Kılıçdaroğlu'ndan Yeni Zelanda katliamına tepki: Bunu yapanları lanetliyoruz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yeni Zelanda'da iki camide yaşanan katliama ilişkin, "Acı bir olay. Bizi derinden yaralayan bir olay. Bunu yapanları lanetliyoruz. Sadece Müslümanların lanetlemesi gerekmiyor. İnsan sevgisi olan, inancı olan herkesin böyle bir olayı lanetlemesi lazım." dedi.

15.03.2019 Cuma Güncelleme : 15.03.2019-15:24 Cuma
AA

Yalova'da, Raif Dinçkök Kültür Merkezi'nde iş dünyası ile sivil toplum  kuruluşlarının temsilcileri ve muhtarlarla bir araya gelen Kılıçdaroğlu,  programda yaptığı konuşmada, Yeni Zelanda'nın Christchurch şehrinde iki camide  cuma namazı sırasında yaşanan ırkçı ve İslam düşmanı saldırılar hakkında  değerlendirmelerde bulundu.

Kentteki iki camide namaz kılan Müslümanlara ateş açıldığını ve 49  kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Acı bir olay. Bizi derinden yaralayan bir olay. Bunu yapanları  lanetliyoruz. Sadece Müslümanların lanetlemesi gerekmiyor. İnsan sevgisi olan,  inancı olan herkesin böyle bir olayı lanetlemesi lazım. Sonuçta insanların  inançlarına, kimliklerine, yaşam tarzlarına hepimizin saygı duyması gerekir.  Batılı dostlarımıza seslenmek isteriz. Müslümanlık üzerinden, inanç üzerinden  siyaset yapmanın ne kadar tehlikeli sonuçlar doğuracağını Yeni Zelanda örneği  gösteriyor. İnsanoğlu, inanç üzerinden siyasetin ağır bedellerini ödemiştir.  Tarihte 100 Yıl Savaşları denilen ve siyaset tarihinde okutulan bir bölüm var.  Sadece Hristiyan dünyası, farklı mezhepler nedeniyle 100 yıl savaşmıştır. 100 yıl  insanlar birbirlerini öldürmüşler. Sonunda biz neden birbirimizi öldürüyoruz?  Herkesin inancı kendisine ait. Siyaset kurumu inanç dünyasına müdahale etmemeye,  dini siyasete alet etmemeye özen gösterdi. Bunu yasalarla da koydu çünkü inanç  üzerinden siyasetin, kimlik üzerinden siyasetin ağır bedellere yol açtığını  insanoğlu gördü."

Kılıçdaroğlu, İkinci Dünya Savaşı'na Hitler'in ırkçı bir söylemle  başlaması ve dünyayı kana bulamasının da kimlik üzerinden siyasetin nasıl  felaketler doğuracağını gösterdiğini vurguladı. Bundan ders almayan, dünya  tarihini iyi okumayan siyasetçiler olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, "İnsanlar  ibadetlerini yapıyorlar, kimseye kin besledikleri yok. Yüreklerinde sevgi var,  hoşgörü var. Neden bu insanlar öldürüldü? Hangi gerekçeyle öldürüldü? Bir  toplumun genlerine kin tohumları ekerseniz sonuç felaket olur. En büyük acıları  çeken aslında Anadolu coğrafyasıdır. O nedenle Yunus Emre kin tutmamayı hepimize  söylemiştir." ifadelerini kullandı.

"BÜTÜN DÜNYA YENİDEN OTURUP DÜŞÜNMELİ"

Kin tutarak sorunların çözülmeyeceğini anlatan Kılıçdaroğlu, kin ve  intikam duygusuyla siyaset yapılamayacağını belirtti.

Siyaseti bir hizmet yarışı olarak nitelendiren Kılıçdaroğlu, "Herkes  oturur, bir topluma, bir kente nasıl hizmet yapacağını anlatır. Vatandaşlar da  bakarlar, 'En iyi hizmeti o veriyorsa gideceğim oyumu ona vereceğim.' diyecektir  ama düşmanlaştırarak, kin ve nefret tohumları ekerek, insanları kutuplaştırarak,  adeta birbirine düşman ederek siyaset yaparsanız bunun herkese zararı olur."  değerlendirmesini yaptı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kişi ile Allah arasına kimsenin  giremeyeceğini anlatarak şu değerlendirmeyi yaptı:

