İlham Olanlar - Bayram Akyüz

05.03.2019 Salı

1972 Samsun doğumlu Sn. Bayram AKYÜZ, Gazi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden 1994 yılında mezun olup, 2007 yılında Gazi Üniversitesinde Bankacılık Eğitimi üzerine Yüksek Lisans yapmıştır. Çalışma hayatına, 1997-1998 yılları arasında Rumeli Holding A.Ş. de Müfettiş Yardımcısı olarak başlayan Sn. AKYÜZ, 1998-2002 yılları arasında İktisat Bankası T.A.Ş’de Müfettiş olarak, 2002-2009 yılları arasında Yaşar Holding A.Ş firmasında Denetçi olarak çalışmıştır.

2009-2015 yılları arasında Yaşar Holding A.Ş.’ne bağlı Yaşar Dış Ticaret A.Ş. Desa Enerji A.Ş. Viking Kağıt Selüloz A.Ş.’de Mali İşler ve Finans Direktörü olarak çalışan Sn. AKYÜZ, aynı zamanda 2012-2015 yılları arasında Pınar Karşıyaka Basketbol Şubesi’nde Mali İşler Yöneticiliği yapmış ve 2014-2015 yılları arasında Yaşar Ünivesitesi’nde Yüksek Lisans öğrencilerine Kurumsal Finansman ve Maliyet Muhasebesi dersi vermiştir.

2015-2016 Ocak döneminde Söke Un A.Ş.’de CFO olarak görev alan Sn. AKYÜZ, 2016 yılından itibaren halen Norm Holding A.Ş. de CFO olarak görev yapmaktadır. Sn. AKYÜZ evli ve bir çocuk sahibidir.

 Kariyer yolculuğunuzdan bahseder misiniz?

Üniversitede öğrenciyken önüme çıkan iş fırsatlarını değerlendirerek kariyerime hedeflerim doğrultusunda yön vermeye başladım. Bir satış-pazarlama firmasında belli bir süre ‘kısmi zamanlı’ çalışarak, ikna kabiliyetimi ve satış becerilerimi geliştirdim. Burada edindiğim tecrübe ile bir sonraki yıl giyim sektöründe lider bir satış firmasında Genel Müdürü ikna ederek işe girmeyi başardım ve derslerden sonra bir yıl boyunca çalışma fırsatı buldum. Bu süreç özellikle ilişki yönetimi konusunda beni geliştirdi. Hatta okulda işletme derslerinde öğrendiğim konuları iş hayatında uygulayabilir miyim diye limonata yapıp pazarda satış bile yaptım ki, bu kendime olan güvenimle beraber maddi bağımsızlığımı ve cesaretimi artırdı.  

Boş zamanlarımı sevgili ağabeyimin halen çalıştırdığı gözlükçü mağazasında geçirdim, iş yapma disiplinini edindim. Titiz çalışma, işinin en iyisini yapma, fatura düzenleme, tahsilat, banka işlemlerinden satın almaya kadar akademik bilgimi sahada pratik bilgiye dönüştürerek uygulama deneyimleme fırsatı yakaladım.  

Mezun olduktan sonra donanımımı yetkinliğimi ve tercih edilebilirliğimi artırmak amacıyla yüksek lisansa başladım. Bir diğer hedefimde müfettişlik sınavlarına girerken kazanma olasılığımı artırmaktı. İşe yaradı da… Daha yüksek lisansa başlayalı 2 ay geçmeden büyük bir inşaat şirketinde iş buldum. Aynı zamanda müfettişlik sınavları için ders çalışmaya ve sınavlara girmeye devam ettim ve nihayet dokuz ay sonra İstanbul’da bir holdingin müfettişlik sınavını kazandım ve müfettiş yardımcısı olarak çalışmaya başladım.

Bir gün çok değer verdiğim yöneticilerimden biri zamanın en iyi bankasına, bankanın tüm iştirak şirketlerinden sorumlu müfettiş olarak transfer oldu. İlk yaptığı iş beni de aynı bankaya ve grup şirketine transfer etmek oldu. Maaşımın artmasının yanında dönemin en iyi bankasında müfettiş olmak geleceğim açısından bana büyük ufuklar açtı. Akabinde, görev yaptığım bankanın kapanması sebebiyle İzmir’de bir holdingde ‘Denetçi ‘olarak görev yaparken yine aynı grupta CFO’luğa ilk adımı attım.

 Peki, bu kademeye gelirken ne gibi zorluklar yaşadınız ve bu zorlukları aşmak adına ne tür önlemler aldınız?

Şans önemli gözükse bile sadece şansla olmuyor tabi ki. Şansı yakaladığınızda en iyi şekilde değerlendirirseniz başarıyı yakalıyorsunuz. Özetle; çok çalışmadan kısa sürede başarıya ulaşmak mümkün değil.

