Kimine göre doğru okul nasıl bulunur, bana göre mutlu çocuk nasıl olunur?

29.11.2016 Salı
KİMİNE GÖRE DOĞRU OKUL NASIL BULUNUR, BANA GÖRE MUTLU ÇOCUK NASIL OLUNUR?

İtiraf etmeliyim ki, çocuğuna şu fellik fellik okul araştıran sorgulayan ebeveynlerden değiliz. Eşimle tek düşüncemiz, çocuğun okula ve arkadaşları arasında kendini ait hissetmesi, doğru iletişim kurup mutlu olmasıydı. Herhangi bir öğrenme süreciyle ilgili beklentimiz minimum düzeydeydi. Zira, eğitimin verdikleri ve veremedikleri üzerine daha önce de defalarca yazı yazmış birisi olarak, yıllar yıllar süren bir okul hayatının oğlumuz için çok da merkezde bir önemi olmadığını düşünüyorduk.

Bu duygu ve düşüncelerle, okulundaki en samimi arkadaşının başka okula geçmesiyle biz de oğlum Toprak’ın okulunu değiştirmeye karar verdik. Yaptığımız tek şey, arkadaşının gideceği o okulu araştırmaktı. Hepsi bu! Olumlu geri dönüşler sonrasında hemen ertesi hafta yeni okuluna kayıt yaptırdık. Çünkü önemli olan okulun başarısı değil çocuğun mutlu olmasıydı. Her okul aynı değil miydi zaten! Değilmiş!

Her gün ne öğrendin sorusu yerine eğlendin mi diye sormak bana daha akıllıca geliyordu, çünkü gerçekten eğlenmesini istiyordum. Anaokuluna giden bir çocuğun kendisinden bir şeyler öğrenmesini bekleyen anne-baba konumuna düşmek, çok itici olsa gerekti!

Ancak beni bir eğitim modelinin bu kadar heyecanlandıracağını hiç düşünmezdim, oğlunun tiyatrocu ya da müzisyen olmasını isteyen bir anne olarak! Okulumuz artık PYP sistemine geçmek üzereydi. İlk başta ee yani desem de, bir ebeveyn olarak aradığımız şeyin bu olduğuna karar verdim. Türkiye’de henüz çok yaygın değil, ancak bence zaman içerisinde okullar bir bir anlayacak.

Hani daha anlaşılır bir dille anlatayım; şu meşhur Finlandiya eğitim sistemi vardır ya, büyük övgülerle ve gıpta ile söz edilen… Hemen hemen tüm yönleriyle benzer bir anlayış ile örülmüş bir eğitim modeli: PYP…

PYP NEDİR?

İlk duyunca, hemen hemen tüm anaokullarında uygulanan bir yöntem dedim ama daha detayına girdiğimde çok daha farklı olduğunu anladım. İşte aradığım bu dedirten şey ise, sorgulayan bireyler yetiştirme temelli olması…

3-12 yaş çocukları için geliştirilmiş, öğrencinin akademik bilgilenmesinin yanı sıra, sosyal, fiziksel, kültürel ve duygusal gelişimini de vurgulayan, böylece çocuğun bir bütün olarak yetiştirilmesini amaçlayan uluslararası ve alanlar üstü bir program.

İsveç’te kurulan PYP sistemi, birçok ülkedeki ulusal ve uluslararası müfredat programları üzerinde yapılan araştırmalar ve uygulamalarla şekillendirilmiş bir çerçeve programı. PYP uygulayan okullar belli bir çerçeve içinde kendi özgün müfredatlarını oluşturuyorlar. Bu nedenle PYP milli eğitim programının uygulanması için bir engel değil, aksine programı uluslararası standartlarla zenginleştirme şansı veriyor.
PYP öğretmenlere kendilerini ve programlarını geliştirmeleri için destek ve rehberlik sağlıyor.
PYP’nin bir diğer amacı çocuğun sosyal becerilerini, iletişim ve düşünme becerilerini de geliştirmek. Kendi hazırlayıp takdim ettikleri sunumları, yine kendi yazdıkları tiyatro oyunlarıyla hayatın içinden örnekleri kendi yaşlarına uyarlayarak yaşamaları ve yaşatmaları sağlanmaktadır ki, bu hiç küçümsenmeyecek bir detay kesinlikle… Çocukların çevredeki insanları ve dünyayı tanıyabilmeleri için ihtiyacı olan araştırma, inceleme ve oyun faaliyetlerini gerçekleştirebilecekleri mekanlar sağlanır. Okuma yazma, sanat, el becerisine dayalı etkinlik, yaratıcı oyun, bilim ve teknoloji alanları için çeşitli kaynaklar sağlanır. PYP ile çocukların seçim yapmaları, malzemeleri yaratıcı şekilde kullanmaları, sorgulamaları, işbirliği içinde çalışmaları, ilgi alanlarını devam ettirmeleri ve anlamlandırma yetisi kazanmaları desteklenir.

En önemlisi de öğrendiklerini okul sınırları içinde değil hayatın her alanında eyleme geçiren bireyler olmaları için destekler. Sistem, okul ve veliler yurt dışından gelen denetmenler ile sürekli denetlenir, sorgulanır, fikirleri alınır. Denetmenler öğrencilerle zaman geçirirler ve PYP’nin ne kadar hayata geçip geçmediğini sorgularlar.

Bence aileler fellik fellik okul aramak yerine, bu eğitim modelini benimsemiş ve sertifikasını almış okulları tercih etmeliler. Öyle bir bahsettim ki, sanki sistemi kuran İsviçreli bilim adamlarından prim aldığım sanılacak. Ama yine İsviçreliler yapmışlar, hem de güzel yapmışlar!

Tüm bunlar benim fikirlerim elbette, belki siz çocuğunuzun farklı eğitim sistemi içerisinde öğrenim görmesini istiyor olabilirsiniz, bu tamamen ailenin tercihi, ama ben mutlu olan bir çocuğum olsun istiyorum. E bunun yanında bir şeyler öğrense fena mı olur?

Sevgiler…

Ayşen Çatak Yalman