Geri Dön
Sosyal medyada paylaşım yapmadan önce bir daha düşünün

Sosyal medyada paylaşım yapmadan önce bir daha düşünün

Sosyal medya, amacı dahilinde kullanıldığında çok yararlı bir iletişim aracı ama nedense bizde ağırlıklı olarak linç, dedikodu, stalk, alay etme aracı olarak kullanılıyor.

umut yüksek
umut yüksek

Sosyal medyanın özellikle son 10 yılda birçok kitle iletişim aracından daha önde olduğu ve yeni nesil arasında yüksek bir katılımla takip edildiği, tüm dünya tarafından kabul edilen bir gerçek. Fakat her güzel şey amacından saptığında, yozlaşmaya da açıktır. Yozlaşma derken ne demek istediğimi bir örnekle açıklamak istiyorum. Alkol kullanan bir kişi, içtiği zaman sağa sola saldırıyor, çevreyi rahatsız ediyorsa hoş karşılanmaz. Alkol alınmasındaki amaç bu değildir çünkü. Alkollüyken araç kullanan kişi, kaza yaparak bir insanı öldürüyorsa, burada suçlu araba veya alkol değildir.

Haberin Devamı

Fakat sosyal medyada yozlaşması gün geçtikçe kitleler tarafından desteklenerek artıyor.

Peki kimse şunu düşünmedi mi?

Sosyal medyada paylaşım yapmadan önce bir daha düşünün

Sosyal medyanın yazılı olmayan amaçları olduğunu düşünüyorum; linç etmek, dedikodu, alay konusu yapmak, eleştirmek, stalklamak gibi... Hemen hemen her gün kendisine bu kategoriler için yeni bir kurban bulabiliyor. Bu kurbanların acımasızca, empatiden yoksun, düşüncesizce alaya alınması, eleştirilmesi veya hakarete uğraması konusunda hiçbir sağduyuya sahip olmadığımız gün gibi ortada. Yanlış anlaşılmasın; sosyal medyayı kötülediğim veya eleştirdiğim yok. Söylemek istediğim kullanıcılarla ilgili.

Örneğin geçtiğimiz günlerde bir online alışveriş sitesi Atatürk'ün ölüm tarihi olan 10 Kasım gecesi talihsiz bir paylaşım yaptı. Hemen Twitter'da insanlar linç girişiminde bulunmaya başladı. Peki kimse şunu düşünmedi mi acaba? Gerçekten Atatürk'e düşman olsa dahi, ticaretle para kazanan bir insan veya kurum, gelirine zarar vereceğini bildiği halde, böyle bir paylaşım yapabilir mi? Neden yapsın?

Haberin Devamı

Bir başka örnek ise, muhtemelen şizofreni veya paranoya hastası olan bir kişinin kendi hesabı üzerinden hezeyanlarını paylaşması üzerine dalga konusu edilmesi. 'Allah'tan vahiy veya haber geldiğini' söyleyen bir kişinin paylaşımı, hemen herkes tarafından alay edilerek paylaşıldı. Bu kişinin sağlıklı olup olmadığı konusunda hiçbir araştırma veya sağduyu gözetilmeden dalga geçildi.

Polislerin ceza yazdığı kadının bağırarak tepki vermesi...

Sosyal medyada paylaşım yapmadan önce bir daha düşünün

Güncel bir örnekle devam edelim: Trafik polislerinin ceza yazdığı bir kadının bağırarak olaya tepki vermesi dolaşıyor yine sosyal medyada. Bu kişinin yaptığını, o an bir sinir krizi veya panik atak yaşayarak ve eğer böyle bir durum söz konusu ise verdiği tepkinin gayet doğal olabileceğini kimse düşünmeden alay konusu ediyor.

Stalk ve ifşa konusuna gelirsek... Eskiden ünlülerin hayatları didik didik edilirdi, şimdi hemen herkesin kişisel bilgileri ifşa ediliyor. Çıplak fotoğraflar veya videolar, el altından veya bazı sitelerde kişinin rızası alınmadan paylaşılıyor. Haber siteleri de bunlara prim veriyor.

Hırs, kin, nefret, düşüncesizlik...