Çalışırken işin ufağı ve büyüğü olmadığını düşünerek her işi yapmaya çalışın böylece hızlı bir öğrenme süreci yaşarsınız, bu arada bir anektod paylaşmak isterim;

‘Müfettişlik hayatına başladım ve ilk denetim yapacağım şirketime ‘Üstat’ ile birlikte gittik. Bana verilen ilk iş fotokopi çekmek göreviydi. Bundan önceki şirketimde muhasebe ve finans işlerini yaparken, sektörü takip edip; önemli raporlar hazırlıyordum. Kendimi o kadar değerli hissediyordum ki… Fotokopi çekerek denetim hayatına başladığımda, kaynar sular başımdan aşağı döküldü hissine kapıldım. Ne işim var benim burada diye düşündüm ve bırakıp gitmeyi bile aklımdan geçirdim.

Pes edemezdim ve verilen görevi iyi şekilde yapmam gerekiyordu. İşimi yaparken çalışanlar ile fotokopi başında konuşarak çevremi genişlettim ve iyi ilişkiler kurdum. Aynı zamanda belgeleri inceme şansım oldu. Nitekim bir gün olağanüstü oranda iskonto uygulanmış bir faturaya rastladım ve konuyu üstada anlattım. Konuyu en ince detayına kadar inceldikten sonra denetimi yaptığım şirkette büyük bir suiistimal eylemini yakaladık, raporladık ve sorumlularını işten çıkardık.

Bu benim için çok önemliydi çünkü soruşturmalık bir olay yakalamak bizim için büyük başarı sayılıyordu ve ben bunu ilk denetimimde fotokopi çekmek sayesinde yakalamıştım. Bu olay sayesinde daha önemli denetimlere daha tecrübeli üstatlar ile gitme fırsatı yakaladım. Elde ettiğim tecrübelerle ve kuvvetli iletişim ile en çok çalışılmak istenen müfettiş yardımcısı olarak talep gördüm.

 Kariyerine bu alanda başlamak isteyen yeni mezunlara önerileriniz nelerdir?

Büyük hayaller ve hedefler koyup buna ulaşmak için çaba sarf ettiğinizde başarıyı yakalamak için motivasyonunuzu koruyorsunuz. Benim okuduğum dönemde müfettiş olmak, kurmay askerlik gibiydi. Üst düzey yöneticilerin geçmişlerini incelediğimde çoğunlukla müfettişlik kökenli oldukları dikkatimi çektiğinden ben de kariyer hedefime ulaşmak için müfettiş olma yolunu seçtim. Bugün bu hedeflere ulaşabilmek için herkesin kendine göre farklı yolu ve metotları olabilir, olmalı da. Yeni mezun adaylara müfettişlik, denetçilik, finans, gibi alanlarda kendilerini geliştirmelerini ve özellikle (dört büyük denetim ve danışmanlık firması tercihen) kariyer yolculuğuna başlamalarını öneririm.

Sahada operasyonda fiili olarak görev yapmak ve işlerin detayı hakkında bilgi sahibi olmak ilerideki kariyerlerinde işleri anlamak ve kullanmak için fayda yaratıyor. Her türlü staj imkanını değerlendirmek işi öğrenmeyi sağlıyor. Zira bu sayede, her alanda kendilerini yetiştirmek ve teorik ile pratiği bir arada yaşama fırsatı buluyorlar. Kendilerine bir veya bir kaç mentor seçmeli, düzenli görüşmelerle onların tecrübelerinden faydalanmaları ufuklarını açacak ve farklı düşünmelerini sağlayacaktır.

Bizler, finans alanında çalışmak istediğimiz arkadaşımızın hedefleri olan, ekip çalışmasına yatkın, güvenilir, çalışkan, kendini geliştiren aynı zamanda fark yaratan, pozitif, mutlu çalışanların olmasını tercih istiyoruz.

Gelecek vaat eden, uzun dönemli çalışmayı düşünen personel bizim için daha fazla önem arz eder; zira kendisine yatırım yapıyoruz tam kendisinden verimlilik alacağımız dönemde işinden ayrılmasını arzu etmeyiz ancak bu tabi ki şirket olarak da bu noktada üzerimize düşenleri yapıyor olmak kaydıyla… Analiz kabiliyeti, teorik bilgi altyapısı, detaya hakim olabilme kapasitesi, ekonomiyi takip etmesi, vergi mevzuatını takip etmesi, teknik bilgi dışında ERP kullanım becerisi bir adayı işe alırken tercih ettiğimiz özellik ve yetilerden.

 Üst düzey bir yönetici olarak hangi yetkinlikler önemlidir ve sizce neden? Günümüzde CFO’ ların önemi oldukça arttı.  CFO’ lar hem teknik hem de yönetsel anlamda neden önemlidir?

