İçinizdeki Çocuğa Temas Etmekten Korkmayın!

04.05.2018 Cuma

Sağlıklı yetişkin duygularının farkında olan, neye ihtiyacı olduğunu bilen ve mantığıyla duygu ve düşünceleri arasında dengeyi kurabilen kişidir.

Çoğumuzun bir yetişkin olarak yapmış olduğu en büyük hata, içimizdeki çocuğun ihtiyaçlarını ve duygularını susturup mantığı ön plana alarak çevremize sorumluluk sahibi olan, olgun bir yetişkin imajı vermeye çalışmaktır. Bu amaç uğruna omuzlarımıza gereğinden fazla ağır yükler alarak kendimizi zorluyoruz aslında. Çoğu zaman içimizdeki çocuğun varlığını inkar ediyor ya da onu bastırıyor veya bir ebeveyn misali onu kontrol etmeye çalışıyoruz.  

Ancak öyle anlar geliyor ki hiçbir sebep yokken; bazen öfkemizi kontrol edemiyor, bazen kontrolsüzce ağlıyor, bazen de nedensiz yere kaygılanıyoruz. Zaman geçtikçe bu durumu yaşama sıklığımız artıyor, olanlara anlam veremiyoruz. Bu duygu ve davranış değişiklikleri sıklaştıkça endişe duymaya başlıyoruz, bir şeylerin yolunda gitmediğini düşünüyoruz. Değişiklikler altından kalkılamaz bir hale dönüştüğünde ise bir uzmandan destek almaya karar veriyoruz.

Terapi sürecine başlayan aklı karışmış olan yetişkine terapist, sağlıklı bir yetişkin olması konusunda yardımcı olur. Birlikte bir yolculuğa çıkarlar. Bu yolculukta aracı danışan kullanır, terapist ise ona rehberlik eder. Terapi sürecinin hızı ve yönü danışanın kontrolündedir. Terapist uygun sorularla danışanına içindeki çocuğa temas etmesini sağlar. Bir yerlerde sıkışıp kalmış ve ihtiyaçları göz ardı edilmiş o çocuk bulunduğunda danışan esas problemini ve onun kaynağını görmüş olur. Bunu iyileştirmek ve değiştirmek terapinin esas hedefi haline gelir. Danışanın belirlediği hedef doğrultusunda artık araç hızlanmaya başlar. Varılmak istenen nokta ve duraklanacak istasyon danışana bağlıdır. Fakat çoğu zaman danışanlar, farkında olarak yaşamayı öğrendiklerinde, terapi sürecini kendilerine yaptıkları bir yatırım olarak gördüklerinden terapiye devam etmek isterler.  

Terapi sürecinde danışan sağlıklı bir yetişkin olarak içindeki çocuğa karşı koşulsuz sevgiyle yaklaşır. Onun ihtiyaçlarının ve yarım kalmışlıklarının bilincine varır ve onları yetişkin yanıyla kendisi tamamlamaya çalışır. Aksi taktirde diğer insanlar tarafından bunların karşılanamayacağını bilir. Böyle bir beklenti içerisinde olmanın kendisi için zaman kaybı olduğunun ve diğerlerine aşırı sorumluluk yüklemekten başka bir şey olmadığının farkına varır.

Terapide kişi kendine ve iç dünyasına temas etmeyi öğrenir. Problemlerin kaynağı da çözümü de buradadır zaten. Kişi bunu başarabildiğinde sağlıklı bir yetişkin olarak hareket eder ve sağlıklı kararlar alır.

 

Uzm. Psk. Didem ÜNGÖR DÖRTKOL

www.psikologdidemungor.com

@psikologdidemungor