Ali Koç "pes" ederse!..

13.09.2018 Perşembe

Sayın Ali Koç’un kafasındaki asgari iki dönem başkanlığa 42 kilometrelik “maraton” dersek, şu sıralar ikinci kilometreyi birkaç adım geçti kendisi...
Peki neden yorgun gibi?
Sırtında Cocu, cebinde borç senetleri, zihninde üç yenilgi ile koşmak kolay değil tabi!

O da farkında olmalı ki, Fenerbahçe camiasının endişelerini gidermek için “3-4 yenilgi aldık diye pes etmeyeceğim” dedi.
Buradaki “pes” kendisiyle ilgili değil, Fenerbahçe futbolunda kurmaya çalıştığı Comolli/Cocu sistemi için geçerli.
Daha doğrusu şimdilik sadece Comolli... Cocu’yu gözden çıkarmış!

Açık konuşalım... Cocu sadece sahada yapamadıklarıyla yormuyor Ali Koç’u... “Bu sezon şampiyonluktan söz edemeyiz” mealindeki saçmalıklarını düzeltmek için Ali Bey’i “önümüzdeki takımlar alıp başını gitmedi ki” gibi boş sözler etmek zorunda bırakıyor:
Henüz dördüncü hafta... Toplamı 12 puan eder... Fenerbahçe’nin 9 kaybı var. Daha nereye gidecek öbür takımlar? Yol bu kadar.
Cocu’nun saçmalığına da “pes”, Ali Koç’un teviline de...

Ve “pes”in yol haritasını da açıkladı Başkan:
Cocu’nun “iş garantisi” devre arasına kadar!
O da bir “facia” falan olmazsa... Faciadan kasıt on gün sonra Beşiktaş’ın gelip Kadıköy’de Fenerbahçe’yi yenmesi olabilir. Veya 11. haftadaki Galatasaray karşılaşması.
Kısacası, macun tüpten çıktı... Bu hafta Konya’dan başlayarak herhangi bir mağlubiyet “facia” olarak nitelenebilir.

Yani iş döndü dolaştı en yalın pazarlığa geldi...
“Kazanamazsan gidersin”!
Satır aralarından çıkan sonuca göre Cocu’ya son ikaz, “yerli yardımcı” ile yapılacak. Kendisi de onay verirse alınacak!..
“Kırk katır mı, kırk satır mı!...   
Bitmedi... İş tazminatına kadar geldi.          
Başkan, laf arasında “Sağolsun Comolli, Cocu’nun tazminatını bir senelik maaşla sınırlayan bir sözleşme yaptı” müjdesi verdi!
“Hollandalıya mobbing” demeye dilim varmıyor ama az kaldı.

Biz konjonktür gereği sadece borçlarını konuşuyoruz ama 1800 çalışanı, 30 binden fazla üyesi, 25 milyon taraftarı, yurt içi/yurtdışı dernekleri, 9 spor branşı, stadı, mali mülküyle böylesine dev bir organizmanın kulübede “B” planı olmaması mümkün mü?
Kaçınılmazdı. Olmasa eksi yazardı Ali Koç’a.
Başkan’ın görevi işleri rayına oturtmak değil mi? Soyunma odasına da iner, hocayı da değiştirir, sportif direktörü de icabında. Her türlü kayıpta sorumlu kendisi.
Barcelona’yı bilmem; burada böyle!

Sayın Başkan’ın Fenerbahçe TV’deki “Camiaya Seslenişi” her ne kadar Emre Akbaba transferinin “gözlemcisi” Ali Dürüst’e sitem, kurlar yüzünden 400 milyon artan borçlara yakınma, medyaya ayar, futbolun gidişatından endişe gibi konularla beslense de “anafikir” taraftarın derdiydi taraftarla gelmiş başkan için...
Ali Koç için sorun kasada, milyonlar için sahada.
“İlki”, “en önemlisi” yok bu durumda... İki koşut çözülecek.
Kıssadan hisse; tıpkı ekonomi gibi futbolun da kendi kuralları vardır ve prensipler, iyi niyetler, müdahaleler bir yere kadardır. Sonunda pes edip o kurallara uymak mecburidir.
Sayın Koç bunu maratonun daha ikinci kilometresinde yaşayarak öğrendi ve bu da uzun soluklu başkanlık için en iyisi.

Yazarın Önceki Yazıları