CFO kariyeri hedefleyen yöneticiler, iyi bir mesleki bilgi, kurumsal yönetim ve iletişim, üretim, satış, lojistik, finans-mali işler,  müşteri ve tedarikçi ilişkisine ve ithalat-ihracata kadar geniş alanda kendini yetiştirdiğinde aslında sadece bir CFO değil aynı zamanda CEO olma yolunda da ilerlemiş oluyor. Bununla birlikte bu deneyimleri kazanabilmek için denetim kültürünü almak rakiplerinden farklı kılacak özellikler kazandırıyor.

Üst düzey yöneticilikte gerekli olan başlıca bilgi &becerileri özetle şöyle sıralayabilirim. Şirket faaliyet giderleri optimizasyonu, maliyetlere hakim olma ve yönetme becerisi, bütçe hazırlama tekniği, şirket stratejilerine uygun alternatif bütçe simülasyonları yapma, kurumsal risk yönetimi, alternatif finansman yöntemleri kullanma, ithalat, ihracat ile ilgili konulara hakim olma bu kapsamda satın alma maliyetlerinde avantaj yaratma, lojistik faaliyetlerinin analizi, yatırım teşvik, Turquality ve marka teşvikleri, SGK teşvikleri, ihracat teşvikleri, ar-ge teşvikleri gibi teşvik konularına hakim olma ve yönetme becerisi, net çalışma sermayesinin etkin yönetimi, yatırım stratejisi ve fizibilite çalışmaları. Gelecekte üst yönetimi kendine kariyer olarak seçenlerin bu konularda mümkün olduğunca kendilerini yetiştirmelerini tavsiye ediyorum.

Kurumsal yönetim ve ilişki yönetimi, finansal tabloların doğru hazırlanması ve güvenilirlik sağlanması, gerek stratejik gerekse de anlık kararların alınmasında doğru verilerle karar alıcılara destek sağlanması, doğru iş modellerinin kurulmasında etkin rol oynayarak finansal yöntemlerin seçimi, iyi bir aktif pasif yönetiminin yapılarak finansal etkinliğin optimal seviyelere ulaştırılması, ileri vadeli şirket stratejilerinin belirlenmesinde etkin rol alınması, etkin bir maliyet yönetimi, tüm bunlara hizmet edecek verilerin yönetildiği ERP sisteminde tecrübe diğer teknik gereklilikleri içeriyor.  

 Çalışanlarınızı başarıya ulaştırmak için neler gibi uygulamalarınız var ve bu konudaki önerileriniz nelerdir?

Başarılı olmak için sadece bireysel çalışmanız yeterli olmuyor, en önemli konulardan biri de ekibinizin güçlü olması ve mutlu bir çalışma ortamı yakalamanız. Aynen insan vücudu gibi, beyin olarak sizin de diğer uzuvları kontrol etme ve koordinasyonu sağlama göreviniz var ve bu sayede şirketin stratejik hedeflerine eşgüdüm halinde yürüyebiliyorsunuz. Bunun dışında sizin üstlerinizle olan ilişkileriniz ve üstlerinizin de sizinle olan iletişimi de aynı dengeyi etkiliyor. Harika bir ekip ve yöneticilerle çalışıyorum bu benim açımdan büyük bir şans.

Çalışanlarımıza bireysel eğitim ve kariyer planlamaları yaparak onların kendilerini geliştirmelerine imkan sağlıyoruz. Yüksek lisans veya doktora konularında da imkanlar sunup hem maddi hem de kariyer anlamında destek sağlayarak gelişimlerine katkıda bulunuyoruz.

Kadınlar gününde, babalar gününde, doğum günlerinde, işe başlama, işten ayrılmalarda, yılbaşında, dini bayramlarda çalışanlarımıza çeşitli hediyeler ve kutlamalar ile onlara verdiğimiz değeri gösterme fırsatı yakalıyoruz.

Bunun dışında çalışanlarımız ve aileleri için, evlilik, sünnet düğünü, doğum vb. özel günlerinde kutlama aktiviteleri yapılır. Çalışanların çocukları için resim yarışması, bowling, futbol turnuvası, basketbol turnuvası, yelken takımı, kürek yarışmaları, tavla turnuvaları gibi sosyal aktivitelere de önem veririz.

 Ekip arkadaşlarınız sizin hakkınızda neler düşünürler?

Çalışanlar yöneticilerinden adalet ve dürüstlük bekler; sonra çalışanda farkındalık yaratmak, çalışanın özgüvenini geliştirmek, gücünün farkına varmasını sağlamak ve değerli hissettirilmesi, motivasyonu sürekli ve yüksek tutmak da yöneticilerden beklenilen özelliklerdendir.

