ELÇİN SANGU ÖPÜŞÜNCE

15.11.2017 Çarşamba

Elçin Sangu’nun sevgilisi, ‘Mutluluk Zamanı’ filminde Sangu’nun öpüşme sahneleri başlayınca salondan çıkmış, sahneler bitince geri girmiş. Bir süredir tartışılıyor konu, genç adam da “ABD veya İsviçre’de büyümedik. Benim kişisel tercihim bu tarz sahneleri izlememek yönünde” diye açıklama yapmış. Kişisel bir tercihi eleştirmek ya da övmek mümkün ama kimseye tercihini değiştir deme hakkı yok kimsenin. Zaten yazının konusu da bu değil aslında...

Erkek bakış açısının, kadının bedenine kalbinin içindekinden daha fazla değer biçen hali benim takıldığım. Mesela kadın sanatçının rol gereği “Seni seviyorum”, “Sensiz yaşayamam” demesinden rahatsız olmaz erkekler, ya da çok sevgi dolu bir bakıştan ama öpüşmesinden rahatsız olur. Eğer mesele dudak dudağa gelmekse, Elçin Sangu ya da bir başkası, gerçek hayatta ya da rol gereği, boğulmakta olan birisine suni teneffüs de yapıyor olabilirdi. 

Özetlemek gerekirse başka bir erkeğin sevdiğimiz kadının bedeni üzerindeki izlerine değil de, kalbinde bıraktığı izlere bakmayı öğrenemedik bir türlü...

Şeyma’yı sevmek ya da sevmemek

Tamam, Şeyma Subaşı’yı seven kadar sevmeyen de var. Subaşı verdiği tek röportajda kurduğu cümlelerle kendisini sevmeyenlerin ekmeğine yağ sürdü. Düğünü, paylaştığı görseller, lüks vurgusu, insanlara abartılı geldi. Tüm bunlar bir yana, şu an düzenlenen sosyal medya operasyonunu eleştirmek, “Memlekette başka suç kalmadı mı?” diye sormak başka şey.

Birileri, siz, anneniz ya da eşiniz için montajlı görüntüler yaysa, bunun bilinçli bir kampanyanın sonucu olduğu ortaya çıksa, yargıya gitseniz ve birileri de “Polisin, hakimlerin başka işleri mi kalmadı?” dese hoşunuza gider mi?

 Asıl sıkıntı, birçok insanda ‘Şeyma Subaşı, Acun Ilıcalı’nın eşi diye konunun bu kadar üzerine gidilmez’ inancının olması. Eğer mağdurlar arasında iddia edildiği gibi bir ayrım yapılıyorsa, bu mağdur olan kişinin değil, ayrımı yapanların suçudur. 

Bu arada, herkesin, her iş için tanıdık aradığı bir ülkede, tanıdığı olanlara kızma çelişkisine hiç değinmiyorum bile... 

Yunan televizyonunda ‘Ada Sahilleri’

Yunanistan’ın Net isimli özel televizyon kanalında, kanun çalan genç bir kadın, buzuki ve tef, orkestrasıyla hep birlikte ‘Ada Sahillerinde Bekliyorum’ şarkısını çalıp söyledi, hem de harika ve aksansız bir Türkçe kullanarak. “Ne var bunda?” diyeceksiniz, çok şey var... Türkiye’nin Kıbrıs’a askeri çıkarma yapıp da son anda vazgeçtiği, 60’ların sonu, 70’li yılların başında, Kıbrıslı Türklerle dalga geçmek için çalınır ve söylenirdi bu şarkı. 



Ne çalıp söyleyenler, ne de dinleyenler kuvvetle muhtemel bilir işin bu tarafını. 

Kuşaklar değişti, olaylar tam aksi yöne gitti ama ‘Ada Sahilleri’ hâlâ çalınıyor, müziğin gücü de burada...

Dikkat, duygusal şiddet var!

Eşiniz ya da flörtünüz,

- Sosyal medya hesaplarınızın şifrelerini istiyorsa,

- Cep telefonu mesajlarınızı okuyorsa,

- Telefon konuşmasına, “Neredesin?” diye başlıyor ya da telefonunuz meşgul çıktığında, “Kiminle konuşuyordun?” diye soruyorsa,

- Genellikle erkeklerin kullandığı “Sana değil, çevreye güvenmiyorum” cümlesi sık kullanılır olduysa, ortada duygusal şiddet adına bir sıkıntı var demektir. Bu sıkıntıyı görmezden gelenlerin çoğu, ileride fiziksel şiddet mağduru oluyor. 

Dört tavsiye 

- Aslıgül Atasagun Çebi, Türkiye’nin en deneyimli televizyon habercilerinden biridir. Mükemmele yakın seviyede İngilizce konuşur, bugüne kadar dünyanın önemli isimleriyle onlarca röportaj yaptı. Şimdi TGRT Haber’de ‘Dün, Bugün, Yarın’ diye bir program yapıyor ve yine tüm dünyanın tanıdığı isimleri konuk ediyor. 

- Ali Öztunç. Gazetecilikten siyasete geçti ve şu an CHP Parti Meclis Üyesi. ‘Devr-i Mahzuni’ diye Aşık Mahzuni Şerif’i anlatan bir kitap yazdı Ali. Anadolu insanının sesi olmuş, bir ozanın ordudan atılışından tutun da, eşini kaçırırken, başka bir ozandan aldığı yardıma kadar bir sürü yeni şey öğreten bir kitap bu.

- ‘Hayat Yeniden’, NTV’de pazar akşamüzeri yayınlanıyor. Sağlık programı zannedenler var ama değil, insan özlü bir program bu. Canlandırmaları, konuları ve hastalıkların etkilerini anlatmak için kullandıkları dil ve görüntü yönetimi
çok başarılı.

- Roman yarışması. Bahçelievler Belediyesi, 15 Temmuz konulu bir roman yarışması düzenlemiş. İnsanları kompozisyondan daha fazlasını yazmaya özendirmek, uzun soluklu bir yarışma düzenlemek, hoşuma gitmedi desem yalan olur.

Yazarın Önceki Yazıları