Fıtık Değil Duruş Bozukluğudur O

07.02.2018 Çarşamba

Postür, iskelet sistemimizin doğru dizilişi yani vücudumuzun kol, bacak, boyun gibi unsurlarının birbirleriyle dengeli bir dizilim oluşturmasıdır. Halk dilinde “doğru dur”, “dik otur” gibi uyarılarla karşımıza gelen postur bozuklukları kamburluk ya da fıtığa dönüşmeden mutlaka bir fizyoterapist tarafından değerlendirilmelidir. 

Duruşumuz, hakkımızda olumlu ya da olumsuz bir ilk izlenim oluşturmada görünüşümüz kadar önem taşır. Kamburlaşmış bir sırt, düşük omuzlar ve eğik bir boyun, karşı tarafa güvensiz bir insan izlenimi yaratacaktır. Dahası iskelet sistemimizin bu yanlış duruşu nefes alışımızdan ağrılara birçok konuda olumsuz sinyallere dönüşür. Postür yanlışlarından kurtulmak için holistik ( bütüncül ) yöntemler içeren bir fizyoterapi programı görmek en kalıcı çözümdür. 

Bel ve boyun ağrılarımızı genelde fıtığa yormak gibi bir eğilimimiz olur ancak uzun süre masa başında kamburumuz çıkmış şekilde oturduğumuz, aşırı stres altında ezildiğimiz ya da yanlış yastık kullandığımız aklımıza gelmez. Oysa çözüm doğru duruş alışkanlığı edinmeye ve bilinçli egzersize bağlı. Tabii öncesinde bir fizyoterapiste görünmelisiniz.

Omurga Eğriliği Bütüncül Yaklaşımla Düzeltilebilir
Omurga eğriliğinin birçok sebebi olabilir. Bu sebepler illa fiziksel de olmak zorunda değil, psikolojik olarak kendini kötü hisseden, stres ya da anksiyeteden mustarip kişilerde de duruş bozukluğuna rastlanır. Klasik fizyoterapi genelde dar bir alanda insan bedeniyle ilgilenerek postür sorunlarını çözme yoluna gider. Ancak holistik ( bütüncül ) bakış açısına sahip bir fizyoterapist duruş sorununun birçok kaynaktan gelebileceğini bilir ve kişiye bütüncül bir yaklaşımla iyileşme seçeneği sunar.

İnsan Bedeninde Bir Harmoni Yaratmak
Hipokrat, sağlıklı olmayı yaşam süreçlerinin harmonisi şeklinde tanımlar. Holistik fizyoterapi de tam olarak bir insan bedeninde bir harmoni yaratarak, postür bozukluklarını ve sebep olduğu hastalıkları tedavi etmeyi amaçlar. Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlık için yaptığı tanım;  “insanın, ruh, beden, akıl ve sosyal yönden tam bir iyilik hali”ni ifade eder.

ABD’de 1978 yılında Holistik Tıp Birliği kurulmuş, o günden bu yana tüm dünyada gerek tıp fakültelerinde gerekse hastane ve kliniklerde holistik tedavi yöntemleri etkisini artırmıştır. Türkiye’de de bu alanda eğitim veren okulların yanı sıra holistik uzmanlar ve klinikler mevcuttur.

Duruş yanlışlığından kaynaklı ağrıları hemen fıtık diye etiketleme yoluna giden yaklaşımın yerini ; hastayı psikolojik, anatomik ve sosyal yönden bütün olarak inceleyen fizyoterapinin alması ve metotların tüm Dünyada olduğu gibi "Kanıta Dayalı Tıp" içerisinde olması en kalıcı iyileşme için en doğru adım olacaktır. 

Fzt. Ahmet Burak SEZGİN