Günlük beslenmemize giren doğal ve organik ürünler hangileri?

24.07.2017 Pazartesi
Türkiye’nin ilk ekolojik pazarı 2006 yılında Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin öncülüğünde İstanbul Şişli’de kuruldu. 11 yıllık süreçte İstanbul ve diğer illerde birçok yeni ekolojik semt pazarı açıldı.
 
İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere doğal ve organik ürün dükkanlarına ilgi çoğalıyor. Büyük market zincirleri, belirli semtlerde organik ürün raflarına yer veriyor.
 
Tüm Türkiye’ye ulaşabilmeyi sağlayan online sipariş seçenekleri de her geçen gün artıyor.
 
İki arkadaşım ile birlilkte, 2005 yılında online organik ürün satış sitesi kurmaya karar verdiğimizde ilk önce “Organik ürün nedir?" sorusunun yasal cevabını merak ettik. “Organik Tarım Kanunu” ve İlgili Yönetmeliği okuduk.
 
Neden bazı ürünlere “doğal, organik, ekolojik, biyolojik, yerel ürün ya da köy ürünü” diyorduk? 
 
Tüm bu sözcüklerin hepsi aynı anlama mı geliyordu?
 
O dönemde hem satıcı hem de alıcı açısından, en çok zorluk çekilen konulardan biri buydu. 
 
Bugün de aynı sorun devam ediyor ne yazık ki. Özellikle ”organik” sözcüğü populer olduktan sonra durum daha da vahimleşti. Artık hepsine “organik” deniyor. 
 
Doğal, organik, ekolojik, biyolojik, yerel, köy ürünü ne demek?
 
Bakalım, Organik Tarım Kanunu ne diyor?
 
2004 tarihli Organik Tarım Kanunu “tanımlar” bölümünde terimler ile ilgili şöyle bir açıklama var: “Bu Kanunda geçen organik kelimesi ekolojik ve biyolojik kelimeleriyle eşdeğer anlamı ifade eder.”
 
Bu durumda, eğer size bir ürün için organik, ekolojik, biyolojik deniliyorsa bilin ki bu üç sözcük yasal olarak aynı anlama geliyor. 
 
Peki, kanun “organik” ürünü nasıl tanımlıyor?
 
Organik Tarım Kanunu’na göre; bakanlık tarafından yetki verilmiş uluslararası bağımsız Kontrol ve Sertifikasyon kuruluşları, organik ürünün ve girdinin, üretiminden tüketiciye ulaşıncaya kadar tüm aşamalarında kontrolünü yapıyor ve sertifikalandırıyor. Yani gıdaların GDO’suz tohum ile kimyasal gübre ve ilaçsız üretildiği sertifika kuruluşu tarafından garantileniyor.
 
“Doğal” ürün için ise, yasal bir tanımlama yok. “Doğal ürünler” için, kaynağını bildiğimiz ve organik yetişme koşullarında üretilerek soframıza gelen, güvenebileceğimiz ürünler diyebiliriz.
 
"Yerel ürünler" ve "köy ürünleri", sözcüklerin içeriğinden de anlaşılacağı gibi, belirli bir yörede ve köyde yetişen ürünler için kullanılıyor. Aslında önemli olan bu ürünlerin yetişme koşulları. Sağlığımıza ve doğaya zarar vermeyen yöntemlerle mi yetişiyorlar? Önemli olan bunu bilmemiz. Ürünün belirli bir yörede veya köyde yetişmesi, organik koşullarda yetiştiği anlamına gelmiyor. Yöredeki ve köydeki çiftçimizin kullandığı tohumu ve üretim koşullarını bilemiyoruz.
 
Hangi doğal ve organik ürünler daha çok tercih ediliyor?
 
Doğal ve organik ürün alışverişinde, özellikle internet oldukça etkin bir kanal. Erikli Su ortaklarından Hasan Aslanoba bu alana yatırım yaparak Tazedirekt.com’u kurdu. Kısa sürede hem üreticiler hem tüketiciler tarafından sevilen web sitesi, operasyonel sorunlar nedeniyle bir kapanış süreci yaşadıktan sonra Migros Grubu’na devredildi. 
 