Çalışana güven duyduğumuzu ve ihtiyacı olduğu her an yanında olduğumuzu hissettirmek ve size inancını asla yitirmemesini sağlamak, çalışana işini severek yaptırabilmek, çalışanın şirket içinde ve şirket dışında eğitimine önem vermek ve sürekli gelişmesini sağlamak, şirketler, departmanlar ve görevler arasında rotasyonu sağlayarak çalışanın canlılığını yitirmemesi ve rutinlikten kurtulmasını sağlamak, çalışanın mutluluğunu sağlamak da önemli ve bizim de en önem verdiğimiz konu; mutlu çalışan yaratarak bu sayede başarıyı yakalıyoruz.

Ekip ruhu yaratmak, bu sayede çalışanların iletişimini artırmak da önemli başka bir değerdir.

 Kariyer gelişimleri için çalışanlara genel olarak önerileriniz nelerdir?

Günümüz İletişim dünyası malum. Geleneksel medya kanadıyla kendilerini geliştirirken, sosyal iletişim ağlarını etkin kullanarak kendilerini canlı tutmalılar. Üniversite bağlantılarını devam ettirmek, konferans, kongre, eğitim vb. gibi etkinliklere katılmak, kendileri ile ilgili vergi ve denetim firmaları gibi çeşitli firmaların web sayfalarını takip etmek, her türlü staj imkânını değerlendirmek önemli unsurlar. Profesyonel hayata geçiş yapsalar dahi okul bağlantılarını kaybetmemeliler dediğim gibi. Eğitim ve stajdan bahsetmişken bununla ilgili olarak yaşadığım iki tecrübeyi aktarmak isterim. Yaşar Üniversitesi’nde eğitim verdiğim dönemde bir öğrencim iş arayışında olduğunu bana aktardı. O kadar istekli ve arzuluydu ki bunu da karşı tarafa hissettirebiliyordu. Bunu şirketimiz açısından da bir fırsata dönüştürerek öğrencimizi uzman olarak işe aldık. Aradan dört yıl geçti ve bu arkadaşımız çalışma azmi ile kendini göstererek büyük başarı sağladı ve bugün satın alma biriminin yöneticisi oldu ve ekibiyle birlikte mutlu bir iş yaşamı var.

Görev yaptığım şirkette staj yapan iki arkadaşımız çalışma azmi ile dikkatimizi çekmeyi başardı ve öğrenimini bitirdiğinde birini işe aldık. Bu arkadaşımızda 5 yıllık bir süreden sonra müdürlük pozisyonuna yükseldi.

 Size Linkedin üzerinden tavsiyeler sonucu ulaştım. Enfes yorumlar ve referanslar aldım. Siz bunu neye borçlusunuz nasıl bir profesyonel yöneticisiniz?

Sosyal medya ağlarında yer almak ve Dijital Teknoloji’yi yakından takip etmek günümüzde herkes için önem taşımakta. Ben de aktif bir şekilde gündemi ve benzer şirketlerdeki paylaşımları sosyal ağlar üzerinden takip ediyorum.  Bu sosyal ağlar üzerindeki sayfa yönetimlerinin kişisel itibar ve bireysel marka yönetimi açısından önem taşıdığını düşünüyorum.

 İş dışında ne tür hobileriniz ve aktiviteleriniz var? Profesyonel yaşamınıza katkısı nedir?

İzmir’de farklı mevsimlerde farklı hobilerle uğraşıyorum, özellikle bahar aylarında bahçe işleri ile vakit geçiriyorum, meşhur Kemalpaşa kirazı, şeftali, erik, üzüm ve çeşitli meyvelerden oluşan bahçe ile uğraşmak iş sonrası tüm stresimi alıyor. Yaz aylarının vazgeçilmezi deniz kum ayrı bir güzellik. Pınar Karşıyaka’nın basketbol maçlarını izlemek, doğa yürüyüşü yapmak zaman buldukça seyahat etmek ve tabii ki kitap okumak hobilerim arasında. 

Karşıyaka Spor Kulübü Basketbol Şubesi yönetiminde 3 sezon görev aldım Pınar Karşıyaka Basketbol için sponsor adına mali konuların yönetim ve denetiminde bulundum. Bu süreçte harika taraftarlarımızın desteği ile takımımız art arda 3 kupa kazandı. Tabii ki profesyonel becerilerimi kullandığım gibi farklı profesyonellerle başarılara imza atmak beni de çok motive ediyor.

Profesyonellere iş hayatları dışında kendilerine vakit ayırmalarını öneririm. Edindikleri hobiler, gelişimleri için katkı sağlayacağı gibi sürekliliği içinde disiplinli olmalarını sağlayacaktır. Zamanlarını daha iyi yönettikleri gibi çevrelerini genişletecekler ve iş hayatının stresinden de uzaklaşacaklardır.

Bayram Bey, keyifli sohbet için çok teşekkürler. Sohbetimizle pek çok profesyonele ilham olacağınızı düşünüyorum.