"Kimin daha fazla Müslüman, kimin daha az Müslüman olduğunu  belirlemeye hangi siyasetçinin yetkisi vardır? Bütün dünya yeniden oturup  düşünmeli. Tabii dönüp İslam coğrafyasına da bakmamız gerekiyor. İslamiyet  üzerinden insanların birbirlerini nasıl katlettiklerini görüyoruz. IŞİD dediğimiz  terör örgüt, El Kaide dediğimizi terör örgütü kendi Müslümanlık anlayışlarını  zorla dayatmaya çalışıyorlar. Eğer onlar dediklerini yapmazsanız katliniz vacip  oluyor. Size bu yetkiyi kim verdi? Hangi inanç, hangi kimlik verdi ve İslam  dünyasında yaşanan dram, İslam dünyasından kaynaklanan terör bütün dünyada farklı  yorumlara yol açtı? İslam dünyasının da oturup düşünmesi gerekiyor, 'Neden benim  ülkemde terör var?' diye. Düşünebiliyor musunuz, bir taraf saldırıyor 'Allah  Allah' diye öldürmeye. Öbür taraf da saldırıyor 'Allah Allah' diye karşı tarafı  öldürmeye. Nasıl oluyor bu? Silahlar kimden? Silahlar kendilerini uygar diye  tanımladıkları devletlerden. Silahlar oradan, birbirlerini öldürme de buradan. Bu  tuzağa artık İslam dünyasının düşmemesi lazım, uyanması lazım."

"KİMSEYİ ÖTEKİLEŞTİRMEK GİBİ BİR DÜŞÜNCENİN İÇİNE GİRMEYE HAKKIMIZ YOK"    

Orta Doğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı (OBİT) kurulmasını  önerdiklerini anımsatan Kılıçdaroğlu, bunu İslam dünyasına, Orta Doğu'ya barışın  gelmesi için dillendirdiklerini aktardı. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Türkiye, İran, Irak ve Suriye bir araya gelmeli. 4 ülkenin kendi  içindeki akrabaları bir başka ülkede zaten. Bunlar akraba topluluklar zaten.  İnanç birliktelikleri var büyük ölçüde. Neden 4 ülke bir araya gelmiyor da bu  ülkeler sorunun kaynağı haline geliyor Orta Doğu'da. Bunları aşmak zorundayız.  Aklımızı ve mantığımızı kullanmak zorundayız. Orta Doğu'da egemen güçlerin sahip  olacakları gücü kırmak zorundayız. 'Orta Doğu'da barış olmasın.' ne demektir?  Orta Doğu'ya huzurun gelmesi gerekir. Orada da Araplar var, burada da. Orada da  Kürtler, burada da. Orada da Ezidiler, burada da. Orada da Türkmenler var, burada  da Türkler var. Niye düşmanlar? Bu düşmanlık nedir? Egemen güçlerin  kışkırtmasıyla.

Türkiye'nin yeni bir siyaset anlayışına ihtiyacı var. Radikal bir  dönüşüme ihtiyacı var. Barış eksenli, huzur eksenli bir siyasete ihtiyacı var.  Barışı en çok savunan kimdir? Savaş meydanlarından gelen Gazi Mustafa Kemal'dir.  Kendisi savaş meydanlarından gelmiştir. Yemen'e de gitmiştir, Filistin'e de  gitmiştir, Anadolu'da hemen hemen her cephede çarpışmıştır. Çanakkale'de yine o  vardır ama savaşın ne kadar, acımasız bir yüzünün olduğunu görmüştür ve bunun  tanıklığını yapmıştır. Orada demiştir 'Zorunlu olmadıkça savaş bir cinayettir.'  diye. Neden savaş, neden İslam dünyasında kan akıyor? Neden bütün İslam  dünyasındaki üniversite sayısı sadece Hindistan'daki üniversite sayısından bile  daha az, neden? Bunların yeniden sorgulanması lazım. Yeniden oturup düşünmemiz  lazım. Yeni bir yönetime, anlayışa, duruşa ihtiyacımız var. Ahlaklı bir duruş,  insana saygıyı esas alan bir duruş, herkesin inancına, kimliğine, yaşam tarzına  saygı duyulan bir duruşa ihtiyacımız var."

Kimseyi ötekileştirmeye, kimsenin hakkının hukukunu çiğnemeye hiç  kimsenin hakkının olmadığına dikkati çeken Kılıçdaroğlu, "Kimseyi ötekileştirmek  gibi bir düşüncenin içine girmeye hakkımız yoktur. İnancımız da bu böyle  öngörüyor zaten. Kültürümüz de böyle öngörüyor. Birilerinin dolduruşuna gelip bir  başkasını, bir başka arkadaşı, bir başka grubu farklı görmek, onu toplumun dışına  itmek asla ve asla doğru değildir. Beraber huzur içinde yaşamak zorundayız." diye  konuştu.

SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