Hep 'Son'radan Gelir Aklımız Başımıza

22.06.2017 Perşembe

Hep duymuşuzdur bugün son gününüz olsa ne yapardınız tarzında cümleleri ve çoğumuz muhtemelen o anda yapıyor oluğumuz şeylerden farklı şeyler yapmayı hayal ederiz. Bi seyahatte olmayı mesela, hiç cesaret edemediğimiz o paraşüten atlamayı veya hep söylemek isteyip cesaret edemediklerimizi söylemeyi. Bir tatilin son günü, bir çikolatanın son parçası veya bir konserin son dakikaları hep diğerlerinden daha çok keyif vermiştir bize. O tatilin son günü tatil hiç bitmesin diye, konserin don dakikaları orayı terk etmemek için direnir dururuz ve o anın tadını çıkarabildiğimiz kadar çıkarmaya başlarız. Veya okul hayatını düşündüğünüz zaman mezuniyet senesi okul hayatının tadını sonuna kadar çıkarmaya çalışma, arkadaşlarla daha çok vakit geçirmeye çalışma çoğu öğrencide gözlemlenen bir durumdur. Acaba sonun veya sonuncunun daha değerli ve pozitif değerlendirilmesi sadece bizim varsaydığımız bir durum mu yoksa gerçekten insanlar bir şeyin sonuna yaklaştığında veya onu son kez yapıyorken daha çok mu keyif alıyorlar?

Sosyal psikolog Ed O’Brien and Phoebe Ellsworth yaptıkları bir araştırmada insanlara verdikleri çikolatanın son çikolata olduğunu söylediklerinde insanların çikolatadan aldığı hazda büyük bir farklılık olduğunu bulmuşlar. Deneyi biraz daha detaylı ele alacak olursak; deneyde insanlara sırayla 5 tane çikolata veriliyor. Bir grup katılımcıya 5 inci çikolata verilirken bunun 5 inci çikolata olduğu söyleniyor. Diğer gruba ise verilen 5inci çikolatanın son çikolata olduğu söyleniyor. Katılımcılar her çikolatayı tattıktan sonra ne kadar beğendiklerini not ediyorlar. Çikolatalardan alınan tat farklarına bakıldığı zaman ilk 4 çikolata için iki grup arasında önemli bir farka rastlanmıyor. Yani iki grup da ilk dört çikolata için benzer haz oranları belirtiyor. Ancak durum 5inci çikolataya geldiğinde değişiyor. 5inci çikolatanın son çikolata olduğu söylenen grup, 5inci çikolata olduğu söylenen gruba göre çok daha fazla haz alıyor ve tadını daha çok beğendiklerini söylüyorlar. Sonuncudan daha çok keyif alınmasının sebebi onun son olduğunu bilip tadını sonuna kadar çıkarma isteği olabilir mi?

Benzer bir durum insanları değerlendirirken de ortaya çıkıyor. Sosyal psikolog Pennebaker ve arkadaşları yaptıkları bir deneyde erkeklerin günün sonuna doğru kadınları etkileyici bulma oranlarının önemli bri şekilde değişime uğradığını buluyor. Pennebaker yaptığı deneyde bir bar girişinde erkeklere bir kadın resmi göstererek bu kadını ne kadar güzel veya atraktif bulduklarını oylamalarını istiyor. Gecenin ilerleyen saatlerinde belirli aralıklarla aynı kadın tekrar gösteriliyor ve tekrar tekrar oyamaları bekleniyor. En son bardan ayrılmadan önce kadını ne kadar atraktif bulduklarını belirtmeleri tekrar isteniyor. Sonuçlara baktığımızda deney bize gösteriyor ki katılımcıların gösterilen kadına verdikleri atraktiflik puanı her oylamada giderek artıyor ve ayrılırken verilen oy içlerinde en yüksek oya sahip oluyor. Bu deneyi daha sonra inceleyen araştırmacılar deneyde alkolün bir yan etkisinin olabileceğini düşünüyor ve alkolü kontrol altına alıyorlar. Ancak alkol kontrol altına alınınca da sonuçlarda bir değişiklik görülmüyor. Bu da gösteriyor ki insanlar olarak bir olayın, maddenin veya anın son olduğunu öğrendiğimiz zaman hem ondan daha çok keyif alıyormuş gibi hissediyoruz. Peki ne olabilir bu sonun daha keyifli geliyor olmasının sebebi? Psikologlar buna henüz bilimsel bir açıklama getiremese de belki de insanlar olarak bir anı yaşamanın, bir şeyin tadına varmanın son şansımız olduğunu öğrendiğimizde aklımız başımıza geliyordur. Son olduğunu düşünmediğimiz zaman belki de anın değerini bilemiyoruzdur.