Mart 2017’de yeniden satışa başlayan Tazedirekt, ilk üç ayında en çok hangi ürünlere ilgi olduğunu bizlerle paylaştı. Sitede online sipariş ile tüketiciye sebze, meyve, et ve süt ürünleri, kahvaltılıklar, temel gıda ve bakliyat, atıştırmalıklar, içecekler, unlu mamüller ve bebek ürünleri sunuluyor. Bunların arasından en çok neler mi tercih ediliyor? 
 
Süt, yumurta, yoğurt, karabuğday, siyez buğdayı ve ekşi maya
 
Tazedirekt’in anlaşmalı üreticilere ürettirdiği “günlük süt, yumurta ve yoğurt” alışveriş sepetine ilk girenler arasında yer alıyor. Ekşi maya, karabuğday ve siyez ekmekleri, yöresinden kuruyemişler, süt reçeli ve kuşkonmaz da ilk üç ayın en çok satan ürünleri olarak öne çıkıyor.
 
Görülüyor ki, öncelikle günlük beslenmemizde en çok kullandığımız ürünlerin temiz ve güvenilir olmasına önem veriyoruz. Bu nedenle Tazedirekt’te süt, yumurta ve yoğurt başı çekiyor.
 
Ne yazık ki bir zamanlar “Tahıl Ambarı” olan Türkiye, buğdayını kaybediyor. Tarım alanları hızla azalıyor. Ülkemiz her yıl daha fazla buğday ithal eder duruma geldi. Doğal beslenmeye önem verenler, az da olsa elimizde kalan yerel, özgün, genetiği ile oynanmamış karabuğday ve siyez buğdayına sıkı sıkı sarılıyor. Tazedirekt’in en çok satılan ürünleri arasında da karabuğday ve siyez buğdayını görüyourz.
 
Ve sabah kahvaltısını çok seven, hâlâ evlerdeki tencerelerde sulu yemekler pişen bir ülkenin insanları olarak, en çok tercih ettiğimiz gıda elbette ki ekmek. Fırınlarımızdaki ekmekler geleneksel üretim koşullarından uzaklaştıkça, ekşi maya ile evde ekmek yapımı artıyor. Bu eğilim, Tazedirekt’in ilk üç ay satışlarına da yansımış.
 
Kuruyemiş cenneti ülkemizde, yöresinden gelenleri tercih ettiğimiz anlaşılıyor. 
 
En çok alınan ürünlerde kuşkonmazın olması biraz şaşırtıcı. Sağlığa faydaları ile bağlantılı dönemsel bir seçimden söz edilebilir.
 
Merak edelim, araştıralım, soralım
 
Türkiye’nin ilk ekolojik çiftliklerinden birini, Aydın Kuşadası Davutlar Köyü’nde kuran Gürsel Tonbul ile 2015 yılında bir röportaj yaptım. 2000 yılında organik tarıma başlayan Gürsel Hanım, yaşadığı zorlukları anlattı. Sohbetimizin sonunda “Tüketicilere ne önerirsiniz?” diye sordum. Cevabını hatırlamak ve hatırlatmak isterim. Siz de hatırlayın ve hatırlatın lütfen.
 
“Gerçek ihtiyaçlar düşünülmeden sadece daha çok ve daha ucuza tüketim hedefleniyor. Beslenme temel yaşam ihtiyacımız. Besin değeri yüksek, daha az besinle sağlıklı yaşayabiliriz. Tüketicinin doğru bilgiye ulaşmak için araştırma yapmasını rica ediyorum. Ev, araba, giysi almak için para biriktiriyor, araştırma yapıyor, zaman ayırıyorsunuz. Besin bizim yaşam kaynağımız, besin seçerken de zaman ayırıp araştırma yapın.”
 
 
Aslı Dede
Yesilcocuk.com Kurucu & Yayın Yönetmeni