil kısa zaman sonra boşanacağı için ağlıyordur!” Malum evlilikler günümüzde kısa sürüyor ya... 
Gönül ister ki, evlenenler sonsuza kadar aşkla, mutlulukla ve sadakatle yaşasın. Evlilik, bir mecburiyet değil, aşkın getirdiği özel bir bağ olarak görülsün.  Teklif alanlar da gözyaşlarına değil, neşeli kahkahalara boğulsun!
 

 

Yazarın Önceki Yazıları