İğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına...

08.03.2018 Perşembe

Kendini bildi bileli çalışan, tüm ailesine bakan Hülya Avşar’ın kendi adını taşıyan TV programında “Ben şeyciyim... Erkek çalışsın, kadın evde çocuklarını kendi büyütsün, yemeğini yapsın, kocasını karşılasın...” açıklamasını konuşuyoruz günlerdir.

Sanki Hülya Avşar kendisi evde çocuk büyütüp, yemeğini yapıp, kocasını karşılamayı tercih etmiş gibi.

Hülya Avşar belli ki akım derken b..um demiş, günümüz ilişkilerinin kadın ve erkeğin stresli çalışma hayatlarından olumsuz etkilendiğini, çalışan kadının evini de ihmal etmemesi gerektiğini anlatmaya çalışmış kendince, bir tür günah çıkarmış, ama nasıl kelimelere dökeceğini, nasıl bir cümleyle toparlayacağını bilememiş.

Hemen akabinde Seda Sayan, TV programındaki konuğuna “Çocuk yap” tavsiyesinde bulunurken inşaat işçilerini damızlık adaylar olarak göstermiş, yine bir akım derken olayı söz konusu...

İnşaat işçilerine iltifat mı etmiş, hakaret mi belli değil.

Ve biz de bütün bunları günlerdir hem sosyal medyada hem basında hem TV’de tartışıp duruyoruz.

Bir deli kuyuya bir taş atmış, kırk akıllı çıkaramıyor şeklinde.

Sanki çok mühim bilgiler, çok değerli açıklamalar gibi...

Peki ama burada asıl suçlanması gereken kim?

Kabul etmek lazım, Türkiye’ye yıllarca örnek gösterilen, en güvenilir seçilen Hülya Avşar, Seda Sayan ve daha nicelerini hiçbir temeli olmadan sadece fotoğrafa geldiği için rol modeli ilan eden, her söylediklerini, her adımlarını şişiren ve zaman zaman birer medya canavarına dönüşmelerine neden olan biz gazeteciler de en az onlar kadar suçluyuz.

Özellikle de Türkiye’de harika örnek kadınlar varken, onların ilham verici hikâyelerini anlatmak yerine, sırf daha fazla reyting ya da daha fazla ‘tık’ uğruna sonsuz hissi veren fotoğraf galerileri yapıp bu saçma sapan sözlere paye verdiğimiz için...  

Elbette, Hülya Avşar, Seda Sayan gibi popüler figürler kendi alanlarında çalışkan ve başarılılar, ama bu demek değil ki her söyledikleriyle, her davranışlarıyla topluma örnek olabilirler. 

Neyse ki Mehmet Aslantuğ gibi “Kadın evinde üretimden çekilip bütün istikbalini bir adamın vicdanına, aşkına, samimiyetine, günün sonunda bir gün aklının karışmasına, yanılgılarına bırakmamalı” diyebilecek kadar aklı başında ünlülerimiz de var hâlâ...

Kadın yıldızlarımız kadınları doğru yönlendiremiyorsa da hiç değilse bir erkek yıldızımız bu açığı kapatabiliyor. 

Dileyelim onların sayısı artsın.


Kadına kadın diyoruz

Özel günlerde bizi gerçekten etkileyen reklamlar oluyor.

En son 10 Kasım’da Ardan Özmenoğlu’nun Atatürk’e saygı duruşu niteliğindeki Filli Boya reklamını unutamadık.

Şimdi ise 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için Boyner Grup’un yayınladığı reklamı unutamayacağız.

“Kadına Kadın Diyoruz, Çocuğa Çocuk. Nokta. 18’den önce herkes çocuk.” 

Kadınlar Günü’müz kutlu olsun!

Yazarın Önceki Yazıları