Sosyal medyada paylaşım yapmadan önce bir daha düşünün

Bir başka güncel konu olan Acun Ilıcalı ve Şeyma Subaşı... Boşanmalarının ardından sitelerde aldatmayla ilgili dedikodulara, Şeyma Subaşı'nın aldığı nafakayla neler yapabileceğine, üzerindeki kıyafetlerin fiyatlarının araştırılarak lüks yaşama veda etmesi gerektiğine dair haberler yapılıyor. Tabii ki hırs, kin, nefret, düşüncesizlik, saygısızlık, kıskançlık içeren binlerce yorum...

Haberin Devamı

Düşünmemiz gereken şey şu: Birini eleştirirken, kişinin muhtemel psikolojik rahatsızlıkları, çevresi, ailesi, arkadaşları, komşuları, iş hayatı, onuru ve gururu olduğu... Ve değerlere saygı duyulması gerektiği...

Neden saldırıyoruz?

Sosyal medyada paylaşım yapmadan önce bir daha düşünün


Bizim anlamadığımız bir hareket yaptıkları için mi? Yanlış veya farklı bir tepki verdikleri için mi? Dedikodu hoşumuza gittiği için mi? Hakir gördüğümüz davranışlarda bulunan kişilerin, sanki özel hayatlarımızda bizler hiç yapmıyormuşuz gibi, (ki yapmasak dahi hakkımız yok) eleştirip, alay ederek kendimizi daha üstün gösterme çabası mı?

Bu yazıyı okuyan ve eleştirime katılanların söyleyebileceklerini duyar gibiyim: "Ben sadece okuyorum", "Ben sadece takip ediyorum", "Sadece ben mi yapıyorum canım?", "Ne yapalım yani, kimseyi eleştirmeyelim mi?", "O zaman onlar da haber yapmasın!"...

Haberin Devamı

"Herkes suçluysa, kimse suçlu değildir"

Sosyal medyada paylaşım yapmadan önce bir daha düşünün



Bugün bir hayvan dışkısını yemek için herkes iyi bir fiyat ödemek isteseydi, en lüks restoranlar ilk olarak bu hizmeti verirlerdi. Yani demek istediğim; toplum veya çoğunluk her neye prim veriyorsa, tabakta onu bulursunuz. Ve maalesef toplumun şu an istediği şey, verdiğim örnekten çok daha vahim durumda. Bu durumu nasıl çözmek gerektiği konusunda ise bir fikrim var.

Her şey kanunlarla belirlenemez. Özellikle sosyal medya gibi büyük ve seçenekli bir oluşumun kanunlarla sınırlandırılması, denetlenmesi mümkün değil. Bu durumda yapılabilecek tek şey, herkesin kendini yetiştirip geliştirmesi. Örneğin sokakta burun karıştırmak kanunen yasak değil ama genel bir nezaket kuralı. Hemen hemen herkesin hemfikir olduğu ayıp bir davranış. Haliyle insanlar bunu yapmaktan kaçınıyor. Yani her şeyin her zaman devlet kontrolünde, kanun ve yasalarla olması gerekmiyor. Bizler kendi beyin algımızı geliştirmediğimiz sürece bu şekilde paylaşımlar prim görmeye ve her geçen gün daha acımasız olmaya devam edecek. Kitleler tarafından yapıldığında suç kimseye kalmıyor tabii ki. "Herkes suçluysa, kimse suçlu değildir" mantığı... Fakat merak ediyorum; sosyal medyada eleştiri, linç, dedikodu veya diğer yobazlıklara maruz kalan bir insan, bu nedenle kendi hayatını sonlandırırsa, bu bir cinayet mi olur, yoksa intihar mı?

Haberin Devamı

Neye rağbet gösteriyorsak...

Sosyal medyada paylaşım yapmadan önce bir daha düşünün

Birçok kişinin sorumluluktan kaçarak "Biz mi paylaşıyoruz sanki?" dediğini biliyorum. Biz sosyal medya kullanıcıları olarak neye rağbet gösteriyorsak, emin olun önümüze onlar servis ediliyor. Şeyma Subaşı'yla ilgili bir paylaşımı binlerce kişi tıklayarak okuyor, bilimle ilgili bir gelişme paylaşıldığında ise okunma sayısı azalıyorsa; kimse kusura bakmasın, burada ne alkol suçludur, ne de araba...

Benzer İçerikler